is.jpg

Etkinlik Takvimi

04 Şub 2020;
09:00PM - 11:00PM
Enderun Sohbetleri

Kimler Sitede

134 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 16

Dün 61

Haftalık 141

Aylık 2565

Tüm Zamanlar 333358

Kubik-Rubik Joomla! Extensions

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Cuma, 19 Temmuz 2019 12:25

Tırhala yahut Trikkala

Yazan
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Biz Tırhala diyoruz, Yunanlar Trikkala/Trikala diyorlar. Arta’dan Orta Yunanistan’ın tam ortasında olan bu şehre dağların arasından geçerek gittik.

Tırhala Yunanistan’ın en eski şehirlerinden biri imiş. I. Beyazıd ve Gazi Evrenos Bey’in 1394’de sulh ile alır bu güzel şehri. Sırp yöneticilerden kurtulmak isteyen halk Hristiyan nüfusa ve kiliselerine dokunulmaması şartıyla Türklerin idaresini tercih ederler. Sulh ile alınan bu güzel şehir yine bir anlaşma sonucu 1881’de yeni kurulan Yunanistan kırallığına bırakılır.

Şehirde Türkler ve Rumların yanında İspanya’dan kaçıp Osmanlılara sığınan Yahudiler de yaşamaya başlar. Ticaretin geliştiği şehirde kırmızı keçi derisi meşhurmuş. Pamuk ve ipek de şehrin ekonomisini canlandıran ürünlermiş.

Tırhala için iki önemli isim var. İlki Tırhala’nın uzun süre yöneticiliğini yapan Turanoğlu Ömer Bey ve oğulları. Aile medrese, tekke, muallimhane, imaret, mescit, kervansaray, hamam ve bedesten yaptırarak şehri güzelleştirir, abad eder. Ancak Osmanlıların Balkanlardaki en büyük külliyelerinden birini Kanuni’nin yeğeni Osman Şah Bey (ö. 1568) yaptırır. Kubbeli bir cami, bir medrese, imaret, han, hamam, mektep, yedi kemerli taş köprü ve bunca güzel işi yaptıran adamın abidevi türbesi.

Bu kadar mektep ve medresenin olduğu yerde şair olmaması düşünülemezdi. Nevizade Atayi’nin iki kez kadılık yaptığı şehirde Bahari (ö. 1551), Veysi (ö. 1628), Pareparezade Ahmet Efendi, Şeyh İdris-i Muhtefi (ö. 1615) Şeyh Ali Kamili (ö. 1903),  gibi pek çok şair yetişir. Sekiz tekke olan şehirde Nureddinzade’nin müritlerinden Mehmet Efendi’nin Halveti Tekkesi çok bilinir. Ali Paşa’nın Sadi dervişleri için tekke yaptırır. Ayrıca Durbali Baba, Gazi Ali Baba, Gülşeni Tekkesi, Rufaiyye Tekkesi, Nakşıbendi Tekkesinin yanı sıra birçok zaviye varmış. Arşiv kayıtlarında isimleri geçen zaviyeler bugün olmadığı için yazmayacağım.

Osman Şah Bey Camii ve Türbesi

Kara Osman Paşa olarak da bilinen Osman Şah Bey, İskenderpaşazade Mustafa Paşa ile Yavuz Sultan Selim’in kızı Hadice Sultan’ın oğlu. Kanuni, öz ablasının oğlunu şehzade gibi severmiş ve Teselya bölgesinin idareciliğini kayd-ı hayat şartıyla bu zevk ehli yaşamayı sevdiği söylenen yeğenine vermiş.

Evliya Çalebi’nin Mimar Sinan tarafından yapıldığını söylediği ve “bu civarda misli yoktur” diye övdüğü Osman Şah Bey Camii türbesiyle birlikte günümüze kadar ayakta kalmayı başaran iki abidevi yapı. 1990’larda da her iki eser tadil edilir ve bugünkü halini alır.

Camiin büyük kubbesi kiremitle örtülü imiş, tadilattan sonra kurşunla kaplanmış olmalı. Kubbeyi her cephesinde bir pencere olan kasnak taşıyor. Köşelere gelen cepheler ise iki payanda ile desteklenmiş. Neredeyse iki metreye yakın kalınlıktaki duvar, sırayla taş ve tuğla ile örülmüş ve üç sıra pencereli. Son cemaat mahallinde iki mihrab var. Peteği ve külahı yıkılmış, biraz tıknazca kesme taştan bir minaresi var.

Yunanlılar bütün camilerde son cemaat mahallini yıkıp kubbe altında kalan mekanı bırakıyorlar. Burada da aynısını yapmışlar. Ama daha sonra tadilatta yeninde inşa edilmiş.

Camiin kıble tarafındaki türbe ise sekiz köşeli ve kubbeli. Eskiden kiremitle örtülü kubbe kurşun ile kaplanmış. Sekiz köşeli bir kasnak üzerine oturtulmuş ve her köşesinde aşağıdakiler dört köşeli ve mermer söveli, üsttekiler ise kemerli ve daha küçük. İçinde bir mihrap için yer açılmış olması burada da namaz kılındığını gösteriyor.

Etrafı parka çevrilen ve avlusu çiçeklerle süslenmiş bu abidevi camiin içini ancak bir sergi ve konferans olduğu zaman görebilirsiniz. Biz maalesef içeri giremedik.

Okunma 382 kez
0
0
0
s2smodern

........Kitaplarım........

 

 
 
 
 
 
 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2019 İsmail Güleç