Özgeçmiş
...
Allah’a şükürler olsun, eskilerin saferü’l-hayr dedikleri safer ayını da gördük. Hiç düşündünüz mü, neden safer ile hayır bir araya getirilmiş?
Bu sorunun cevabı Hz. Peygamberimiz öncesi döneme kadar gidiyor. Cahiliye dönemi Araplarının içini, Safer gelince huzursuzluk kaplar, başına gelecekleri düşündükçe tedirgin olurlarmış. O yüzden safer ayını hiç sevmezler ve uğursuz safer derlermiş. Bunun da birkaç nedeni var. İlki saferle birlikte savaşların başlaması. Haram aylarda savaşmayan Araplar, muharrem ayı biter bitmez savaşa kaldıkları yerden devam ederlermiş. Savaş, felaket anlamına geldiği için safer demek felaket ve savaş demek oluyor haliyle.
Bir diğer rivayete göre, bu ayda veba salgını olmuş ve insanların yüzü sararmış. Bu yüzden sararmak anlamında safer demişler. Yemen’de düzenlenen Saferiyye panayırına katılamayanlar büyük sıkıntı çektikleri için saferin uğursuz sayıldığına dair bir rivayet de var. ...
Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.
Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.
Youtube videolarını izleyebileceğiniz, A'mâk-ı Hayal Sohbetleri, Kültürümüzde Şiir ve Mûsikî (TRT Radyo), Enderun Sohbetleri (Vav Radyo), Enderun Sohbetleri (Vav TV) ve Mürekkep Damlaları (Vav Radyo)'ni dinleyebileceğiniz sayfadır.
Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...
Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.
Çocuklara felsefe ve düşüncenin aktarılması neden önemli?
Bir çocuk kaç yaşında felsefe ile karşılaşmalı?
Çocuklara yönelik yazmak ile yetişkinlere yazmak arasındaki fark
Çocuklar için düşünce yolculukları fikri nasıl doğdu?
Çocuklara mahsus bir dil oluşturulmalı mı?
Felsefe ve düşünceyi çocuklara anlatmayı başarmak için nelere dikkat edilmeli?
Çocuklara felsefe anlatırken en çok zorlanılan konu
Yazar bir hikâye anlatıcısı mıdır, eğitici midir ya da rehber mi?
“Düşündürmek” ile “bilgi vermek” arasındaki denge
Bilgiyi hikâye etmenin zorlukları
Çocuklar en çok hangi düşünmeye ihtiyaç duydukları konular
Mecelle hangi ihtiyaçtan doğmuştur? Dönemin yöneticileri neden böyle bir kanun hazırlama gereği duydu?
Mecelle’nin hazırlanmasında görev alacak hukukçuları kim nasıl seçti? Hangi özelliklerine dikkat edildi?
Mecelle hazırlanırken klasik fıkıh geleneği ile modern hukuk arasında nasıl bir ilişki kuruldu?
Mecelle’nin başındaki küllî kaideler neden bu önemli?
Bu kaidelerin günlük hayatta bir karşılığı var mı?
Mecelle’nin dili ve üslubu hakkında ne söyleyebiliriz? Diğer hukuk metinlerinden farklı bir tarafı var mı?
Mecelle daha çok hangi konuları ihtiva ediyor? İnsanların günlük hayatını nasıl etkiledi?
Osmanlılarda Mecelle hükümleri nasıl öğretiliyor ve uygulanıyordu?
Mecelle bugünün hukuk sistemine hitap ediyor mu?
Günümüz hukuk düşüncesinin Mecelle’den alabileceği ilkeler var mı?
Mecelle’yi bugün yeniden okumak bize nasıl bir düşünce ufku kazandırabilir? Hukuk talabeleri okumalı mıdır?