2.jpg

Etkinlik Takvimi

Etkinlik yok

Kimler Sitede

70 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 12

Dün 191

Haftalık 203

Aylık 2720

Tüm Zamanlar 264688

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Cuma, 18 Eylül 2015 11:21

Ne kadar anlayışlıyız? Öne Çıkarılmış

Yazan
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Son günlerde herkes aramızdaki anlayışsız insanların varlığından ve artmasından şikayet eder oldu. Çevremiz, kaba insanlardan şikayet edenlerle dolu. Hoşgörü, sabır, empati gibi kavramlar sık hatırlanır ve hatırlatılır oldu. Hepimiz bu durumdan şikayetçiyiz. Her zamanki gibi her birimiz çok anlayışlıyız, ama karşımızdakiler kaba.

Gören olur, canı çeker diye sokakta yemek yememeyi herkes bilir de sokakta çocukların başını okşamamanın nedeni pek bilinmez. Özellikle 93 Harbiyle başlayan ve sonraki yıllarda devam eden göçler ve savaşlar sonucu binlerce çocuğun babasız kalması üzerine babalar, babası olmayan çocuklar görüp üzülmesinler diye çocuklarını sokakta, çarşıda sevmezlerdi. Böyle düşünceli ve anlayışlı bir millet iken bu kadar şikayet edilecek duruma nasıl geldik?

Başkalarını bırakalım, kendimize bakalım. Kendimize şu soruyu soralım: Sen ne kadar anlayışlısın arkadaş?

 

Ölçümüz Hatem-i Asamm ve Özdemir Asaf olsun. Siz de Hatem-i Asamm ve Özdemir Asaf durumunda kalacak olsanız onlar gibi davranıyorsanız anlayışlısınız demektir.

Hatem-i Asamm ne yapmış ki, diye sorduğunuzu duyuyor gibiyim. Anlatayım.

Kudemadan Hatem-i Asamm’ın bulunduğu bir ortamda yaşlı bir kadın istemeden de olsa konuşurken yellenir. Hatem, sırf kadın utanmasın diye, biraz daha yüksek sesle konuşur musunuz, diyerek kadıncağıza sağır olduğunu hissettirir. Daha sonra da Numara yaptığı anlaşılmasın diye hep sağırmış gibi davranır ve lakabı da sağır anlamına gelen Asamm olur.

Özdemir Asaf’ın da buna benzer bir hikayesi var. Bir gün matbaadan çıkıp Karaköy’e gitmek için bir taksiye biner. Şoför sorar:

“Neğeye biğadeğ?”

Özdemir Asaf da releri söyleyemez ve utancından “Kağaköy” diyemez. Çünkü öyle dediğinde taksi şoförünün kendisiyle dalga geçtiğini düşünmesinden korkar ve “Eminönü” der. İner. Oradan Karaköy’e kadar yürüyerek gider.

Eh, Hatem dedik, Asaf dedik, Temel demezsek eksik kalır.

Bir kekeme bakkala gitmiş. Bakkal Temel’inmiş. Bir ekmek istemiş:

- Bababakkal bir eeeekmek veverirmimisin?

Temel de:

- Bubuyur, bibibir ekekmekk, demiş ve ekmeği masanın üzerine koymuş. Kekeme cüzdanından para çıkarmaya çalışırken bir müşteri daha gelmiş ve Temel’e;

- Bir sakız verir misin?

- Buyurun, sakızınız, demiş Temel. Bu sözleri duyan kekeme çok bozulmuş ve Temel’e çıkışmış:

- Sesesen bebemimlele dadalga mı gegeçiyorsun be aadam?

Diye çıkışınca Temel cevap vermiş:

- Beebeben oonunnla dadadalga gegegeçtititim.

Çok değil, Temel kadar anlayışlı olsak yeter.

Okunma 1272 kez Son Düzenlenme Pazar, 20 Eylül 2015 00:07
0
0
0
s2smodern

........Kitaplarım........

 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2018 İsmail Güleç