hh.jpg

Etkinlik Takvimi

Etkinlik yok

Kimler Sitede

291 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 46

Dün 84

Haftalık 869

Aylık 1626

Tüm Zamanlar 290425

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Cuma, 25 Ocak 2019 10:39

Bu kedi sadece bir kedi değildir!

Yazan
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Şimdi siz soracaksınız, durduk yerde bu kedi sevgisi ve övgüsü de nereden çıktı? Hemen söyleyeyim. Dostum ve arkadaşım Abdülkadir Emeksiz’in Edebiyat Fakültesi ile Patrona Halil Hamamı arasındaki yola çıkan merdivenlerin başında durmuş, pozunu vermiş bir kedinin fotoğrafını çekip göndermesi ile başladı yazının hikayesi.

Fotoğrafı görünce bir müddet bakmaktan kendimi alamadım. Neler gelmedi ki aklıma. Fotoğraftaki kedi bir sokak kedisi ama Orhan Veli’nin tarif ettiği cinsten bir sokak kedisi değil. Ne yiyeceği aslanın ağzındaymış gibi duruyor ne de rüyalarında kemik görüyormuş gibi bir hali var.

Belli ki karnı da tok, keyfi de yerinde. Ondaki keyif değme ciğerci kedisinde yoktur bence. Sokaklarda yaşıyor, kimi kimsesi yok ama gördüğümüz fotoğrafta sanki dünyalar onunmuş gibi durmuyor mu? Belli ki kimseye ne mihnet borcu var ne de müdana edecek bir hali. Şairin;

Ağniyâya arz-ı hacet etme müstağni bulun
İhtiyâcın söylemektir şahsı ednâ gösteren  

Sözlerini ne kadar özümsemiş bu kedi. Onur ve vakar sahibi görüntüsünün altında ne kadar da müstağni görünüyor. Zerre kadar menfaat için namert köprüsünden geçmemiş, geçmeyi aklına bile getirmemiş bir hal. Sokakların kedisi gibi değil de sahibi, efendisi gibi duruyor. Belli ki;

Bir devlet için çerha temennâdan usandık
Bir vasl için ağyâra müdârâdan usandık

Beytini içselleştirmiş.

Dikkatlice bakmaya devam edin fotoğrafa lütfen. Şu duruşa hayran olunmaz mı, gıbta edilmez mi? Belli ki kendisiyle barışık, çevresiyle barışık, dünya ile barışık. Mutlu, mesut ve bahtiyar. Hal diliyle

Hazîn isem de yine iştikâ nedir bilmem

Mısraını söylüyor adeta. Yaptığınden ettiğinden memnun ve pişmanlık kapısından hiç geçmemiş sanki.

Biraz sonra karnı acıkacak ve yiyecek için sokak sokak dolaşacak. Ama gözlerinde en ufak bir endişe yok, aç mı kalacağım korkusu ona ne kadar da uzak ve yabancı. Yaratanının onu aç bırakmayacağından ne kadar da emin. Eh arkasını sağlam yere dayadın mı bir kere kapınızı ne hüzün çalar ne de korku.

Ya o gamsızlığına ne demeli! Dünya yansa içinde bir tutam otu olmayanlar gibi değil mi? Dünyayı sevenlerine bırakmış, bana sen yetersin diyen bir derviş edası yok mu?

Mihneti kendine zevk etmedir âlemde hüner
Gam ü şâd-ı felek böyle gelir böyle gider  

Deyip sıkıntıları ve kederi kendine zevk etmiş, ama neşesini de kaybetmemiş.

Ya yakışıklılığı! Dünyada hem erkeği hem dişisi bu kadar güzel kaç hayvan var? Fotoğrafı görüp de sevmek istemeyeniniz var mı? Sevmek için elinizi ekrana uzatmak istemediniz mi?

Aranızda benim abarttığımı düşünenler olabilir. Onlara da Koca Ragıp Paşa cevap versin:

Hârâbatı görenler her biri bir hâletin söyler
Safâsın nakl eder rindân, zâhid sıkletin söyler  

Şimdi bana sorsalar, “Ey İsmail, Fenerbahçe’ye başkan mı olmak istersin yoksa bir sokak kedisi gibi mi olmak istersin?” diye, hiç tereddüt etmeden binlerce kez sokak kedisi derdim. Şimdi deyin bana hele, böyle cevap verdiğim için beni kınayıp ayıplar mısınız? Şu fotoğrafı görüp bunca şeyleri düşündükten sonra siz benim yerimde olsanız sokak kediliğini bırakıp Fenerbahçe’ye başkan olurum.” der miydiniz? 

Okunma 417 kez Son Düzenlenme Cuma, 25 Ocak 2019 11:24
0
0
0
s2smodern

........Kitaplarım........

 
 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2018 İsmail Güleç