Ölüler Ölmemiştir

Süheyl Ünver, Yahya Kemal’in Dünyası isimli eserinde şairin “Biz 18 milyon Türk değiliz. Malazgirt’ten beri ölülerimizle birlikte belki 200 milyondan fazla, belki de daha fazlayız. Biz ölülerimizle birlikte yaşıyoruz. Ölüler ölmemişlerdir.” sözünü nakleder. Büyük şairin bu sözle tam olarak neyi kastettiğini bilmiyorum ama bayramda gördüğüm bir manzara üzerinden size ne anladığımı söyleyebilirim.

Bizde mezar ziyaretinin kökeni en eski Türklere kadar uzanır. Türkler Müslüman olmadan önce de atalarının ruhlarının yaşadığına inanırdı. Özellikle bey veya ona eş değer biri öldüğünde kurgan adını verdiğimiz mezarının bulunduğu alan kutsal kabul edilir, ölenin ruhunun orada bulunduğuna inanıldığı için onu incitmemek için saygıyla ziyaret edilirdi. Eşyaları ile birlikte gömülmesinin nedeni olarak da öldükten sonra ihtiyacının olacağına inanılması olduğu görüşü ileri sürülür. Mezarlığın tahrip edilmesi büyük günahlardan kabul edilir, yapanlar en ağır bir şekilde cezalandırılırdı. Her önemli olaydan önce ve sonra mezarların ziyaret edilmesi de töre idi.

Mecelle ve Osmanlı hukuk tarihindeki yeri

Mecelle hangi ihtiyaçtan doğmuştur? Dönemin yöneticileri neden böyle bir kanun hazırlama gereği duydu?
Mecelle’nin hazırlanmasında görev alacak hukukçuları kim nasıl seçti? Hangi özelliklerine dikkat edildi?
Mecelle hazırlanırken klasik fıkıh geleneği ile modern hukuk arasında nasıl bir ilişki kuruldu?
Mecelle’nin başındaki küllî kaideler neden bu önemli?
Bu kaidelerin günlük hayatta bir karşılığı var mı?
Mecelle’nin dili ve üslubu hakkında ne söyleyebiliriz? Diğer hukuk metinlerinden farklı bir tarafı var mı?
Mecelle daha çok hangi konuları ihtiva ediyor? İnsanların günlük hayatını nasıl etkiledi?
Osmanlılarda Mecelle hükümleri nasıl öğretiliyor ve uygulanıyordu?
Mecelle bugünün hukuk sistemine hitap ediyor mu?
Günümüz hukuk düşüncesinin Mecelle’den alabileceği ilkeler var mı?
Mecelle’yi bugün yeniden okumak bize nasıl bir düşünce ufku kazandırabilir? Hukuk talabeleri okumalı mıdır?

Bizde Üniversite Böyle Olur Çelebi (Üniversiteye İçeriden Eleştirel Bir Bakış)

Kosova Tekke ve Türbeleri

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

Mecelle ve Osmanlı hukuk tarihindeki yeri

Mecelle hangi ihtiyaçtan doğmuştur? Dönemin yöneticileri neden böyle bir kanun hazırlama gereği duydu?
Mecelle’nin hazırlanmasında görev alacak hukukçuları kim nasıl seçti? Hangi özelliklerine dikkat edildi?
Mecelle hazırlanırken klasik fıkıh geleneği ile modern hukuk arasında nasıl bir ilişki kuruldu?
Mecelle’nin başındaki küllî kaideler neden bu önemli?
Bu kaidelerin günlük hayatta bir karşılığı var mı?
Mecelle’nin dili ve üslubu hakkında ne söyleyebiliriz? Diğer hukuk metinlerinden farklı bir tarafı var mı?
Mecelle daha çok hangi konuları ihtiva ediyor? İnsanların günlük hayatını nasıl etkiledi?
Osmanlılarda Mecelle hükümleri nasıl öğretiliyor ve uygulanıyordu?
Mecelle bugünün hukuk sistemine hitap ediyor mu?
Günümüz hukuk düşüncesinin Mecelle’den alabileceği ilkeler var mı?
Mecelle’yi bugün yeniden okumak bize nasıl bir düşünce ufku kazandırabilir? Hukuk talabeleri okumalı mıdır?

Geylani İlahiler

Güfte: Belirsiz Beste: Abdullah Uysal
Hamdülillah keşfedip alemleri ser-tâ-be-pâ
Düştü râhım câyına sultânım Abdülkadir'in
2. Güfte: Hüseyin Vassaf Beste: Abdullah Uysal
Mest etti beni mithat-i Abdülkadir
Cezbetti beni Hazret-i Abdülkadir
3. Güfte ve Beste: Hüsnü Sarıer
Hiç bulunmaz akrânı
Mahz-ı lutf-i Yezdânî
Gavsu'l-a'zam Geylânî
Sultân Abdülkâdir'in
4. Hicaz-Uşşak Şugul
Abdülkâdir Geylânî yâ ze’l-fazli ve’l-ihsânî
5. Güfte: Anonim Beste: Abdullah Uysal
Geylan’dan yürüdü dil-güşâ ile
Erenler sultanı Pir Abdülkâdir
6. Güfte: Aşkî Beste: Aşkî
Meded yâ gavsü’l-a’zâm pîr Sultan Abdülkadir
Mevhibe-i muazzâm pîr Sultan Abdülkadir
7. Güfte: Anonim Beste: Hafız Hüsameddin Efendi
Abdülkadirü’l-Geylani zü’t-tasrî ve fi’l-ekvânî
Ya Mevlâye ferdâ ‘anhu rıdvânen alâ rıdvânî
8. Güfte ve beste: Anonim
Allah Allah Rabbünâ yâ men aynî sâdîrî
Sultanu küllün evliyâ pîrim Abdülkâdirî

Güncel Yazılar

Ölüler Ölmemiştir

Süheyl Ünver, Yahya Kemal’in Dünyası isimli eserinde şairin “Biz 18 milyon Türk değiliz. Malazgirt’ten beri ölülerimizle birlikte belki 200 milyondan fazla, belki de daha fazlayız. Biz ölülerimizle birlikte yaşıyoruz. Ölüler ölmemişlerdir.” sözünü nakleder. Büyük şairin bu sözle tam olarak neyi kastettiğini bilmiyorum ama bayramda gördüğüm bir manzara üzerinden size ne anladığımı söyleyebilirim.

Bizde mezar ziyaretinin kökeni en eski Türklere kadar uzanır. Türkler Müslüman olmadan önce de atalarının ruhlarının yaşadığına inanırdı. Özellikle bey veya ona eş değer biri öldüğünde kurgan adını verdiğimiz mezarının bulunduğu alan kutsal kabul edilir, ölenin ruhunun orada bulunduğuna inanıldığı için onu incitmemek için saygıyla ziyaret edilirdi. Eşyaları ile birlikte gömülmesinin nedeni olarak da öldükten sonra ihtiyacının olacağına inanılması olduğu görüşü ileri sürülür. Mezarlığın tahrip edilmesi büyük günahlardan kabul edilir, yapanlar en ağır bir şekilde cezalandırılırdı. Her önemli olaydan önce ve sonra mezarların ziyaret edilmesi de töre idi.

Münzevi Bir Derviş: Bülent Akyürek

Yazdığı kitaplar yüzbinler satan Bülent Akyürek 8 Şubat 2026’da aramızdan sessizce ayrıldı. Onun farklı bir yazar olduğunu kitaplarına verdiği isimlerden anlamak mümkün. İçinizdeki Öküze Oha Deyin, Yılgın Türkler, İtin Biri, Öğle Namazına Nasıl Kalkılır, Güzel Susma Sanatı, Acil Felsefeden Çıkış, Boş Laflar Antolojisi gibi isimler tek başına bize yazarı hakkında bir şeyler söylüyor. Kitapları tanıtan yazılara kabaca göz attığımda ise ilk başta insanları eğlendirmek için yazıldığı zannedilen kitapların aslında yaşadığımız çağın insanını tehdit eden birtakım düşünce ve akımlara karşı savaş açan metinler olduğunu farkediyorum. Bu yönüyle de günümüzün Don Kişot’u olduğunu düşündüm.

Vefat ettikten sonra hakkında yazılanları okuyup söylenenleri dinleyince merak edip birkaç kitabını okudum. Özellikle denemelerinden oluşan Geriye Doğru İleri ile Satılık Adam romanını okudum. Gördüğüm ve tanıyabildiğim Bülent Akyürek’i size tanıtmaya çalışayım.

Kitaplar

ismailgulec.net