İsmail Güleç

You are here:
  • Decrease font size
  • Default font size
  • Increase font size
Derviş ve Sultan

Yahut

Dervişler ve Sufi Çevreler Üzerine

Geçtiğimiz günlerde Haşim Şahin’in oldukça önemli bulduğum bir kitabı yayınlandı. Kitap Yayınevi tarafından yayınlanan bu kitapta yazarın daha önce muhtelif dergilerde ve kitaplarda yayınlanmış erken dönem Osmanlı toplumunun ruh ve zihin dünyasının şekillenmesinde müessir olmuş zevatın biyografilerini mihverine alan makalelerinden oluşuyor.

Kitabın ismi kitabın ikinci bölümünü aynı zamanda; Dervişler ve Sufi Çevreler. Bu kitabı ben hazırlamış olsaydım Sultan ve Derviş adını verirdim. İçinde Gelibolulu’da Dini Hayat ve Klasik Çağ’da İstanbul’da Nakşıbendilik gibi yazıları dışarıda bırakır, bunların yerine yazarın Taptuk Emre ve Karaca Ahmed gibi aynı dönemde yaşamış mühim şahısları konu edinen makaleleri ilave ederdim ve Osmanlıların ilk iki asrının tarihini padişahlar ve dervişler üzerinden anlatmaya çalışırdım. Bu haliyle de konuyu bütünleştirmiş olurdum.

Kitap akademik bir eser olmasına rağmen bir çırpıda okunuyor. Haşim Şahin’in okuru yormayan bir dili ve üslubu var. Kitabı elime aldıktan sonra iki gün içinde bitirdiğimi söylersem ne demek istediğim daha iyi anlaşılır sanırım. Bazı kitapları günlerce çantamda taşıdığım halde bitiremediğimi düşündüğümde yazarın okutmadaki başarısını daha yakından farketmiş oluyorum. Bu bakımdan yazar tebrik edilmeyi hak ediyor.

 
Saint Hilarion basit bir kale değildir

Saint Hilarion Efsaneleri

Saint Hilarion kalesini tanıtmaya çalışğım yazının sonunda kale ile ilgili efsanelerin ayrı bir yazı konusu olduğunu söylemiş ve bir sonraki yazıda sadece bu konuya ele alan bir yazı yazacağımı belirtmiştim. Sözümüzü yerine getirelim.

Her şeyden önce kalenin kendisine has bir karizması olduğunu ve efsane üretmeye uygun bir zemini bulunduğunu söyleyelim. Kalenin beni etkileyen tarafı taşların üzerinde olmanın verdiği bir vahşilik ve doğallıkla kale içindeki yapıların naifliğinin ve güzelliğinin bir arada uyum içinde olması. Bu eşsiz uyum bir o kadar eşsiz panoramik manzara ile birleşince insanların dikkatini çekmemesi ve etkilenmemesi mümkün değil. O kadar muhteşem bir görüntüsü var ki etkilenmemek mümkün değil. Söylenenlere göre Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler filmindeki kale bu kaleden mülhem inşa edilmiş. Filmi gözlerimin önüne getirmeye çalışınca aralarında gerçekten bir benzerlik olduğunu düşündüm.

 

 
Saint Hilarion Kalesi

 

Kıbrıs’ı doğudan batıya doğru kesen iki sıradağ var. Biri Zafer Burnu’ndan Koruçam’a kadar sıralanan bazı kaynaklarda Girne olarak da geçen ama daha çok Beşparmak olarak bildiğimiz ve söylediğimiz sıradağlar. Diğeri de Rum kesimindeki Türklerin Karlıdağ adını verdikleri Trodos.

Yaklaşık 170 kilometre uzunluğundaki Kuzeydeki sıradağlar üzerinde değişik dönemlerde yapılmış üç kale var: En doğusunda Kantara, ortada Buffevento ve batısında da Girne’nin sırtını dayadığı 732 metre yükseklikteki tepelerin üzerinde St Hillarion Kalesi. Gözetleme amaçlı inşa edilen bu üç kaleden bugün en sağlamı ve belli olanı St Hillarion. Sadece gözetleme değil, aynı zamanda Girne’den Lefkoşa’ya geçişi de kontrol eden bir noktada. Size bu kaleyi tanıtmaya çalışacağım.

 
Kifâyetsiz Muhteris

Bu başlığı görünce aklınıza hemen “yine kim kızdırdı bu adamı” cümlesi gelmesin. Peşinen söyleyeyim, bu yazıyı içinde bulunduğumuz hâli kendimce tarif için yazdım. Yok, sen durduk yerde böyle şeyler yazmazsın, mutlaka birini görmüş, ona göre yazmışsındır, diye düşünebilirsiniz.

Sükût etmek gibi âlemde nâdâna cevab olmaz

Mısra-ı bercestesi mucebince cevap vermeyi pek düşünmem. Eminim yazıyı okuduktan sonra sizin de çevrenizde olabilecek türden insanlar için yazıldığını farkedeceksiniz.

Uzattığımın farkındayım, sadede geleyim.

 
İntihal nedir, ne değildir?

Birkaç haftadan beri, çocuklar için hazırladığım Kıbrıs’ın Manevi Mimarları isimli resimli kitap ile ilgili olarak sosyal medyada intihal iddiaları dolaşıyormuş. Bir arkadaşım sayesinde haberdar oldum ve iddia sahibine lisan-ı münasiple izah etmeye çalıştım. Ancak ne kadar alttan alırsam alayım fayda etmedi. Muhatabımın değil benim, dünya bir araya gelse düşüncesinden vazgeçirilemeyecek kadar muannid olduğunu anlamam çok vakit almadı. Ben de bu kibir ve cehil abidesinin derdine,

Cehl derdinden olana bîmâr
Bû ‘Alî olsa idemez tîmâr

Beytinde şairin çok güzel bir şekilde ifade ettiği gibi İbni Sina’nın bile deva bulamayacağını öğrenmiştim. Bazı dostlarım,

Kazârâ bir sapan taşı bir altın kâseye değse
Ne taşın kıymeti artar ne kıymetten düşer kâse

Beytini hatırlatarak benden bu işi uzatmamamı ve artık kendisine cevap vermememi tavsiye ettiler. Ben de müşarün ileyhin asabiyetinin, kibrinin, zihinsel faaliyetlerindeki zayıflamanın meselenin künhüne vakıf olamayacağını gördüğüm için

Ehl-i dil sohbet-i nâ-cins ile şâdân olmaz
Bezm-i cühhâl gibi ârife zindân olmaz

Fehvasınca dostlarımın tavsiyelerine uyup cevap vermekten vazgeçmiş iken iftira sahibinin bizim kendisini üzmemek ve kırmamak için sakınmamızı zayıflık ve korkaklık olarak görmesi, kendisinin haklı olduğuna iyice inanması, benim şahsımda başka kişi ve kurumları da içine katarak iddiasını ve iftirasını hakaret dolu cümlelerle sürdürmeye devam etmesi kararımı yeniden gözden geçirmeme neden oldu. Bu iftira ve karalamanın birçok arkadaşım tarafından sorulmaya başlaması iftiranın sosyal medya ortamında iyice yayıldığını gösteriyordu ve beni tanıyanların ve kitabı görenlerin bu iddialara gülüp geçeceklerini biliyordum. Ama beni tanımadığı ve kitapları görmediği halde şahsıma isnad edilen iftiraya inananlar olduğunu görünce tanımayanlar için bir açıklama yapma zaruretinin hasıl olduğunu düşündüm.

 
Romantizma

- Örtmenim, örtmenim!

- - Örtmenim değil yavrum, öğretmenim.

- - Öğretmenim,

- - Efendim yavrum.

- - Bir sorum var.

- - Sor kızım.

- - Romantizm nedir öğretmenim?

- - Evet çocuklar. Arkadaşınızın sorusunu duydunuz. Kim cevap vermek ister?

- - Örtmenim duyamadık.

- - Soru tam olarak neydi?

- - Ormantizma gibi bir şeydi sanırsam.

- - Yok evladım ne ormantizması. Kızım sorunu tekrar eder misin? Arkadaşların iyi duymamış.

- - Peki öğretmenim. Sorum şu arkadaşlar. Romantizm nedir?

- - Ben biliyorum öğretmenim.

- - Aferim evladım, hadi söyle bakalım.

 


Derviş ve Sultan

Yahut Dervişler ve Sufi Çevreler Üzerine Geçtiğimiz günlerde Haşim Şahin’in oldukça önemli bulduğum bir kitabı yayınlandı. Kitap Yayınevi tarafından yayınlanan bu kitapta yazarın daha önce muhtelif dergilerde ve kitaplarda yayınlanmış erken dönem Osmanlı toplumunun ruh ve...

Devamı...

Saint Hilarion basit bir kale değildir

Saint Hilarion basit bir kale değildir

Saint Hilarion Efsaneleri Saint Hilarion kalesini tanıtmaya çalıştığım yazının sonunda kale ile ilgili efsanelerin ayrı bir yazı konusu olduğunu söylemiş ve bir sonraki yazıda sadece bu konuya ele alan bir yazı yazacağımı belirtmiştim. Sözümüzü yerine getirelim. Her şeyden...

Devamı...

Saint Hilarion Kalesi

Saint Hilarion Kalesi

  Kıbrıs’ı doğudan batıya doğru kesen iki sıradağ var. Biri Zafer Burnu’ndan Koruçam’a kadar sıralanan bazı kaynaklarda Girne olarak da geçen ama daha çok Beşparmak olarak bildiğimiz ve söylediğimiz sıradağlar. Diğeri de Rum kesimindeki Türklerin Karlıdağ adını verdikleri...

Devamı...

Kifâyetsiz Muhteris

Bu başlığı görünce aklınıza hemen “yine kim kızdırdı bu adamı” cümlesi gelmesin. Peşinen söyleyeyim, bu yazıyı içinde bulunduğumuz hâli kendimce tarif için yazdım. Yok, sen durduk yerde böyle şeyler yazmazsın, mutlaka birini görmüş, ona göre yazmışsındır, diye düşünebilirsiniz....

Devamı...

İntihal nedir, ne değildir?

Birkaç haftadan beri, çocuklar için hazırladığım Kıbrıs’ın Manevi Mimarları isimli resimli kitap ile ilgili olarak sosyal medyada intihal iddiaları dolaşıyormuş. Bir arkadaşım sayesinde haberdar oldum ve iddia sahibine lisan-ı münasiple izah etmeye çalıştım. Ancak ne kadar alttan...

Devamı...

Romantizma

Romantizma

- Örtmenim, örtmenim! - - Örtmenim değil yavrum, öğretmenim. - - Öğretmenim, - - Efendim yavrum. - - Bir sorum var. - - Sor kızım. - - Romantizm nedir öğretmenim? - - Evet çocuklar. Arkadaşınızın sorusunu duydunuz. Kim cevap vermek ister? - - Örtmenim duyamadık. -...

Devamı...

Öküzden bir mektup var

Öküzden bir mektup var

Sayın Hocam, Geçen günkü yazınızda çevrenizde olduğunu tahmin ettiğim bazı insanları bana benzetmişsiniz. Çok üzüldüm. Bu mektubu da üzüntülerimi ifade etmek için yazıyorum. Yazınızı okurken ve okuduktan sonra bir hayli düşündüm. Biz öküzlerin suçu ne? Öküz olmak...

Devamı...

Mahmut Paşa Adak Yeri

Mahmut Paşa Adak Yeri

Kıbrıs’ta türbe ve mezarların yanında birçok adak yeri de var. Mahmut Paşa da bunlardan biri. Mahmut Paşa adak yerini görmek için ya şanslı ya da dikkatli olmalısınız. Lefkoşa’yı gezenlerin yolu üzerinde bir yerde olmadığı için bilmiyor ve aramıyorsanız tesadüfen karşınıza...

Devamı...

Fareler develeri yederse...

Fareler develeri yederse...

Bugünlerde karşılaştığım bir olay üzerine Mesnevi’deki deve ile fare hikayesi aklıma geldi. Hikaye, fare gibi boyunun, bilgisinin, aklının kıtlığına bakmadan hasbelkader bir yere gelip işgal ettiği makamın ağırlığını kaldıramayanları çok güzel anlatır. Kendini ve haddini...

Devamı...

Sibel Eraslan’ın Siret-i Meryem’i üzerine

Sibel Eraslan’ın Siret-i Meryem’i üzerine

Sevgili Lütfü Tavsiyene uymayıp Sibel Eraslan’ın Sîret-i Meryem’ini okudum. Şimdi sen soracaksın, abi kitap yayınlanalı sekiz yıl oldu, şimdi mi okudun? Ne yapayım, kitapların da kaderi vardır. Her kitap her zaman açmaz kendini okura, vakt-i merhununu bekler. Bizimki de öyle...

Devamı...


........Kitaplarım........

*
*
*
*
*
*
*
*
*

 

 


Anketler

Sitemde Neler Olsun İstersiniz
 

Kimler Sitede

Şuanda 9 konuk çevrimiçi

Ziyaretçiler

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün416
mod_vvisit_counterDün280
mod_vvisit_counterToplam211053

Mesnevi Kitaplarım..

*