Popüler Makaleler

Etkinlik Takvimi

Etkinlik yok

Kimler Sitede

88 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 20

Dün 103

Haftalık 816

Aylık 1877

Tüm Zamanlar 267614

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Popüler Makaleler

Popüler Makaleler (7)

  1. “Atalar sözü boş söylemez”, Us Düşün ve Ötesi, 8 (Bahar 2003), s. 201–208.
  2.  “Devr-i Hamidi Katalogları”, Müteferrika Dört Aylık Kitabiyat Dergisi, 7 (Güz 1995), s. 173-180.
  3.  “İki Manzum Nasreddin Hoca fıkralarının karşılaştırılması”, Yedi İklim Edebiyat, Kültür, Sanat Aylık Dergi, 138–9 (Eylül-Ekim 2001), İstanbul 2001, s. 137–140.
  4. “İsmail Emre ve Nasreddin Hoca fıkralarına farklı bir yaklaşım”, Yedi İklim Edebiyat, Kültür, Sanat Aylık Dergi, 138–9 (Eylül-Ekim 2001), İstanbul 2001, s. 99-102.
  5.  “Katanov Kitapları”, Müteferrika Altı Aylık Kitabiyat Dergisi, 23 (Yaz 2003/1), s. 167–174.
  6. “Kuruluşunun Yetmiş Altıncı Yılında Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Kütüphanesi”, Müteferrika Dört Aylık Kitabiyat Dergisi, 13 (Kış 2000/2), s. 235–244.
  7. “Lütfi Filiz ve Nasreddin Hoca fıkralarına farklı bir bakış II” Us Düşün ve Ötesi, 6 (Kış 2001-2002), s.300-312.
  8.  “Mevleviyâne için birkaç söz ve ufak bir katkı” Yedi İklim 131 (Şubat 2001), s. 58–59.
  9.  “Bir varmış bir yokmuş, masalların farklı anlaşılması üzerine bir deneme” Us Düşün ve Ötesi, 7 (Yaz 2002), s. 183–186.
  10. “Kanuni’yi Hicveden Şiir: Şehzade Mustafa Mersiyesi” Hece Aylık Edebiyat Dergisi, 3/28, (Nisan 1999), s. 93–94.
  11. “Osmanlılarda Kâğıt ve Kâğıtçılık” Müteferrika Dört Aylık Kitabiyat Dergisi, 2 (Bahar 1994), s. 85–94.

Ingilizce tercumesi: Paper and Papermaking in Ottoman Empire. Ismail Gulec; translated by Suheyl Sapan.- Journal of King Fahd National Library.- Vol.3, No.2 (Nov.1997-April 1998).pp.138-157

  1. “İbrahim Gamard ve ‘Rumi and Islam’ adlı eseri”, Keşkül Sufi Gelenek ve Hayat, 05 Yaz, s.122–123.
  2. “Roger Finch’in Yahya Kemal Tercümeleri”, Yedi İklim Edebiyat, Kültür, Sanat Aylık Dergi, 190–191 (Ocak-Şubat 2006), s. 71–72.
  3. “Hâsılım İki Cihanda Sensin… Nasimî’nin Nat-ı Şerif’i ve Açıklaması”, Yedi İklim Edebiyat, Kültür, Sanat Aylık Dergi, 194 (Mayıs 2006), s. 172- 179.
  4. “Hamdî ve Na’tları”, Yedi İklim Edebiyat, Kültür, Sanat Aylık Dergi, 194 (Mayıs 2006), s. 183- 187.
  5.  “Bursevî ve Rûhü’l-Mesnevî’si”, Kültür Üç Aylık Kültür Sanat Araştırma Dergisi, 5 (2006, Kış), s. 113-118.
  6. Dilden Gönüle Tasavvufi Risaleler", Virgül Aylık Kitap ve Eleştiri Dergisi, 109 (Temmuz-Ağustos 2007), s. 70–71.
  7. “Mesnevi’nin Kültürler Arası İlişkiler Üzerindeki Etkisi”, Yedi İklim Edebiyat, Kültür, Sanat Aylık Dergi, 211 (Ekim 2007), s. 144–147.
  8. “Yıllar Sonra Yeniden Peyami Safa”, Yedi İklim Edebiyat, Kültür, Sanat Aylık Dergi, 220 (Temmuz 2008), s. 75–77.
  9. “Mesnevi Sadece Mesnevi midir?”, Kuşluk Vakti Aylık Edebiyat Seçkisi, 7 (Kasım 2008), s. 7.
  10. “Elif Şafak’ın Aşk’ı Üzerine Geç Kalmış Bir Yazı”, Nev-niyaz: Ihlamur Mevlana Özel Sayısı, Konya: Nüve Kültür Merkezi Yayınları, 2011, s.18-26.
  11. ¨Saray ve Askerleri¨, Yeni Şafak, 28 Ocak Çarşamba s. 17.
  12. “Böyle olur erenlerin nükteleri”, Derin Tarih Osmanlı Medeniyetinin Özü Tasavvuf Özel Sayı 7 (Aralık 2016), s. 100-113.
  13. Neslihan Demiriz ile birlikte “Ortaçağ efsanesi şövalyeler” Atlas Tarih S. 48 (Ağustos-Eylül 2017), s. 42-53.
  14. “Derviş ve Sultan Yahut Dervişler ve Sufi Çevreler Üzerine” Okur Kitap Dergisi 2 (Haziran Temmuz Ağustos 2017). s.54-55.
  15. “Sibel Eraslan’ın Siret-i Meryem’i üzerine” Okur Kitap Dergisi 1 (Mart Nisan Mayıs 2017). s.54-55.
  16. “Yusuf İslam neden hala gitar çalıyor?” Okur Kitap Dergisi 3 (Eylül Ekim Kasım 2017). S.54-55.
  17. “Şol yel esip geçmiş gibi”. Arka Kapak Kitap ve Kültür Dergisi, 3/29 (Şubat 2018), s. 34-35. 
  18. “Tarihçiler için edebiyat bilgisi gerekli midir?” Üsküdar Kültür, Sanat ve Medeniyet Dergisi, 2017/2, s. 99-106.
Perşembe, 07 Haziran 2018 23:51

Bizden evvelkiler nasıl mektup yazardı?

Yazan

Ahfâdı olduğumuz Osmanlılar dünyanın en düzenli ve kurallı devleti idi, dense itiraz edecek ilim adamının çıkacağını sanmıyorum. Dünyanın en düzenli ve zengin arşivine sahip olmaları onların devlet işlerini ve işleyişini adeta bir kanaviçe gibi ördüklerini gösteriyor.

Bu düzenli ve kurallı yapıyı öğrenmek için kaynaklara baktığımızda şaşkınlığımız ve hayranlığımız giderek artıyor. Mübahat Kütükoğlu’nun Osmanlı Belgelerinin Dili: Diplomatik. (İstanbul: Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı, 1994) isimli eserinde bürokrasinin yazışmaları ve kurallarını görebiliyoruz. Peki devletin yazışmaları böyle ise halkın yazışmaları nasıldı? Onların yazışmaları da böyle kurallara bağlı mıydı?

Evet, onların bağlı olduğu kurallar vardı ama kuralları belirleyen toplumun bedi zevki idi. Vatandaşların yazışmalarında kolaylık ve alışkanlık sağlamak için kaleme alınan mektup, tebrik, tâziye, dilekçe gibi yazı örneklerinin yer aldığı inşa veya münşeat mecmuaları bize toplumun bedi zevkinin nasıl olduğunu gösterir.

Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinde edebi sanatlarla ilgili dersleri genellikle Eski Türk Edebiyatı kürsüsü hocaları verir ve bu iş adeta onların işi görülür. Bir yönüyle makul ve haklı bir durum. Ancak eksik. Bir yerde şiir varsa orada mutlaka edebi sanatlar vardır. Şiir dediğimiz şey bir şeyi bir şeye benzetmekten başka bir şey değil. Şairler içinde bulundukları halleri ifade ederken rastgele kelimeler seçmezler. Aralarında ses ve anlam ilişkisi olan kelimeleri arar, bulur ve kullanırlar. Bunlar da cümleleri dizelere dönüştürür.

Yeni şiirde edebi sanatların üzerinde pek durulmaz ve açıklamalarda ondan yararlanılmaz. Oysa yeni şiirler de en az Divan şiiri kadar zengin malzeme içerir. Ne demek istediğimi söz oyunlarından arınmış yalın bir dili olduğu söylenen Melih Cevdet’in on iki bölümden oluşan ve bir yolculuğun anlatıldığı Karacaoğlan Üzerine Çeşitlemeler adlı dizi şiirinin sekizincisi üzerinden göstermeye çalışacağım. Melih Cevdet, her ne kadar teşbih, istiare, mübalâğa ve bunların bir araya gelmesinden meydana çıkacak bir hayal zenginliği, ümit ederim ki, tarihin aç gözünü artık doyurmuştur diyen Garip akımının başlangıçta temsilcisi olsa da böyle pür sanat bir şiir yazması konuşulması gereken bir konu gibi duruyor.

Pazartesi, 19 Ocak 2015 08:23

Saray ve Askerleri

Yazan

Saray ve Askerleri

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçimlerden önce farklı bir cumhurbaşkanı olacağını söylerdi. Şahsen, bu farklılığın cumhurbaşkanlığını icra biçiminde olacağını düşünürdüm. Ancak şu altı aylık dönemde gördüğüm bu farklılığın sadece icrada olmadığı, yapısal ve kurumsal birçok değişikliğin yanı sıra adet, teamül ve uygulamada da olacağı şeklinde. Bu sözlerle neyi kastettiğimi biraz daha açayım.

Çankaya Köşkü, Türk siyasi hayatının merkezinde mühim bir yere sahip birçok anlamı çağrıştıran zengin bir semboldür. Çankaya savaşları, Çankaya sofrası, 861 rakımlı tepeye çıkmak, Çankaya yolları yokuş vs hep farklı göndermeleri taşıyan ve her birinin farklı anlamları olan ve söylenildiğinde insanlara bir kelimeden daha çok şeyler ifade eden sembolleşmiş deyimlerdir. Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı tarihi yazılacak olsa herhalde bu ve buna benzer kelimeler olmadan ortaya bir şey konulamaz, olaylar anlatılamazdı. Adeta makam ile bütünleşen, Cumhurbaşkanı ile neredeyse aynı anlamda kullanılan Çankaya bu kadar önemli olmasına rağmen altı ay geçmeden neredeyse unutuldu, gündemden düştü. Belki bunu söylemek için erken ama tarihte bir dönemi işaret eder oldu. Onun yerine, Beştepe’de inşa edilen Cumhurbaşkanlığı Sarayı kullanılmaya başlandı. Bir anlamda muhalefet dediğini yapmış oldu, Tayyip Erdoğan’ı Köşk’e çıkartmadı, ama saraya gönderdi.

Perşembe, 01 Kasım 2012 23:32

Enderunî İsmail Bey

Yazan

Bu dünyadan bir sahhaf geçti/göçtü: Enderunî İsmail Bey

Sahhafların son temsilcilerinden Enderun Kitabevi sahibi İsmail Özdoğan 4 Eylül 2012 Salı günü bu dünyadan göçtü. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.

Kimilerine göre İsmail Bey, kimilerine göre İsmail Abi olan İsmail Özdoğan benim İsmail Amcamdı. Ailemden biri gibiydi. Babamın kardeşleri erken sayılabilecek yaşta vefat ettiklerinden ilk gençliğimden itibaren amca muhabbetini yaşayamamıştım. Amca muhabbetine aç bir halde iken Allah karşıma İsmail Amca’yı çıkarttı. Onunla karşılaşmak, Mevla’nın fakire lütfettiği büyük bir ihsandı. Yetişmemde ve bugünkü halime gelmemde büyük emeği ve katkısı var.

Devamı için

 

Salı, 07 Eylül 2010 21:50

Rahibeye benzemek

Yazan

 Bugünlerde gündemi referandumla ilgili ve örtünen hanımların rahibeye benzetildiği bir afişin tartışması oldukça meşgul ediyor. Siyasetçiler aralarında, söz konusu afişi o astı, şu astı, haberim vardı-yoktu diye tartışadursunlar, benim dikkatlerinizi bir başka noktaya çekmek istiyorum var. Her şeyden önce şunu ifade etmeliyim, nereden bakılırsa bakılsın çok talihsiz ve yanlış bir benzetme olmuş. Alt tarafı bir referandum için böyle sözler söylemek söyleyene hiçbir fayda getirmeyeceği gibi insanları da incitir. Üzüldüğümüz nokta ise söz konusu tartışmaya neden olan afişte rahibelerden olumsuz ve kötü birileriymiş gibi bahsedilmiş olması. Bir Müslüman, Hz. Peygamber’in ümmetinden biri ve de bir Mevlana muhibbi olarak rahibelerin olumsuz bir benzetme unsuru olarak kullanılmasına çok üzüldüm.

[“İki Manzum Nasreddin Hoca fıkralarının karşılaştırılması”, Yedi İklim Edebiyat, Kültür, Sanat Aylık Dergi, 138–9 (Eylül-Ekim 2001), İstanbul 2001, s. 137–140.]

İki Manzum Nasreddin Hoca Fıkraları Kitabının karşılaştırması

 

Biz, bu yazımızda, iki farklı alfabe ile yayınlanan iki manzum Nasreddin Hoca fıkra kitabının karşılaştırmasını yapmaya çalışacağız. Bunlar; Köprülüzâde Mehmet Fuad’ın Nasreddin Hoca, Manzum Hikayeler başlığını taşıyan eseri ile Sami Ergun’un Manzum Nasreddin Hoca Fıkra ve Hikayeleri isimli eseridir.
Salı, 08 Aralık 2009 03:42

Hamdî ve Naatları

Yazan

[İsmail Güleç, “Hamdî ve Na’tları”, Yedi İklim Edebiyat, Kültür, Sanat Aylık Dergi, 194 (Mayıs 2006), s. 183- 187.] 

Hamdî ve NaatlarI

 

 Son devir tefsir ve fıkıh alimlerinden Ahmet Hamdi Serbest 1864’te İskilip’in Ulaştepe mahallesinde doğdu. Babası Serbestzâde Hasan Efendidir. İlk öğrenimine İskilip Hacı Nuh Mektebinde başladı. Rüşdiyeyi de aynı yerde bitirdi. Daha sonra İskilip Tabakhane Medresesine devam etti.

........Kitaplarım........

 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2018 İsmail Güleç