2.jpg

Etkinlik Takvimi

08 Oca 2019;
06:30PM - 08:00PM
Balkanlar ve Kıbrıs'ta Halk İnançları ve Kültürü
04 Kas 2018;
12:15AM - 02:00AM
Anadolu mizah dünyası
05 Oca 2019;
02:00PM - 05:00PM
Şiir, Şair ve Peygamber'e Dair kitabı üzerine
21 Kas 2018;
08:00PM - 09:00PM
Kültür Medeniyet'in neresinde?
30 Kas 2018;
08:00PM - 09:00PM
Şiir, Şair ve Peygamber'e Dair

Kimler Sitede

245 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 33

Dün 166

Haftalık 199

Aylık 1955

Tüm Zamanlar 277522

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Pazar, 26 Ağustos 2018 22:49

Vidin'de bir garip türbe: Selahattin Bey

Yazan
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Bulgaristan'ın Türkiye’ye en uzak noktasında, bir hastanenin bahçesinde kalmış, yıkılacağı günü bekleyen bir garip ve öksüz türbe var: Sadeddin Baba olarak da biline Selahaddin Bey türbesi.

Bir zamanlar türbe bir zaviyenin içindeymiş. 1904 yılında hastane yapılacağı gerekçesiyle zaviye yıkılır, sadece Selahaddin Bey’in türbesi bırakılır. O da el atılmazsa birkaç sene içinde yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya.

Bulgarlar Selahaddin Bey’in türbesini yıkmazlar ama ona bir ortak bulmaktan da geri kalmazlar. İddialarına göre tekke olmadan önce burası Hristiyanlara ait kutsal bir mekân imiş. Ama bizim bildiğimiz öyle değil. Selahaddin Bey Vidin’de görev yapan bir kumandandır. Viyana seferi ilan edilince gönüllüler çıkar. Viyana kuşatmasına katılmak isteyen bin kadar gönüllü askerin eğitilmesi ve düzene sokulması gerekmektedir. Onlara komutanlık yapacak biri aranır ve bulunur. Gönüllü birliklerin eğitimi ve komutası Selahattin Bey’e emanet edilir. Kuşatması öncesi yapılan savaşlarda Selahattin Bey ve yanındaki gönüllüler şimdiki hastanenin olduğu yerde şehit edilirler.

Aradan bir asır geçer. Osmanlı yönetimini epey bir süre rahatsız ve meşgul eden Vidin ayanı Pazvandoğlu Osman Aga  bölgeyi ziyareti esnasında şehitlerin mezarlığını görür ve bugün ayakta kalmaya çalışan türbeyi yaptırır.  Selahaddin Bey cesur bir asker iken zamanla kahramanlığı ile üç asır önce gelen gazi dervişler gibi hem asker hem eren olarak kabul edilmeye başlar.

Türbe kare planlı, düzgün kesilmiş ve işlenmiş taş duvarlı, şimdi otların bürüdüğü kubbeli bir yapı. Güney duvarında mihrap çıkıntısı da bırakılmış. Bir zamanlar bulunan sanduka yapının ortasında yer alıyormuş ve türbenin girişi de kuzey tarafında imiş. Bir zamanlar Pazvantoğlu Camii içi gibi içinde süslemeler de varmış, ama şimdi her taraf yıkık, yerler kazılmış, duvarlar harap bir vaziyette.

Şimdi hastanenin temelleri altında kalan tekkede bir zamanlar yolcuların kaldığı misafirhane de varmış. Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye ocağı yakınlarında bir yerde, askerlerin ve halkın devam ettiği cıvıl cıvıl olan tekkedeki türbe şimdilerde öleceği günü bekleyen bir hasta gibi yalnız ve çaresizce kendisine uzatılacak bir eli bekliyor. Allah’tan ümit kesilmez.

Okunma 89 kez Son Düzenlenme Pazar, 26 Ağustos 2018 22:57
0
0
0
s2smodern
Bu kategorideki diğerleri: « Rumeli'nin manevi fatihlerinden Otman Baba

........Kitaplarım........

 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2018 İsmail Güleç