hh.jpg

Etkinlik Takvimi

26 Ara 2017;
05:30PM - 07:00PM
Garipname Okumaları
18 Ara 2017;
02:00PM - 03:00PM
Ney nedir, ne der?
12 Ara 2017;
05:30PM - 07:00PM
Garipname Okumaları
11 Ara 2017;
05:00PM - 06:30PM
Tarihçiler için edebiyat
29 Kas 2017;
06:00PM - 07:30PM
Gazel İncelemeleri

Kimler Sitede

50 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 28

Dün 37

Haftalık 28

Aylık 619

Tüm Zamanlar 243711

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

“Dunden Bugune Mesnevi Ogretimi ve Mesnevihanlik” Dergah 234 (Agustos 2009)

Ropartaj: Kamil Buyuker 

1. Hocam malumunuz Eskiler mesnevi’yi “deryâ-yı mârifet” diye nitelendirmişlerdir. Hatta Molla Cami Mevlana’dan bahisle: “peygamber değil ama kitabı var.”tabirini kullanmış. Hocam Mesnevi’yi asırlardır hep gözde ve okunur kılan amil nedir? Yazarı mı, icazı mı, ruhu mu nedir?

Bunların hepsi diyebiliriz. Yazıldığı dönemin özel durumu, yazan kimsenin şahsiyeti ve nüfûzu, yazılan metnin biçimi ve muhtevası, hepsi bir araya gelince de böyle bir eser ortaya çıkmış. Bu tür eserler nadir olur. Çünkü çıkmaları için özel zamanlar gerekir. Tarihte de böyledir.

Pazar, 13 Aralık 2009 10:02

Bir nokta peşinde geçen bir ömür

Yazan

Bir nokta peşinde geçen bir ömür:

 Lütfi Filiz (28 Subat 1911-15 Aralık 2007)

Bundan iki sene önce büyük bir Hak aşığı ve dostu Lütfi Filiz’i kaybetmiştik. Hayatında Mevlana’nın ve neyin çok önemli bir yeri olan Lütfi Filiz’in bir Mevlevi dedesi önünde diz çökmesine vesile olan rüyasını sizlerle paylaşmak istedim.

 

“Hallac’ın Bilinmeyen Bir Menkıbesi mi, Yahut Tarak-nâme mi?”,

Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi: The Journal of Turkish Studies, 18 (Bahar 2008), s. 109–122.] 

Hallâc’ın bilinmeyen bir menkıbesi mi, yahut Tarak-nâme mi?

İsmail Güleç* 

 

ÖzetLokmani Dede (ö. 1519) Menâkıb-ı Mevlâna isimli mesnevisinde aşk eri olmanın zorluklarından bahsederken verdiği Hallâc-ı Mansur (ö. 922) örneğinde bir tarağın hikayesinden bahsetmektedir. Bu hikâyede tarağın dağda bir ağaç iken nasıl tarak haline getirildiği güzel bir şekilde özetlenmektedir. Bu çalışmada bahsedilen hikâyenin Mansur’un bilinmeyen bir menkıbesi olup olmadığı tartışılacak ve tarağın macerası ile Hallâc’ın hayatındaki benzerlikler tespit edilmeye çalışılacaktır.

Çarşamba, 25 Kasım 2009 23:25

Balık Baştan Kokar

Yazan


Bildik bir hikâyedir, hoş kafa, boş kafa ve taş kafa. Hoca efendinin birine sormuşlar, hoş kafa, taş kafa ve boş kafa kime derler, diye. Hoca efendi cevap vermiş: Hoş kafa denileni anlayan ve ona göre davranan kimsedir. Kendisinden büyük ve tecrübeli biri bir şey dediğinde onu güzelce dinleyip gereğini yerine getiren kafa hoş kafadır. Boş kafa ise kendisine denilenlerin bir kulağından girip öbür kulağından çıktığı kimsedir. Bunlar dinler gibi görünürler ama söylenilenlere hiç itibar etmezler. Taş kafa ise kulağından içeri sözün girmediği kimseler için söylenir. Ha taş kafaya söylemişsin, ha duvara.Hakikat tarafından baktığımızda bu durum şöyledir: Hoş kafa dinlediği kamil mürşidin sözlerini anlayan, onlarla amel eden güzel huylu kimselerdir. Boş kafa sohbetlere katılmayı isteyen, seven, ancak o halden çıkınca unutup yine bildiği gibi davrananlardır. Taş kafa ise sohbetlere katılmayı aklına bile getirmeyen kimselerdir.

Çarşamba, 25 Kasım 2009 21:32

Kimi kurban edelim?

Yazan

 

Kimi kurban edelim?

Allah’a yakınlık peyda etmek niyetiyle, belli özellikleri taşıyan bazı hayvanların ibadet maksadıyla kesilmesine kurban diyoruz. Kurbanın nasıl olması gerektiği ve neden yapılması gerektiği Kuran-i Kerim’de muhtelif ayetlerde izah edilmektedir. (Hac 22/34-36; Enam 6/162; Kevser 108/2)

Kurban bayramı yaklaşırken özellikle kurban kesmeye niyet edenlerin bu ayetleri bir kez daha okumalarını tavsiye ediyorum. Özellikle Maide suresinde anlatılan Hz. Adem’in iki oğlunun kurban kesme olayına dikkatinizi çekerim. Habil ile Kabil Allah için kurban etmişlerdi de Habil’in ki kabul edilmiş Kabil’in ki kabul edilmemişti. O zaman Kabil Habil’e “Ant olsun seni öldüreceğim” demiş Habil de “Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder” demişti. Buradan kurbanların kabul edilmesi için bir şart olduğunu öğreniyoruz: Takva sahibi olmak.

Devamı için tıklayınız

........Kitaplarım........

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

 

 

© 2005 - 2017 İsmail Güleç