is.jpg

Etkinlik Takvimi

14 Nis 2020;
09:00PM - 11:00PM
Enderun Sohbetleri

Kimler Sitede

637 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 22

Dün 97

Haftalık 354

Aylık 794

Tüm Zamanlar 344887

Kubik-Rubik Joomla! Extensions

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Çarşamba, 25 Aralık 2019 09:58

Miftahu’s-Saâde’ye göre hoca ve talebe

Yazan

Nasreddin Hoca’nın fıkraları meşhurdur ve her biri bir hikmet taşır. İlk dinlediğimizde güleriz ama biraz düşününce ilk aklımıza gelen anlamından çok daha derin anlamları olduğunu fark ederiz.

Söylediklerimi bir örnek üzerinden açıklamaya çalışayım. Hoca’ya sormuşlar;

  • Hocam, eskiyen ayı ne yaparlar?
  • Ne yapacaklar, kırpıp kırpıp yıldız yaparlar!

Fıkra bu kadar. Eski ay nedir, yıldızlar kimlerdir, düşünelim mi biraz?

Devamını okumak için tıklayınız.

Yaşayanlarca aslından intizamı bozulmuş ve mukaddemâ çivisi çıkmış bir dünya olarak tarif edilen 18. asrın padişahlarından biri de III. Mustafa’dır (1717-1774).

III. Ahmed’in ve Mihrişah Sultan’ın oğlu olan III. Mustafa, Lâle Devri’nin ilk yılında doğmuş, bu renkli ortamın yenilikçi ve farklı havası içinde büyümüş. İyi bir eğitim alan ve iyi bir insan olan III. Mustafa kaynaklarda kabiliyetli, basiretli, ferasetli ve temyiz kabiliyeti olan, devlet işlerine elinden geldiği kadarı ile samimiyetle sarılan, iyi kalpli, merhametli, hayırsever ve cömert bir kişiliğe sahip olarak anlatılır. Gelenek ve âdetlere bağlı, adil, düzenli ve tutumlu olan III. Mustafa konuştuğunda kendisini dinletecek kadar -istersen dinleme adam sultan- güzel konuşurmuş. Yazdığında görenlerin takdir edecekleri kadar da iyi yazarmış. Çünkü o aynı zamanda bir hattat imiş.

Devamını okumak için tıklayınız.

Cuma, 20 Aralık 2019 23:08

Otizmli çocuklar için yüksekokul

Yazan

Bir televizyon dizisi ile yeniden gündemimize girdi otizmli çocuklar meselesi. Kendisine inanan ve güvenen hocası tarafından iyi bir doktor olarak yetiştirilen bir gencin doktorluk serüveni büyük bir hayranlıkla izleniyor anladığım ve gördüğüm kadarı ile.

Peki nedir otizm ve bu çocukların diğer çocuklardan farkı ne? Kaynaklarda otizm genellikle ilk üç yaşta başlayan ve hayat boyu devam eden, kişinin etrafıyla sözel ve sözel olmayan şekilde uygun ilişki kuramaması şeklinde tarif edilen bir gelişim bozukluğu. Otizmli çocuklar erken teşhis edildiğinde ve eğitim uygulandığında kimseye muhtaç olmadan yaşamını sürdürmesi mümkün. 

Devamını okumak için tıklayınız.

Pazartesi, 16 Aralık 2019 18:14

Diploma ve üniversite mezunu olmak

Yazan

Ülkemizde üniversite kavramı ile ilgili yanlış bir anlama var zannediyorum. Üniversite denilince akla yükseköğretim ve mevcut üniversitelerden biri geliyor. Oysa tarih boyunca birçok yüksek öğretim kurumu olmuştur, bunlardan biri de üniversitedir. Üniversitenin yanında başka yüksek öğretim kurumları da vardır ve günümüz üniversitelerinden hiç farkı yoktur.

Üniversitelerin tarihine bakıldığında kolejler ve üniversiteler diye iki farklı şekilde geliştiği görülür. Kolejler bir alanda eğitim veren ve araştırma yapmak gibi bir misyonu olmayan yüksek öğretim kurumları olarak gelişirken birden fazla alanın, hukuk, felsefe, tıp, teoloji gibi alanlarda eğitim-öğretim faaliyetlerinde bulunan okullar bir araya gelerek bir çatı altında toplandılar ve üniversite adını aldılar. Üniversiteler birden fazka kolejlerden uluşan yükseköğretim kurumlarıdır.

Devamını okumak için tıklayınız.

Cumartesi, 14 Aralık 2019 22:35

Primus inter pares

Yazan

Başlık, eşitler arasında birinci anlamına gelen Latince meşhur bir söz. Siyasi güçlerin ve nüfuzların paylaşıldığı Ortaçağlarda savaşı engellemek için sıkça başvurulan kural olmuştur. Kendilerini eşit gören lordların aralarından seçtikleri kralı tarif etmek için bu ifadeyi kullanırlar. Bütün lordlar eşittir, ama sayılmaya kraldan başlanır, yani bir numara kraldır. Krallıklar yıkılıp demokrasi gelince bu sefer bu durum bakanlar kurulu için kullanılır. Bütün bakanlar eşittir, ama başbakan içlerinde birincidir.

Kilisede kardinaller arasında da böyle bir durum vardır ve eşitler içinde birinci papa olur. Elçiler arasında eğer Vatikan elçisi varsa o diğerlerine göre eşitler arasında birinci oluyor. Bunu yönetimin her alanına yayabilirsiniz. Vali olmaklık bakımından tüm valiler eşittir ama İstanbul valisi diğerlerinden önce gelir.

Devamını okumak için tıklayınız.

Salı, 10 Aralık 2019 11:21

Susarak konuşanların filmi: Dilsiz

Yazan

Murat Pay’ın Maşuk’un Nefesi ve Miraciyye isimli belgeseler filmlerinden sonra beklediğim ilk uzun metrajlı filmi Dilsiz’i vizyondan çabucak kalkacağı endişesiyle bir arkadaşımla birlikte gün içinde işi gücü bırakıp gittim ve seyrettim. İyi ki gitmişim, odama döndüğümde sabahki halimden eser yoktu üzerimde. Muhabbet yağmuru ile yıkanmış gibiydim ve adeta ruhum temizlenmişti.

Başından sonuna kadar gözümü kırpmadan seyrettiğim filmde ara verildiğinde aklıma ilk gelen şey filmin şeridi mi koptu yoksa bir başka arıza çıktığı oldu, ara olabileceğini hiç düşünmedim bile. Filmin sonunda jenerik dönerken fonda çalan şarkı bitmeden kimse salondan çıkmak istemedi. Sanki film bitmemişti ve devam edecek gibiydi. Salonu temizlemeye gelenler olmasa kimsenin çıkacağı yoktu salondan. Emeği geçen herkesi tebrik ederim.

Devamını okumak için tıklayınız.

Pazar, 08 Aralık 2019 11:32

Gölge öğretmen veya öğretici

Yazan

YÖK başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç Engelliler Günü dolayısı ile bir basın toplantısı düzenledi ve şunları söyledi:

Bugün burada uzun yıllardır bir eksiklik ve arayış olarak dile getirilen bir konu ile ilgili çalışmalarımızın tamamlandığını da kamuoyuna duyurmak istiyoruz. Engelliler Destek Programını hayata geçiriyoruz, bu program iki yıllık bir önlisans programı. Yurt dışında ‘Gölge Eğitici’ adıyla bilinen kişileri akademik ortamda yetiştirecek olan bu program mezunlarının engellilerin hayatında önemli bir yer tutacağını, onların topluma kazandırılmasında katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Önümüzdeki ilk yıl bu program, 3 devlet, 2 vakıf üniversitemizde açılacak ve öğrenci alacaktır.

Devamını okumak için tıklayınız.

Bu çalışmanın amacı Türkiye’deki yabancı uyruklu bireylerin “mikroagresyonlar”a (microaggressions) ilişkin tecrübelerini ve sorunlarını ortaya çıkarmaktır. Bu bağlamda Türkiye’ye eğitim, daha iyi bir hayat için göç ya da savaştan kaçış gibi değişik sebeplerle gelen bu bireylerin mikroagresyonların değişik çeşitlerinden hangilerine ne sıklıkla maruz kaldıkları belirlenmeye çalışılmıştır.

Araştırma beş farklı ilde yapılan görüşmelerle gerçekleştirilmiştir. İlkokuldan üniversiteye kadar eğitimin her kademesinden öğrenci, öğretmen, öğrenci velileri ve doktorlar ile görüşülmüştür. Verileri toplamak için katılımcılara “Türkiye'de sizin kültürünüze ve etnik farklılığınıza yönelik kasıtlı ya da kasıtsız kırıcı, incitici söz ve davranışlara maruz kalıyor musunuz?” sorusu mikroagresyonların ülkemizde çok ciddi bir sorun olduğunu göstermektedir.

Devamını okumak için tıklayınız.

 

Çarşamba, 04 Aralık 2019 10:20

Cehalet kaç türlüdür?

Yazan

Eskiler cehaleti üçe ayırırlardı. İlkine cehl-i basit yani sıradan cehalet, ikincisine cehl-i mürekkep yani katmerli cehalet derlerdi. Üçüncüsü ise cehl-i mik’ab yani katmerlinin katmerlisi olan cehalet. Matematik diliyle ifade edecek olursak ilki rakamın kendisi, ikinci karesi, üçüncüsü de küpü diyebiliriz.

Sıradan cehalet bir şey bilmemektir. Kişi cahildir, okumamıştır ve cahil olduğunu bilir. Ömer Seyfettin’in Nadan isimli hikayesinde geçen Eşek Hasan gibi. Hatırlatmak kabilinden özetlersem sanırım ne demek istediğim daha iyi anlaşılır. 

Devamını okumak için tıklayınız.

Pazar, 01 Aralık 2019 11:10

Öküzden mektup var!

Yazan

Sayın Hocam,

Son yazınızda anladığım kadarı ile ki beni kaba saba ve kavrayışı kıt olarak bilirsiniz, çevrenizde olduğunu tahmin ettiğim bazı insanları bana benzetmişsiniz. Çok üzüldüm. Bu mektubu da size teessüflerimi ifade etmek için yazıyorum.

Yazınızı okurken ve okuduktan sonra epey bir düşündüm. Biz öküzlerin suçu ne? Öküz olmak başlı başına bir suç mudur? Öküzlerin kime ne zararı olmuş? Öküzler olmasa insanlar ne yapardı? Bu insanlar neden kızdıklarında birbirlerine öküz derler? Biz insanlara ne zarar verdik, ne yaptık? Biz öküzler kızdığımızda birbirimize insan diyor muyuz?

Devamını okumak için tıklayınız.

........Kitaplarım........

 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2019 İsmail Güleç