Hızır yaşıyor mu?
Birkaç sene önceydi. Kâmil bir mürşidin sohbet meclisinde idik. O günkü sohbetin konusu, bir arkadaşımızın başından geçen olayları anlatmasıyla Hızır’ın gemiyi delmesi üzerine oldu. Önce Kehf suresinde anlatılan Hz. Musa ile sâlih kul arasında geçen kıssayı anlattı. Unutanlara hatırlatmak için kıssayı kısaca özetleyeyim.
Hz. Musa, İsrailoğullarına insanların en büyük âliminin kim olduğunu sordu ve sorduğu soruya kendi cevap verdi. En büyük âlimin kendisinin olduğunu söyledi. Bu sözler üzerine Allah, iki denizin birleştiği yerde bulunan bir kulunun kendisinden daha bilgili olduğunu söyledi. Musa “Allah’ım o kulunu nasıl bulurum?” diye sorunca “Sepetine bir balık koy, balığı kaybettiğin yerde onu bulacaksın.” cevabı üzerine yanına aldığı bir genç ile yola çıktı.
Hz. Musa yanındaki genç ile iki denizin birleştiği yeri ararlar. Bir deniz kıyısına vardıklarında genç, yanlarına azık olarak aldıkları içinde kurutulmuş bir balığın olduğu sepeti yere bırakır. Balık canlanıp denize atlar. Hz. Musa bundan habersiz yoluna devam eder. Yoruldukları esnada gençten getirdikleri azığı isteyince genç balığın canlanıp denize atladığını söyler. Hz. Musa aradıkları yerin orası olduğunu anlar ve hemen geri dönerler. Döndüklerinde ise Allah’ın kendisine rahmet ve ilim vermiş olduğu sâlih kul ile karşılaşırlar. Kuran’da sâlih kul olarak zikredilen bu zâtın Hızır olduğuna inanılır.
