2.jpg

Etkinlik Takvimi

20 Şub 2018;
05:30PM - 07:00PM
Garipname Okumaları

Kimler Sitede

107 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 71

Dün 53

Haftalık 569

Aylık 6618

Tüm Zamanlar 252110

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Pazartesi, 29 Ağustos 2016 12:15

FETÖ'cülere ne ceza verilmeli? Öne Çıkarılmış

Yazan
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Biliyorsunuz, devlet 15 Temmuz kalkışmasından sonra ciddi bir şekilde, devletin tüm hücrelerine metastaz yapmış FETÖ üyelerini temizlemeye çalışıyor. Kimileri tutuklandı, kimileri açığa alındı, kimileri soruşturuluyor. Mahkemeler FETÖ’nün işlediği suçlara göre güç ve nüfuz kullanarak haksız kazanç ve avantaj sağlamak, insanları mağdur etmek, aldatmak, soru çalmak, bilgi sızdırmak, tehdit ve şantajla istediklerini yaptırmak, cinayetlere göz yummak ve TCK’da tanımlanan benzeri birçok suç için yine TCK’da belirtilen cezaları vermek üzere yargılıyor. Ancak FETÖ’nün yaptığı tüm suçlar maalesef TCK’da kayıt altına alınıp tanımlanmamış.

Şimdi siz soracaksınız yasalarda tanımlanmamış suç veya kabahat olur mu, diye. Haklısınız böyle bir soru sormakla. O zaman ben ne demek istediğimi size bir hikaye ile anlatmaya çalışayım.

Araplar atlara düşkünlüğüyle bilinir. Arap atları da meşhurdur. Özellikle çöl hayatında hızlı ve dayanıklı bir ata sahip olmak neredeyse dünyaya sahip olmak gibi bir şey. Ben diyeyim dünyanın en güzel atı, siz Arapların en güzel atı deyin, bir at varmış bir Arap beyinde. Diğer beylerin gözleri de bu at üzerindeymiş. Hepsi bu ata sahip olmak isterlermiş. Ancak ne teklif ederlerse etsinler adam atını vermezmiş. Biri en güzel kadınları teklif etmiş, diğeri bir at sürüsü. Bir başkası en değerli mücevherleri. Biri de bir çadır dolusu altın. Kim ne teklif ederse etsin bizimki oralı bile olmazmış.

 

Bir gün çölde atıyla gezerken bizim bey yerde baygın yatan bir adam görmüş. Hemen yaklaşmış, atından inmiş, kırbasını eline almış, adama içirmiş. Adam biraz canlanır gibi olmuş, biraz daha su içmiş. Bu arada bir taraftan da beyi kontrol edermiş. Fırsatını bulur bulmaz fırladığı gibi ata binmiş ve hemen beyin kendisine ulaşamayacağı mesafeye koşmuş. Sonra beye dönerek:

- Behey ebleh, ben sana bu at için dünyaları verdim, sen bana satmadın. Gördün mü, bak nasıl aldım elinden bedavaya?

Diye ünlenmiş. Bunun üzerine bizim bey atı çalan adama dönerek şu cevabı vermiş:

- Evet, ben atımı satmayı ve birilerine vermeyi hiç düşünmedim. Beni bir hile ile aldattın ve atımı elimden aldın. Artık at senin, ancak senden küçük bir ricam var. Ne olur atı benden bu şekilde aldığını kimseye anlatma. Korkarım duyulur ve yayılırsa artık çölde susuz kalanlara kimse yardım etmeyecek.

Evet, FETÖ’nün en büyük günahı bana göre bu. İnsanlar onları gerçekten susamış zannettiler, ağlayarak sızlayarak öyle güzel anlattılar ki insanlar kandı, inandı, ve mallarını, emeklerini, evlatlarını verdiler ve asla sorgulamadılar. Çünkü onlara gerçekten güvenmişlerdi ve onların susamış olduklarına inanıyorlardı. Ama şimdi gördük ki onlar hain emellerine ulaşmak için susamış gibi yaparak bu milleti sömürmüşler, soymuşlar, yabancıların kirli ellerine teslim etmişler.

Peki bu suçun cezası ne olmalı? Onu da izin verirseniz bir hikaye ile anlatayım.

Dervişin biri yürürken karşısına çıkan kazları elindeki asa ile korkutup kaçırmak istemiş. Bunu yaparken de kazlardan birinin ayağını kırmış. Kaz dervişi mahkemeye vermiş, kadının huzuruna çıkmışlar. Kadı sormuş, derviş ile kaz anlatmış olup bitenleri. Kadı da kazın ayağının tedavi masraflarını ve bakımını dervişin karşılamasına hükmetmiş. Kaza dönerek hükmü bildirmiş. Kaz bunun üzerine itiraz etmiş ceza yetersiz diye. Kadı şaşırmış ve sormuş:

- Peki başka ne ceza verilebilir ki, hapse mi attırayım?

- Yok, demiş kaz, üzerindeki derviş kıyafetlerini çıkarma ve bir daha giymeme cezası verin. Çünkü ben onun kıyafetine aldandım, derviş bir karıncayı incitmez diye düşündüm ve rahat hareket ettim. Derviş kıyafetini çıkarsın da benim gibi bir başkası mağdur olmasın.

Mahkemeler Fetöcülere suçlarına göre ceza verecek ama bu cezalar yetmez. Onlara bir daha Allah’ın adını ağızlarına almama, Hz. Peygamber’den bahsetmeme, Kuran ve hadis okumama, İslam tarihinden anlatmama, kısaca İslam adına hiçbir şekilde bir kelime etmeme cezası vermek lazım. Öyle bir ceza verelim ki bir daha insanları kandıramasınlar, aldatamasınlar, iğfal edemesinler. Evlatları babalarından, eşleri birbirlerinden ayıramasınlar.

Bence verilecek en büyük ceza budur.

Okunma 2558 kez Son Düzenlenme Pazartesi, 29 Ağustos 2016 23:18
0
0
0
s2smodern

........Kitaplarım........

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

 

 

© 2005 - 2018 İsmail Güleç