3.jpg

Etkinlik Takvimi

Etkinlik yok

Kimler Sitede

166 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 37

Dün 53

Haftalık 425

Aylık 1349

Tüm Zamanlar 274938

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Cumartesi, 21 Temmuz 2018 19:25

Deniz Ali Baba Türbesi

Yazan
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Tutrakan’ın köylerinden birinde, eski adıyla Denizler şimdiki adıyla Varnentsi köyünde Deniz Baba’nın türbesi. Köye geldikten sonra bir iki kişiye sorup türbeyi bulduk.

Türbe köyün azıcık dışında ama yürüme mesafesinde, on dakikade gidilebilir. Çok geniş bir bahçe içinde etrafı çevrili bir alan içinde bulunuyor türbe. Meydanda türbenin yakınlarında eski mezar taşları da var ama yeni gömülmüş bir mezar göremedik. Temiz ve çimleri düzgün meydanda içinde kutlamalar ve toplu ziyaretlerde yararlanmak için yemek pişirmek ve ikram etmek için mekanlar hazırlanmış.

Bahçe içindeki etrafı çevrili alanın kapısı var ve yan yana döşenen üç sıra taş genişliğinde on metrelik bir yoldan geçilerek türbeye gidiliyor. Yolun kenarı tellerle çevrili, üzerine taklar yapılmış ve asmalar dikilmiş. Güzel bir hava verilmiş yola. Doğal olarak asmalardan önce çaputlar bağlanmış.

Yolu yürüdükten sonra girişi bir insan büyüklüğünde ve yeşile boyanmış ahşap çitle çevrili ahşap bir yapı olan türbeye varıyoruz. Altının üçte biri açık, üçte ikisi kapalı bir çatısı var. Önünde çatının uzatılması ve çitlerle çevrilmiş bir sundurma var. Yenilenen yerler ve tavanda hâlâ eski ağaçları görebiliyoruz. Yenilenmiş olsa da aralardaki eski ahşaplar, kiriş olarak kullanılan kütükler ayrı bir hava katıyor.

Türbe kapalı olduğu için içeri giremedik, penceresinden görmeye çalıştık. İçeride örtüleri yenilenmiş dört sanduka var. En baştaki en büyüğü. Muhtemelen Deniz Baba’ya ait olan o olmalı. Diğerleri de ya çocukları veya halifeleri olmadıl. Sandukaların başlarında da şamdanlar konulmuş. Duvarlarda bir iki Hz. Ali ve imamların resimleri asılı. Türbenin içinde dört sanduka vardı. Kendisine sorduğumuz amcalar üç olarak hatırladılar ve dört olduğunu duyunca şaşırdılar. Oysa ben teker teker saydım.

Türbenin az ilerisinde bir mezar daha var. Bu mezar ömrünün son yirmi yılını türbeye hizmet ederek geçirmiş Hakkı Baba’ya ait. 1855-1982 yazıyor mezar taşında.

Köyde rastladığımız yaşlı bir amcanın anlatmasına göre Hakkı Baba siyah elbise giyermiş. İri yarı güçlü imiş. Köyün papazı ile tavla oynarlarmış ve tavlada da iyi imiş. Cepleri hep şekerle dolu imiş ve karşısına çocuklara şeker verirmiş. Köyde onu sevmeyen çocuk yokmuş. Türbenin yanında evi varmış ve orada yaşarmış. Bahçeye birçok meyve ağacı dikmiş. 1950’lerin sonunda Praslavçi köyünden Halil İbrahim Hoca ile birlikte Deniz Ali Baba tekkesi hakkında bir kitap yazmış. Kitabı göremedim, nerededir, ne zaman basıldı tam olarak bilmiyorum.

Deniz Ali Baba türbesi günlük ziyaret edilen bir yer değil. Hele köydeki Türk nüfus azalınca daha da azalmış ziyaretler. Buna rağmen çok bakımlı ve temiz. Burada büyük gün mayıs ayında yapılan panayır. Bulgaristan’ın dört bir yanından özellikle Aleviler otobüslerle gelip ziyaret ediyorlar, kurbanlar kesiyorlar ve dualar ediyorlarmış.

Ziyaretçileri eksik olmaz inşallah.

Okunma 102 kez
0
0
0
s2smodern

........Kitaplarım........

 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2018 İsmail Güleç