2.jpg

Etkinlik Takvimi

10 Ara 2019;
06:00PM - 07:00PM
Gençlere Fuzuli'yi nasıl anlatacağız?
13 Ara 2019;
02:00PM - 03:00PM
Necatigil'de Eski Edebiyatın izleri

Kimler Sitede

200 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 25

Dün 79

Haftalık 403

Aylık 502

Tüm Zamanlar 328232

Kubik-Rubik Joomla! Extensions

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

İki dillilik (bilingualism) son yıllarda daha sık duymaya başladığımız bir kavram. Kabaca bir tanımla resmi dilin ana dil olmadığı ailelerde yetişen çocuklara iki dilli diyoruz.

İki dilli çocuklar ülkeler için bir zenginlik. Çocukların öğrenme kapasitesi yetişkinlere göre kat kat fazla. Uzmanların söylediklerine göre bir çocuk yaşadığı ortamda kaç dil konuşuluyorsa o dillerin hepsini öğrenebilir. ABD’de yaşayan ve bir Alman ile evli olan arkadaşımın iki çocuğunun ikisi de Almanca ve Türkçenin yanı sıra İngilizceyi ana dili imiş gibi konuşuyordu. Lisede bir dil, üniversitede bir başka dil öğrendiğinde en az beş dili bilen biri olacak. Ne büyük bir şans ve zenginlik o ülke için. 

Devamını okumak için tıklayınız.

Çarşamba, 03 Temmuz 2019 08:47

Asker oldum piyade

Yazan

Malumunuz, geçen hafta yeni askerlik kanunu Cumhurbaşkanı’nın imzalamasıyla resmen yürürlüğe girdi. Artık yeni bir dönem başlıyor. Yeni askerlik sistemi ne getirecek ne götürecek bilmiyorum, ülkemizin güzide güvenlik uzmanları tartışadursun. Ben yine meselenin başka tarafındayım. Askerlik kısalıp bedelli kanunlaşınca aklıma askerlik günlerim geldi. Korkmayın lütfen, burada size uzun uzun askerlik anılarımı anlatmayacağım elbette. Haberi okuyunca aklıma gelen bir mektuptan bahsedeceğim.

Bu arada mektuplardan bahsedince yaşlandığımı ve geçen asırda kaldığımı hissettim birden. Neyse, bu konuyu daha fazla deşmeyeyim.

Devamını okumak için tıklayınız.

Pazartesi, 01 Temmuz 2019 07:32

Bir devre adını veren çiçek: Lâle

Yazan

Bugün, kime sorsanız hakkında bir şeyler söyleyeceği bir dönemin adıdır Lâle Devri. Ve devrin padişahı III. Ahmed’i unutturacak kadar meşhurdur; Nevşehirli Damat İbrahim Paşa. Kitaplarda hep olumsuz olarak anlatılan bu devir sadece ismini değil, ömrünü de lâleden almış olmalı ki on iki yıl gibi (1718-1730) kısa bir süre devam etmiştir.

Lâle Devri gerçekten anlatıldığı gibi çok mu başarısız ve kötü idi? Bu soruya tarihçiler cevap versinler ama benim bildiğim bir şey var. Tarihte hiçbir devir veya kişi mutlak iyi veya kötü değildir. İyi tarafları da vardır, kötü tarafları da.

Devamını okumak için tıklayınız.

Cuma, 28 Haziran 2019 16:24

Maraş açılıyor, sıra Lefkoşa’da

Yazan

Birkaç hafta önce gazetelerde yer alan bir habere göre KKTC hükümeti yıllardır kapalı olan "Maraş'ı açma kararı aldı. 15 Ağustos 1974’den beri kapalı tutulan Maraş’ın açılacağına dair haberler ülkede ve dünyada heyecan yaratmadı değil. Etkisini, sonuçlarını, nedenlerini siyasetbilimciler ile uluslararası ilişkiciler tartışadursun, benim derdim başka.

Açılacağı söylenen Kapalı Maraş bölgesine Hayalet Şehir de diyorlar. Hayalet denmesinin nedeni orada hiç kimsenin yaşamaması. Terk edilmiş evleri ve iş yerleri, boşaltılmış binaları ve hâlâ sallanan veya duran renkleri solmuş tabelalarıyla filmlerde gördüğümüz hayalet bir kenti andırıyor adeta. 

Devamını okumak için tıklayınız.

Sınavlar bitti, yaz geldi, okullar tatil oldu ve şehirler boşalmaya başladı. Yazlıkları olanlar yazlıklarına, köyleri olanlar köylerine, olmayanlar da tatil beldelerine gittiler, gidiyorlar. Parası olmayanlar da şehrin park ve bahçeleri ile piknik alanlarında az da olsa tatilin keyfini sürecekler. Ne diyelim, buna da şükür!

Çocuklarımızı köylere göndermemizin ne gibi faydaları var, hiç düşündünüz mü? Düşünmediyseniz gelin birlikte düşünelim.

Çocuklarımızı köye her şeyden önce sıhhatli olmaları için gönderelim. Köy hayatının sağlık bakımından çok faydalı olduğunu uzmanlar söylüyor. Kirlenmemiş havası, suyu ve toprağı varsa çocuklardaki küçük hastalıkları siliyor, büyüklerini de hafifletiyor. Bir de doğal yiyeceklerle beslendiğini düşünün Üç aylık köy hayatı dengeli bir beslenmeyle birlikte çocukları gürbüzleştirecek ve sağlamlaştıracak. Kilosu varsa hafifletecek.

Devamını okumak için tıklayınız.

Cuma, 21 Haziran 2019 19:50

İsminin Hala Sultan olması şart mıdır?

Yazan

Epey bir zamandan beri dünyanın ve ülkemizin gündemini Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meşgul ediyor. Yaklaşık 3,5 trilyon metreküp doğalgaz ve 1,7 milyar varil civarında petrol rezervi olduğu söylenen havzaya dünyanın enerji devlerinin ve büyük ülkelerinin kayıtsız kalması düşünülemezdi. Nitekim de öyle oldu. Türkiye de hem kendi hem KKTC’nin bu rezervlerdeki hakkını korumak için başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere bölge ülkeleriyle bir mücadele içinde.

Doğu Akdeniz gaz ve petrol rezervleri ile ilgili başlayan tartışmalar kapalı bölge Maraş’ın iskana açılması kararı ile farklı bir evreye geçti. Şimdi konu ile ilgilenen taraflar bunu tartışmaya başladı ve daha bir uzunca bir süre de tartışılacak gibi duruyor. Bu tartışmaları ehline bırakalım ve benim için onlardan daha önemli olan TDV tarafından Haspolat’ta yaptırılan camie verilen isim meselesine gelelim.

Devamını okumak için tıklayınız.

Pazartesi, 17 Haziran 2019 19:45

Üniversite mezunlarına da mektup var

Yazan

Karnesini alan lise öğrencilerine mektup yazınca kızı bu sene üniversiteyi derece ile bitiren bir arkadaşım “Üniversiteyi bitirenlere mektup yazmayı düşünmüyor musun?” diye sordu. O ana kadar düşünmemiştim gerçekten. Bu sorudan sonra durumdan vazife çıkardım, kendimce benden böyle bir mektup yazmam beklendiği zehabına kapıldım ve mektup yazmaya karar verdim. Bilgisayarın başına oturdum ve ne ve nasıl yazacağımı düşünürken öğrencilerimizin uzun yazıları okumayı sevmedikleri geldi aklıma. O zaman İsmail dedim kendi kendime, kısa bir mektup yaz da herkes okusun. Öyle de yaptım.

Sevgili Elife,

Devamını okumak için tıklayınız.

Cumartesi, 15 Haziran 2019 10:45

Karnesini alan lise öğrencisine mektup

Yazan

Sevgili Kerem,

Bugün karneler dağıtılıyor. Son karşılaşmamızda derslerin çok iyi değildi Uzun süreden beri haberleşemediğimiz için tam olarak durumunu bilmiyorum. Karnenin fevkalade olmasa da sınıfta kalmayacak kadar iyi olacağını tahmin ediyorum.

Sevgili Kerem,

Okullar tatile giriyor. Seni koskoca üç ay bekliyor. Bu üç ayı kendince en iyi şekilde değerlendireceğinden en ufak bir kuşkum yok. Kim bilir ne planlar yapıyorsun, neler düşünüyorsun. Belki yardımcı olur düşüncesiyle bir iki tavsiyede de ben bulunayım.

Devamını okumak için tıklayınız.

Salı, 11 Haziran 2019 10:10

Cenneti Arayan Adam'ın Öyküsü

Yazan

Ziyaüddin Serdar Pakistan asıllı İngiliz vatandaşı bir Müslüman düşünür, yazar, eleştirmen ve yayıncı. Hayatını Müslümanların neden Batı’nın gerisinde kaldıklarını araştırmakla ve Müslümanların kalkınması için neler yapması gerektiğini aramakla geçirmiş bir entelektüel. Elliden fazla kitabı var ve önemlileri de Türkçeye kazandırıldı.

Türkçe yayınlanan eserlerinden Mukaddes Belde Mekke’sini daha önce okumuş ve çok beğenmiştim. Kitabı okurken Kabe’de olanları ve yapılanları öğrendikçe hem üzülmüş hem de ürkmüştüm. Hatta Kabe’nin esir olduğunu ve bu esaretten kurtarılması gerektiğini bile düşünmüştüm. Bir çırpıda okuduğum Cenneti Arayan Adam da beni çok etkiledi. Bunda tercümesinin de başarılı olmasının rolü var elbette. Mütercim sanki Türkçe yazılmış bir metin gibi çevirmiş. Çevirmeni İbrahim Kapaklıkaya da tebrik ve takdiri hak ediyor.

Devamını okumak için tıklayınız.

Mutasavvıfların üzerinde özenle durdukları konuların başında kalbin temizlenmesi gelir. Kalbin temizlenmesi ise iki aşamalıdır. İlki Yunus Emre’nin gönül pasını yumak olarak tarif ettiği gönlü kötü düşüncelerden arındırmak, ikinci aşama ise iyi ve güzel şeyler de olsa bu dünyaya ait olan nesnelere, kavramlara ve şahıslara olan sevgiyi oradan kaldırmaktır. Bunlardan ilki şeriat ile, ikincisi de tarikat ile olur. Böylece boşalan gönül Allah ve sevgisi ile dolacaktır. Buna da marifet denir. Marifet sahibi olduktan sonra da hakikat kendiliğinden gelecektir. Tasavvuf yolcusunun arzularının en önemlisi de budur.

Mesele mühim olunca özellikle mürşit mesabesinde olan mutasavvıflar bu konuda özlü sözler ve şiirler söylemişler, müritlerine ve takipçilerine gönlü temizlemenin yollarını anlatmışlar, cesaretlendirici ve ümit verici vaaz u nasihatlerde bulunagelmişlerdir.

Devamını okumak için tıklayınız.

........Kitaplarım........

 

 
 
 
 
 
 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2019 İsmail Güleç