is.jpg

Etkinlik Takvimi

Etkinlik yok

Kimler Sitede

159 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 37

Dün 53

Haftalık 425

Aylık 1349

Tüm Zamanlar 274938

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Perşembe, 20 Eylül 2018 14:13

Telefon Tutulması

Yazan
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Telefon Tutulması

Başlığı görünce "Bu da ne demek?" der gibi baktığınızı hissediyorum. Biraz kızgın biraz da şaşkın bir halde “Telefon ay mı ki tutulsun?” veya “Telefon tutulmaz da ne yapılır ki?” dediğinizi işitir gibi oluyorum. Ama ben tutulma derken onları kastetmiyorum ki. Neyi mi kastediyorum? İzin verirseniz açıklamaya çalışayım.. Siz de sabrınız, zamanınız  ve fakirinize tahammül gücünüz varsa okursunuz.

Bir gezi kitabında yazarın yol tutulmasından bahsettiğini okumuştum seneler evvel. Kitabın adını unuttum ama bu kavramı unutmadım. Ne kadar hoşuma gittiyse artık.

Yazar yolculuğa çıkanların yakalandığı hastalıklardan bahsederken kullanır bu deyimi. Yolda bir şeylerin tutması üzerine istifrağ etmekten değil, burada tutulmaktan kastedilen. Mesela araba kullanıyorsunuz, susadınız veya acıktınız. En yakın yerde durmak gerekir değil mi? Hayır, işte “Şurayı da geçeyim dururum.”, “Buraya varayım yerim.”, “Oraya gidince içerim.”… derken susuz ve aç bir şekilde saatlerce gitmeye yolun yolcuyu tutması anlamında yol tutulması deniliyormuş. Bunu çok yaparım ve hanım da durumdan hep şikâyet ederdi. Yol tutulması tabirini okuyuncaya kadar düştüğüm durumun farkında bile değildim.  Öğrendikten sonra yaptığımın farkına vardım ve şimdi artık ihtiyacımız olduğunda en yakın yerde duruyorum. Yolun beni tutmasına izin vermiyorum.

Tam yolun tutmasından kurtuldum derken bu sefer başka bir şeye tutulmaya başladım ve ben de bu rahatsızlığa bir isim koydum: Telefon tutulması. Buna ekran tutulması da diyebiliriz. Hiçbir işim olmadığı halde defalarca baktığım sayfalara tekrar tekrar bakma, sanki az sonra bir haber gelecekmiş gibi telefonu elimden düşürmeme veya bilgisayarın başından kalkamama artık psikologlar tarafından da normal olarak karşılanmıyor. Onlar telefon ve ekran bağımlılığı diyorlar. Uyuşturucu bağımlılığı gibi bir şey. Doğrudan psikolojik bir rahatsızlığı çağrıştırdığı için kendim için de başkaları için de o kelimeyi kullanmaktan hem çekinirdim hem de sakınırdım. Ama telefon tutulması öyle değil. Rahatsızlık veren bir tarafı olmadığı için kendim için de başkaları için de rahatça kullanırım.

İşin bir başka boyutu daha var. Yakınlarımızla yakınken bile uydular üzerinden haberleşmeye başlamak, oturma odasından mutfağa whatsapp ile haber göndermek veya topluca yenilen bir iş veya aile yemeğinde telefonu elden düşürmemek gibi. Peki ne yapacağız bu durumda? Telefona tutulmaktan nasıl kurtulacağız?

Bir şeyden kurtulmanın birinci merhalesi farkına varmak. Benim yol tutulmasının farkına varmam gibi. Bir kere farkına vardık mı gerisi daha kolay halloluyor. Ben gereksiz ve boş yere bilgisayara baktığımı fark eder etmez kapatıyorum hemen. Telefon elimdeyse bırakıyorum bir yere. İlk yaptığımızda dünyanın yıkılmayacağını ve ölmeyeceğimizi fark ediyoruz. Sonra zincirlerden kurtulmanın vermiş olduğu rahatlığı ve özgürlüğün tadını almaya başlıyoruz. Ve üçüncü aşama: İhtiyacımız olduğu zaman telefonu tutuyoruz artık.

Tavsiye ederim, çok mutlu olacaksınız ve bana da teşekkür edeceksiniz. Mevlana’nın dilinden söyleyecek olursak göklerin damlarına çıktıktan sonra artık merdiven aramayacaksınız. Sevdiklerinizi huzurunda oturduktan sonra mektup ve elçi araştırmak çirkin bir şey

Mevlana demişken Mesnevi’den bir hikaye ile bitireyim sözlerimi. Mektubu telefonda çekilen mesaj olarak okuyun lütfen.

Sevgili âşıklarından birisini huzuruna çağırdı. Âşık aşk mektubunu çıkarıp sevgilisinin huzurunda okumaya başladı. Mektupta beyitler, övüşler, ihtiyaç ve âciz yoksulluk… birçok lâflar vardı. Mâşuk dedi ki:

-Eğer bu okuma, benim içinse vuslat zamanı ömür zayi etmektir bu! Ben yanımdayım, sen mektup okuyorsun. Bu âşıklık alâmeti değil ki!”

Sevdiklerimizin ve arkadaşlarımızın yanında telefona tutulmak da dostluk ve arkadaşlık alameti değil vesselam.

 

Okunma 1200 kez Son Düzenlenme Cumartesi, 22 Eylül 2018 12:52
0
0
0
s2smodern

........Kitaplarım........

 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2018 İsmail Güleç