is.jpg

Etkinlik Takvimi

03 Mar 2020;
09:00PM - 11:00PM
Enderun Sohbetleri

Kimler Sitede

168 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 68

Dün 197

Haftalık 963

Aylık 4910

Tüm Zamanlar 338452

Kubik-Rubik Joomla! Extensions

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Denemeler

Denemeler (100)

Pazartesi, 24 Şubat 2020 08:05

Kütüphane Medeniyeti

Yazan

Osmanlılar için birçok şey söylenebilir ve söyleniyor. Osmanlı’nın bir kütüphane medeniyeti olduğunu, sadece memleketin her bir köşesinde amacına ve hedef kitlesine göre inşa edilmiş birbirinden güzel ve şirin kütüphane binaları ve o binaları dolduran her biri bir başka ustalık gerektiren baktıkça bakmaya doyulamayan ve dokunmaya kıyılamayan hat, tezhip, ebru ve cilt gibi kitap sanatları ile bezeli kitaplardan hareketle Osmanlı medeniyeti anlatılabilir dersem sanırım yanlış bir şey söylemiş olmam.

Geçen hafta açılışı yapılan hepimizi sevindiren ve gururlandıran Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesi bana unutmaya yüz tuttuğumuz kitapları ve kütüphaneleri yeniden hatırlattı ve heyecanlandırdı. 

Devamını okumak için tıklayınız.

Çarşamba, 19 Şubat 2020 10:10

Ne kalpsiz olur ne yüreksiz

Yazan

Bir arkadaşımın sosyal medya sayfasında gördüğüm bir paylaşımı izninizle ben de burada paylaşayım:

Neden Neden Neden

Neden "kalp" yürek sözü varken?

Neden "nefes, nefes almak" soluk, soluk almak sözleri varken?

Neden "dost" arkadaş sözü varken?

Neden "fazla" çok ile aşırı sözleri varken?

Neden "his" duygu sözü varken?

Neden "sebep, bu sebeple" neden, bu nedenle sözleri varken?

Neden "fakir" yoksul sözü varken

Neden "zengin" varsıl sözü varken?

Neden "adam" kişi sözü varken?

Neden "istasyon" durak sözü varken?

Bu "neden?"lerin sayısı binlercedir, binlerce sözün Türkçeleri varken, biz sürekli olarak Türkçe sözleri bir yana iterek onların yabancı olanlarını kullanıyoruz!

Arkadaşımızın soruduğu sorulardan sadece ilkine cevap vereceğim, ama arkadaşımız gibi soru sorarak cevap vereceğim?

Devamını okumak için tıklayınız.

Perşembe, 13 Şubat 2020 10:34

İbadethane nedir?

Yazan

Mabet, ibadethane ve tapınak. Hepsi aynı anlama gelen biri Arapça, biri Arapça-Farsça ve biri de Türkçe üç kelime. Mabedin dilimizde biri sözlük biri de terim olmak üzere iki anlamı var. Sözlük anlamı ibadet edilen yer demek. Terim anlamı ise “Bir dine bağlı olanların belli zamanlarda toplu olarak veya tek başlarına ibadet etmeleri için yapılmış özel mekân” Bir de mecaz anlamı var: Büyük bir sevgi ve saygı ile bağlanılan yeri ifade için tamlamalarda tamlanan olarak kullanılıyor, meşhur ve büyük bir tiyatro salonu için tiyatronun mabedi, denilmesi gibi.

Bizim konumuz olan tarife dikkat ettiyseniz bir yerin ibadethane olması için;

1. Bir dine bağlı olması,                

2. Takvime ve zamana kayıtlı olarak muayyen vakitlerde toplanılması,

3. Topluca ibadet edebilecek olması gibi üç şartı taşıması gerekiyor.

Devamını okumak için tıklayınız.

Pazar, 09 Şubat 2020 21:11

Ne Mustafa ne akıncı

Yazan

Kıbrıs’ın İslam’la tanışmasının tarihi 649, Türklerle tanışmasının tarihi 1571 yılına kadar gider. İslam’ın kalıcı olması ise Türklerin adayı 1571’de fethetmesiyle mümkün olur. 1964-1974 arasında Kıbrıs Türkleri adanın Türk ve Müslüman olarak kalması için bir kez daha canlarını feda ettiler ve 1571’den beri adanın Müslüman ve Türk kalmasını sağladılar. Ada Türkleri onca baskıya rağmen adada dimdik ayakta duruyor ve durmaya da devam edecek.

Kıbrıs Türkü Türkiye’de layıkı vechile pek bilinmez. Kıbrıs’ı da pek bilmeyiz aslında. Öyle birkaç gün geçirmekle bilinecek bir yer değildir. Kıbrıs Türkü Batı Trakya ve Doğu Rumeli Türklerinin kardeş çocuklarıdır. 14. Asırda Balkanlara akan Türkmen obaları 1571 fethinden sonra da bu sefer Kıbrıs’a geldiler. O tarihten beri de oradalar ve kıyamete kadar orada duracaklar.

Devamını okumak için tıklayınız.

Cumartesi, 08 Şubat 2020 17:09

Akrep yapmaz akrabanın akrabaya yaptığını

Yazan

Klasik şiirimizin 19. asırdaki son temsilcilerinden Keçecizâde İzzet Molla’nın (ö. 1829) dillere pelesenk olan bir beyt-i bercestesi vardır.

Meşhûrdur ki fısk ile olmaz cihân harâb
Eyler ânı müdâhene-i âlimân harâb.

Molla, düzenin fısk u fücur ile yıkılamayacağını, çünkü bunların bertaraf edilebileceğini, ancak ondan daha tehlikeli olan alimlerin hakikatleri farklı nedenlerle söylemekten kaçınmasının düzeni yıkacağını söyler. Bu beyti son günlerde ülkemizin üstünde dolaşan kara bulutlarla bozulan moralleri düzeltmek, üzüntümüzü hafifletmek ve daha önemli bir konuya dikkat çekmek için birazcık değiştirelim:

Meşhûrdur ki âfetle olmaz cihân harâb
Eyler ânı muhannesân dûstan harâb

Devamını okumak için tıklayınız.

Okuyanların hatırlayacağı üzere bir önceki yazıda Alevilerin klasik dönem metinlerinde namaz meselesini ele almış ve bir sonraki yazıda günümüz Aleviliğindeki uygulamalara değinmeye çalışacağımı söylemiştim.

Konuya girmeden önce günümüzde Aleviliğin kabaca geleneksel ve modern olarak iki farklı başlık altında incelememiz gerektiğini hatırlatmış olayım. Bu ayrımı tarihî ve çağdaş olarak da yapabiliriz hiç kuşkusuz. Ancak bana, geleneksel ve modern olarak tasnif etmek daha doğru geliyor. Çünkü günümüzde birbirinden çok farklı hem sayıları her geçen gün daha da azalan geleneksel Alevilik hem de şehirleşme ile yeniden inşa edilen modern Alevilik bulunuyor. 

Devamını okumak için tıklayınız.

Pazar, 19 Ocak 2020 12:17

Şah İsmail namaz kılar mıydı?

Yazan

Basında çıkan cemevlerinin ibadethane sayılıp sayılmaması tartışması bana, birkaç yıl önce sosyal medya ortamında bir arkadaşımızın sorduğu şu soruyu hatırlattı:

Yardım talebi: Aşağıda kaydedilen "Şah Hatâyî" mahlaslı nefesteki "İki rek'at namaz"ı anlamakta zorluk çekiyorum, anlamama yardımcı olabilir misiniz?

Şâhım gelir sağa sola bakınur
Şah hışmından gökte melek sakınur
Allah deyu ism-i a'zam okunur
İki rek'at namaz vardır kılana"

Yazının devamını okumak için tıklayınız.

Salı, 31 Aralık 2019 10:20

Kaç yılbaşı var?

Yazan

Yapılan bir araştırmaya göre halen yeryüzünde yaklaşık 40 farklı takvim var. Bu 40 takvim ay, güneş ve ikisi birlikte olmak üzere üç farklı biçimde hesaplanmış. Dünyanın güneşin etrafındaki dönüşüne göre güneş takvimi, ayın dünyanın etrafındaki dönüşüne göre ay takvimi. Bir de mevsimlerin güneş yılına göre ayların ay yılına göre düzenlendiği lunisolar takvimler var. Yıldızlara göre hazırlanmış takvimler de var ama onlar çok eski ve yaygınlaşmamış.

Mevsimleri esas alan güneş yılı ilk defa MÖ 432’de ölçülür ama en doğru ölçüm MÖ 238’de 365 gün altı saat olarak tespit edilir ve ilk güneş takvimi kabul edilir. Yılbaşısı 22 Ekim olan takvimde Mısırlılar altı saatlik fazlalığı dört yılda bir 366 gün yaparak çözdüler.

Devamını okumak için tıklayınız.

Cumartesi, 28 Aralık 2019 12:12

Evleri çam ağacıyla süslemenin ne zararı var?

Yazan

Her sene yılbaşı yaklaşırken ülkemizde aynı tartışma başlar. Noel kutlamaları ve çam ağaçları. Hristiyan olmayan birçok ülkede olduğu gibi bizde de Noel ağaçları alınıp evlerde süsleniyor ve Noel Baba kıyafetleri giyen adamlar sağda solda karşımıza çıkıyor. Büyük alışveriş merkezleri vitrinlerini Noel Baba figürleri ve Noel ağacı süslüyor. Noel baba kıyafetine girmiş hacı dedeler görmek artık bizleri şaşırtmıyor. Daha da ötesi bugün, özellikle büyük şehirlerdeki okul öncesi eğitim veren anaokulu, yuva ve kreş benzeri kurumlarda çocukları özendirecek bir şekilde, büyük bir arzu ve şevkle kutlanıyor. Herhalde günümüzde Noel Baba’yı ve Noel ağacını tanımayan bir Türk çocuğu yoktur.

Noel ağacı

Herhangi bir ansiklopediye baktığımızda Noel ağacı figürünün de pagan kavimlere ait olduğunu görürsünüz. Mısırlılar, Çinliler ve Yahudiler de kış dönümü günü olan 21 Aralık kutlamalarında güneşin gökyüzünde yükselmesiyle toprağın tohumlandığına, çok verimli bir hasat mevsimi geçireceklerine inandıkları için bugünü kutlarlar. 

Yazını  devamını okumak için tıklayınız.

Cumartesi, 14 Aralık 2019 22:35

Primus inter pares

Yazan

Başlık, eşitler arasında birinci anlamına gelen Latince meşhur bir söz. Siyasi güçlerin ve nüfuzların paylaşıldığı Ortaçağlarda savaşı engellemek için sıkça başvurulan kural olmuştur. Kendilerini eşit gören lordların aralarından seçtikleri kralı tarif etmek için bu ifadeyi kullanırlar. Bütün lordlar eşittir, ama sayılmaya kraldan başlanır, yani bir numara kraldır. Krallıklar yıkılıp demokrasi gelince bu sefer bu durum bakanlar kurulu için kullanılır. Bütün bakanlar eşittir, ama başbakan içlerinde birincidir.

Kilisede kardinaller arasında da böyle bir durum vardır ve eşitler içinde birinci papa olur. Elçiler arasında eğer Vatikan elçisi varsa o diğerlerine göre eşitler arasında birinci oluyor. Bunu yönetimin her alanına yayabilirsiniz. Vali olmaklık bakımından tüm valiler eşittir ama İstanbul valisi diğerlerinden önce gelir.

Devamını okumak için tıklayınız.

Page 1 of 8

........Kitaplarım........

 
 
 
 
 
 
 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2019 İsmail Güleç