2.jpg

Etkinlik Takvimi

13 Ara 2018;
02:00PM - 03:00PM
Şiir, Şair ve Peygamber'e Dair Konuşmaları

Kimler Sitede

230 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 14

Dün 142

Haftalık 14

Aylık 1518

Tüm Zamanlar 281133

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Cumartesi, 17 Kasım 2018 21:33

Yetki Hırsızlığı

Yazan
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Geçenlerde gazetelerde Cumhurbaşkanımızın üzerinde çokça konuşulan şöyle bir ifadesi yer aldı.

Nerede işinin altından kalkamayan biri varsa hemen şu tarz ifadelerle işin içinden sıyrılmaya çalışıyor: Beyefendi böyle istiyor. Veya Külliye böyle istiyor. Benim ağzımdan böyle bir söz var mı? Daha önce medyada benim adıma ahkam kesenlerle ilgili rahatsızlığımı belirtmiştim. Tüm milletime sesleniyorum; eğer ben birisine bir şey söyleyeceksem, kimseyi aracı kılmam, bunu bizzat kendim yaparım."

Cumhurbaşkanın bile istismar edildiği bir ülkede üst düzey yöneticilerin bu tür istismarlara uğramaması düşünülebilir mi? Ben bu tür istismarların bir çeşidinden bahsedeceğim: Yetki hırsızlığı.

Görevi kötüye kullanma, görevi istismar etme, suiistimal, yetki aşımı gibi hukuk terminolojisinde karşılığı olan kavramlar yerine yetki hırsızlığını tercih etmemin nedeni diğerlerinin hukuki bunun ahlaki olması ve diğerlerinin her konumdaki görevliyi kapsarken bunun sadece üst düzey veya sıradan bir yöneticinin yardımcılarıyla sınırlı olmasıdır. Yetki çalma ya da yetki gasbı daha çok iki kurumdan birinin diğerinin yetkilerini kullanması, aynı kurum içinde iki farklı birimin yetkilerini kullanmak istemeleri veya iki yardımcıdan birinin diğerinin yetkilerini kullanmaları durumunda kullanılan kavramlardır ve ben yetki hırsızlığı derken bunları kastetmiyorum.

Yetki hırsızlığı yasa ve yönetmeliklerden daha çok vicdan, ahlak ve teamüllerle ilgili bir terim. Madem ben uydurdum, tanımını yapmak da bana düşer.

Muhataplarının acemiliğinden ve bilgisizliğinden istifade ederek yardımcısı olduğu amirin haberi olmadan  kişisel menfaatleri doğrultusunda kendi yetki ve sorumluluğu olmayan konularda amirinin yetkisini  kullanmak. 

Yetki hırsızlığı ahlaki bir sorundur ve genellikle üst düzey bir yöneticinin yardımcıları tarafından yapılır. Yetkisi olmadığı halde işgal ettiği makamın imkanlarını kullanarak başkanın veya müdürün uhdesinde olan yetkileri muhatabının bilgisizliğinden veya daha üst makamlara ulaşamaması ve söylenilenleri doğrultacak durumda olmamasından istifade ederek istediklerini elde ederler. Genellikle bu işler bazen meşru olmakla birlikte her zaman gayri ahlaki olur.

Yetki hırsızlığının birkaç çeşidi vardır. İlki taleplerini başkan veya müdür istiyor veya istemiyor şeklinde ifade ederek gerçekleşmesini sağlarlar. Bunlar başkana veya müdüre ulaşması mümkün olmayan kimselere söylenir. Aslında bu usulün yaygınlaşmasını sağlayan da başkan veya müdürlerdir. Müdürler veya başkanlar personeli ile arasındaki "güç mesafesi"nin yakın tutmaması bir başka nedendir. Çünkü güç mesafesinin artması yetki hırsızlığına zemin hazırlıyor. Amirlerin kendilerinin söylemek istemediklerini yardımcılarına söyletmeleri zamanla yardımcıların her söylediği başkanın talebi gibi algılanmaya başlar. Başlangıçta kendisine söylenmesi istenen konular yardımcının yetki hırsızlığı ile zamanla başka bir boyuta taşınmış olur. Bunu önlemenin bir diğer yolu  katılımcı karar mekanizmalarını devriye sokmaktır. Kararları ilgili kişilerden oluşan makul katılımla ve verilere dayalı olarak alma kültürünün geliştirmektir. 

Yetki hırsızlığının bir diğer yolu mevzuatı ileri sürmektir. Konuyla doğrudan ilgisi olmayan ilgili ilgisiz mevzuat sıralanarak taleplerin neden yerine getirilmediği görünüşte meşru ama aslında muhatabının bilgisizliğinden ve acemiliğinden istifade ederek yine istediklerini yapmış olurlar.

Bir diğer yolu da pasif yetki hırsızlığıdır. Bu da kendi sorumluluğu olan alanlarda gelen talepleri keyfi bir şekilde muhatabına herhangi bir nedenden dolayı olan kızgınlığından dolayı görmezden gelerek ve süreci uzatabildiği kadar uzatarak muhatabı ya talebinden vaz geçirirler veya istediklerini alırlar.

Bir de kötü bir niyeti olmadığı halde beceriksizliği ve kimseye güvenmemesi nedeniyle yapılacak işleri amirini bahane ederek reddedmesidir.

Her ne usulde olursa olsun üçü de bir görevlinin kendisine verilen yetkileri kendi sorumluluğu ve yetkisi olmadığı halde amirlerinin yetkisini çalarak hakkı olmadığı halde kullanırlar.

Bu tür adamların yanlarında ise kendi sözlerinden çıkmayan ve denileni harfiyen yetine getiren sadık adamları olur. Bu adamlar önlerine atılan bir kemik karşılığında kendilerine söylenilen her işi meşru, ahlaki ve vicdani olup olmamasına bakmaksızın yerine getirirler. Bu adamlar daha küçük makamları işgal ederler. Bilgi ve becerileriyle gelmeleri mümkün olmayan makamlarda kalmalarının yegâne yolu kendilerini o makama getirenlerin taleplerini herhangi bir düşünme ve değerlendirme sürecinden geçirmeden yerine getirirler.

Kanaatimce ülkemizin en önemli sorunlarından biri de budur. İyi bir yönetici olmanın şartlarından biri de güç ve yetkilerinin de çalınmasına izin vermemektir.

Okunma 83 kez Son Düzenlenme Cuma, 23 Kasım 2018 09:27
0
0
0
s2smodern
Bu kategorideki diğerleri: « Telefon Tutulması

........Kitaplarım........

 
 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2018 İsmail Güleç