2.jpg

Etkinlik Takvimi

Etkinlik yok

Kimler Sitede

261 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 70

Dün 137

Haftalık 70

Aylık 2984

Tüm Zamanlar 299551

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Pazartesi, 11 Şubat 2019 11:22

Nargile nasıl bir şeydir?

Yazan
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Nargileyi sevenler ve hoşlananlar olduğu gibi, onun sağlığa zararlı olduğunu söyleyenler de var. Bir de işin dini boyutu var, o konu bizi aştığı için ehline bırakalım.

Çocukluğumda nargilenin bu kadar çok içildiğini ve yaygın olduğunu hatırlamıyorum. İstanbul’da Beyazıt, Tophane ve Fatih’te birkaç yerde nargile içilen kahveler vardı. Müdavimleri ve müptelaları oralara giderdi. Son yıllarda Türklerin geliştirdiği ve dünyaya armağan ettiği kafe ile kahve arası mekanların vazgeçilmez unsurlarından biri nargile oldu. Artık çoluk-çocuk, kız-kadın herkes içiyor.

Peki bu kadar yaygınlaşan ve içilen, çekilen mi deseydim yoksa, nargile nasıl bir şey? Bu sorunun birçok cevabı vardır şüphesiz ama ben size Aziz Şenol Kenzî’nin verdiği cevabı nakledeceğim. Ama önce Aziz Şenol Kenzî’yi tanıtan birkaç cümle kurmam lazım sanırım.

Büyük bir mutasavvıf olan Aziz Şenol Kenzî Efendi, 15 Ağustos 1895 yılında Tarsus’ta dünyaya geldi. Asıl adı Abdülaziz Sâmî iken o kısaca Aziz ismiyle tanınmıştır. Doktor bir babanın oğlu olan Aziz Efendi ilk tahsilini babasından alır. Tarsus’ta ibtidaiyeyi (ilkokulu) ve rüşdiyeyi (orta okul) bitirince Mersin adliyesinde zabit kâtibi olarak göreve başlar. Uzun yıllar süren askerlikten sonra Mersin’e dönüp görevine devam eder. Altı yıl sonra memuriyetten istifa ederek serbest ticâretle meşgul olan Aziz Efendi Adana, Trabzon ve İstanbul’dan sonra 1935 yılında İzmir’e yerleşir. Elbise ve şapka temizliği yapan bir dükkân açarak ailesinin geçimini sağlar. Bu işinden dolayı Şapkacı Aziz Efendi diye şöhret bulur. İlk eşinin vefatının ardından evlendiği Canan Hanım’la birlikte 1981 yılında vefat edene kadar yaşayacağı İzmir Hatay’a yerleşir. Buradaki evi sevenlerinin takip ettiği bir okul olur ve birçok kişiyi irşat eder. Ona irşat etme yetkisi önce müridi, sonra halifesi olduğu Develioğlu Hafız Halil Efendi tarafından verilmiştir.

Aziz Dede (Gözlüklü) ve Lütfi Filiz
Aziz Efendi (Gözlüklü) ve Lütfi Filiz

Aynı zamanda divan sahibi bir şair olan Aziz Şenol Kenzî nargileyi şu şiirinde tarif eder.

NARGİLE

Fikr-i sâf erbabına bir ibtilâdır nargile
Âteşe yanmış başı bir mübtelâdır nargile

Kendi yanmışken nasıl insanları tefrîh eder
Her nefes kaynar içi, duzah-nümâdır nargile

Marpucu bir mârı temsil eylemekte daima
Cism ü cana sem kusar, bir ejderhâdır nargile

Aklını zayi’ eder bulmazsa anı mübtelâ
Sanki cinnet ehline bir âşinâdır nargile

Dâfi’ü-l gamdır diye zu’m eyleyen tiryakinin
Dikkat etsen başına özge belâdır nargile

Öyle her yerde bulunmaz, nakl olunmaz her yere
Ben de bilmem ki nasıl zevk ü safâdır nargile

Âteşi, tömbekisi yanmaz da bazen can sıkar
Can sıkan hâliyle mi ruha cilâdır nargile

Marpucu bir kuyruğa teşbih ederse çok değil
Çünki; kuyruklu belâ-yi nâbecâdır nargile

Âşinası olmayan eşhası, bazen cin gibi
Çarparak berbâd eden âb ü hevâdır nargile

Zanneder tiryakiler tathîr-i sadr eyler anı
Hâlbuki göğsü sıkar, aksi devâdır nargile

Aziz Efendi yukarıdaki şiirde diyor ki;

Nargile önünü ardını hesap edemeyen saflar için bir bağımlılıktır. Başı ateşler içinde yanan bir tutkun, bir aşıktır.

Kendisi bu şekilde yanarken diğer insanları nasıl rahatlatır? Devamlı fokurdayan içi adeta cehennemi gösterir.

Onun marpucu bir yılana benzer. Bu haliyle nargile hem bedene hem ruha zehir saçan bir ejderha gibidir.

Müptelaları onu bulamadıklarında akıllarını yitirirler. Nargile aklını kaçırmışlara, delirenlere tanıdıktır.

Tiryakisi onun gam ve kederi gidereceğini zannederek içer. Oysa dikkatlice baktığında başına gelen belaların sebebidir.

Her yerde bulunmadığı gibi taşınması da zordur. Bu haliyle nasıl bir zevk ve safa olduğunu anlamam.

Bazen ateşi yanmaz, tütünü tutuşmaz, içenin canını sıkar. Böyle can sıkan nargile mi ruha cila verecek?

Marpucunu kuyruğa benzetmemi çok görmeyin. Çünkü nargile münasebetsiz kuyruklu bir beladır.

Tanımadıklarını, ilk defa içenleri cin gibi çarpıp suyu ve havasıyla mahveder.

Tiryakiler nargilenin ciğerlerini temizlediğini zannederler. Ne temizlemesi, göğsü daraltır, hasta eder.

Önünüzde iki seçenek var. Biri Enderunlu Vasıf’ın

Keyfim olsun dersen âlemde eğer dört üstüne
Bade nûş et taze sev nargile iç enfiye çek

Alemde tamamıyla mükemmel bir keyfim olsun dersen, şarap iç, taze sev, nargile iç, enfiye çek.

Tavsiyesine uyup nefsin esiri olup nargile çekmeye devam etmek. Diğeri de Aziz Efendi gibi büyük bir zatın tavsiyesine uyup bırakmak ve hiç içmemek. İkincisini tercih etmeniz sizin için daha evla olacaktır.

Bir de nargile içerken sigara içenler, beş dakikada bir köz isteyenler, üç saat aynı nargileyi çekenler, içine üfleyip suyu fokurdatanlar, ağzına gelen tütünü tükürenler, nargileyi göze sokar gibi masanın üstüne koyanlar, ortak içerken marpucu sıra sende deyip karşısındakinin eline verenler, nargile kömüründen sigara yakanlar, sipsiyi emzik emer gibi emenler, tamamını ağzının içine sokanlar bu yazı size değil. Bu yazı usulünce içmesini bilenler için yazıldı.

Eğer yukarıdaki gibi içiyorsanız siz zaten içmeyi beceremiyorsunuz. Beceremediğiniz bir işi de yapmayın, bırakın. Siz de rahat edin, nargile de.

Okunma 476 kez Son Düzenlenme Pazartesi, 11 Şubat 2019 11:40
0
0
0
s2smodern

........Kitaplarım........

 
 
 
 
 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2018 İsmail Güleç