Mevlid-i Kaside-i Bürde'den okumak

Malum, Mevlid Haftası’ndayız ve Hz. Peygamber’in dünyayı teşriflerinin 1449. sene-i devriyesini idrak ettik, ediyoruz. Herkes gibi ben de bu hafta gelince, bir şey yapma gayretine düşerim. Yıllardan beri iki şey yaparım. İlki mutlaka usûl ve makam bilir güzel sesli bir hanendeden mevlid dinlerim. Bazen aynı bahri önce Bahriyeli Aziz, Bekir Sıtkı Sezgin ve Kâni Karaca gibi bir üstattan daha sonra günümüz hanendelerinden birinden dinlerim. Böyle hoş sadâlı hâfızlarımız olduğundan da Allah’a şükrederim.

Bu hafta içinde yaptığım ikinci şey, mevlidi farklı metinlerden okumak. Bu sene nasibime, Dr. Bünyamin Ayçiçeği’nin hazırladığı, Necip Efendi’nin Kaside-i Bürde şerhi, Muhtasar Tevessül düştü ve kitaptan mevlid ile ilgili kısmı okumak oldu.

Şikayet etmek ve ayrılıklar üzerine

Şikâyet sözlüklerde durumundan memnun olmayıp yakınma veya başına gelen bir dertten sızlanma: Bir kimsenin yaptığı haksız veya kötü işleri yazılı veya sözlü olarak bildirip çâresine bakılmasını isteme şeklinde tarif edilir. Bu günlük hayatta sıradan insanlar için geçerli olan anlamı. Hak aşıklarına göre gafillerin ve cahillerin halidir.
Burada anlatılan şikayet böyle bir şikayet değil.
Hak aşıkları sevdiklerinin huzuruna sadece ihtiyaçlarını söylerler, zayıflıklarını ifade ederler. Yoksa arzu ve istekleri, kaderin sırrından habersiz ve marifet süsünden yoksun cahillerin lisanı olan şikâyet etmek değildir. Çocukların şikayeti gibi düşünün.

Lefkoşa Suriçi Rehberi

            

Başımdan Geçmeyen Hikâyeler

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Akademi

Akademik çalışma, tez, makale ve sunumlarımı görebileceğiniz sayfadır...

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

Şikayet etmek ve ayrılıklar üzerine

Şikâyet sözlüklerde durumundan memnun olmayıp yakınma veya başına gelen bir dertten sızlanma: Bir kimsenin yaptığı haksız veya kötü işleri yazılı veya sözlü olarak bildirip çâresine bakılmasını isteme şeklinde tarif edilir. Bu günlük hayatta sıradan insanlar için geçerli olan anlamı. Hak aşıklarına göre gafillerin ve cahillerin halidir.
Burada anlatılan şikayet böyle bir şikayet değil.
Hak aşıkları sevdiklerinin huzuruna sadece ihtiyaçlarını söylerler, zayıflıklarını ifade ederler. Yoksa arzu ve istekleri, kaderin sırrından habersiz ve marifet süsünden yoksun cahillerin lisanı olan şikâyet etmek değildir. Çocukların şikayeti gibi düşünün.

Mesnevi neden dinle ile başlar?

Kuran “Oku” diye başladığı için Mesnevi de “dinle” diye başlar.
Neyi dinleyeceğimiz sorusunun cevabı ise Hz. Peygamber’e okuması söylenenleri.
Yani Mesnevi Kuran ve hadislerin yorumlarından başka bir şey değil.
Terbiyenin ilk şartı dinlemektir. Okullarda dinleme önemlidir.
Çocuk anne karnında iken dinlemeye başlar. Bebekken de dinlemeye devam eder. Ninniler dinler, masallar dinler.
Tasavvufta da ilk emir dinlemektir. Konuşmak kolay dinlemesini öğrenmek zordur.

Dinlemenin şartı konuşmamaktır. Konuşan biri dinleyemez. Arasında fark vardır.
Dinlemek ve duymak arasında da fark vardır. Dinlemek bilinçli yapılan duymaktır.

Güncel Yazılar

Mevlid-i Kaside-i Bürde'den okumak

Malum, Mevlid Haftası’ndayız ve Hz. Peygamber’in dünyayı teşriflerinin 1449. sene-i devriyesini idrak ettik, ediyoruz. Herkes gibi ben de bu hafta gelince, bir şey yapma gayretine düşerim. Yıllardan beri iki şey yaparım. İlki mutlaka usûl ve makam bilir güzel sesli bir hanendeden mevlid dinlerim. Bazen aynı bahri önce Bahriyeli Aziz, Bekir Sıtkı Sezgin ve Kâni Karaca gibi bir üstattan daha sonra günümüz hanendelerinden birinden dinlerim. Böyle hoş sadâlı hâfızlarımız olduğundan da Allah’a şükrederim.

Bu hafta içinde yaptığım ikinci şey, mevlidi farklı metinlerden okumak. Bu sene nasibime, Dr. Bünyamin Ayçiçeği’nin hazırladığı, Necip Efendi’nin Kaside-i Bürde şerhi, Muhtasar Tevessül düştü ve kitaptan mevlid ile ilgili kısmı okumak oldu.

Mim Kemal Öke’nin Turgut Reis’i

Mim Kemal Öke’yi biz akademisyen olarak tanıdık önce. Musul, Irak, Filistin ve Ermeni sorunları ile Türkiye ve Türk kimliği üzerine yazdığı kitaplarla onu tarihçi ve uluslararası ilişkiler uzmanı olarak biliyorduk. Son on yıl içinde akademisyenlik dışında, tasavvufa olan ilgisini daha belirgin kılacak işlerle de meşgul olmaya başladı. Televizyon programları, seminerler derken geçen sene bir filmde başrol oyuncusu olarak izledik kendisini. Ve bu sene de bir roman yazarı olarak karşımıza çıktı.

Turgut Reis kim?

Osmanlı kaynaklarında Turgutça, Avrupa literatüründe Dragut şeklinde tanınmış, İslâm dünyasında “Seyfü’l-İslâm / İslâm’ın kılıcı” gibi sıfatlarla anılan büyük bir denizci komutandan bahsediyoruz.

Kitaplar

Üniversiteye Dair Muhtelif Yazılar. İstanbul: Pati Kitap, 2020.

Üniversiteye öğrenci olarak ilk adım attığım tarih 1989’un Eylül’ü idi. O günden beri üniversitedeyim ve üniversite ile iç içeyim. Öğrenciliğimde Enderun Kitatevi’nde çalıştım ve müşterilerimizin büyük bir kısmı üniversite çevresindendi. Dolayısı ile üniversite ile irtibatım sadece öğrencisi olmaktan ibaret değildi ve hep üniversitenin çevresindeydim. Mezun olduktan iki sene sonra da araştırma görevlisi olarak üniversiteye intisap edince bu sefer içine de girmiş oldum.

1996 yılında İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmalar Enstitüsü’nde araştırma görevlisi olarak ...

Şiir, Şair ve Peygamber’e Dair, İstanbul: Ötüken Yayınları, 2018.

Arap edebiyatı tarihçileri Arap şiirini câhiliye, erken dönem İslâm (Hz. Peygamber ve Hulefa-i Raşidîn), Emeviler, Abbasiler, Türk dönemi ve çağdaş dönem olmak üzere altı ayrı devrede ele alırlar. Bu kitabın konusu ise erken dönem İslâm’ın Hz. Peygamber’in yaşadığı dönem ile sınırlı olan kısmıdır. Şiir, Hz. Peygamber’e vazifesinin tebliğ edilmesinden vefatına kadar geçen 22 yıllık sürenin üç farklı döneminde üç farklı şekilde değerlendirilmiştir. İlki vahyin başladığı ...

ismailgulec.net