Lâle Devri Padişahını ne kadar tanıyoruz?
Birtakım ezberlenmiş cümleleri tekrar ederek Osmanlı İmparatorluğu hakkında bir şey biliyormuşuz gibi hüküm vermeye bayılıyoruz. Mesela Lâle Devrini ne kadar bildiğimizi düşündünüz mü? Lise mezunu birini sokakta çevirip sorsak bize söyleyeceği ilk şey zevk ve sefahat içinde geçen yıllar olacaktır. Acaba Lâle Devri gerçekten zevk ve sefahat devri miydi? Padişahı zevk ve safa düşkünü müydü?
1718-1730 yılları arasını kapsayan 12 yıllık döneme Lâle Devri adının verilmesi lâle yetiştiriciliğinin yaygınlaşması ve büyük bir tutku ile 839 farklı türde lâle yetiştirilmesinden dolayı Yahya Kemal’in Lâle Devri demesinden dolayıdır. Yazdığı tarih kitaplarıyla şöhret bulan Ahmet Refik Altınay’ın bu ismi kitabında kullanması ile de yaygınlık kazandı.
Medyatik Hafıza veya Hafızasız Bireyler
Batı edebiyatında işlenen konuların başında korku ve şiddet gelir. İnsanın en temel duygularından biri olan korkuyu işleyerek okuru gerilimli, rahatsız edici ya da ürkütücü bir atmosfere sürükleyen korku, Batı edebiyatının kaynaklarından biri olan Ahd-i Atik’ten itibaren başlar, mitolojik çağda devam eder, Hristiyanlık ile cehennem korkusuna dönüşerek kilisenin elinde yeni bir boyut kazanır. Modernizm ile başlayan uluslaşmanın bir sahası olarak derlenen masallar özellikle Grim kardeşler masallarında korku ve şiddet çocuklar için kabul edilemez bulunmuş olmasına rağmen devam eder. 18. yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkan Gotik edebiyatın temel özelliği korkudur. Teknolojik gelişmelerle birlikte şiddet ve korku bu sefer oyunlara, animelere ve sinemaya geçer, böylece Avrupa’dan dünyanın diğer ülkelerine transfer edilmiş olur. Sosyal medya bu transferi hem hızlandırdı hem de alanını genişletti. Asırlardan beri kendi içinde olan bu hastalığa karşı Avrupa kısmen de olsa bir panzehir geliştirirken bulaştırdığı toplumlar ağır hasar aldılar ve bedeller ödemeye başladılar. Maalesef bu zehre ve tehlikeye maruz kalan ve şimdiden bedel ödemeye başlayan toplumlardan biri de biziz.