Denemelerim

Etkinlik Takvimi

31 Mar 2020;
09:00PM - 11:00PM
Enderun Sohbetleri

Kimler Sitede

188 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 159

Dün 142

Haftalık 897

Aylık 5080

Tüm Zamanlar 343583

Kubik-Rubik Joomla! Extensions

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Denemelerim - İsmail Güleç
Perşembe, 26 Mart 2020 09:49

Bir sineğin bir kartalı devirdiği dünya

Yazan

Üstad Ekrem Demirli son yazısında gözle görünmeyen bir virüsün koca ülkeleri batma noktasına getirmesine ve güçlü ve sağlıklı olduğunu düşünenlerin kendilerini korkudan eve hapsetmesinden hareketle Yunus Emre’nin meşhur şathiyesini hatırlattı bizlere.

Bir sinek bir kartalı salladı vurdu yere
Yalan değil gerçektir ben de gördüm tozunu

Demirli, bu beyitte ilahi tecellilerin gücüne vurgu yapıldığını zikrettikten sonra malum ve meşum virüs olaylarını bu beytin yardımıyla açıklıyor. Ben de Ekrem Demirli’nin bıraktığı yerden devam ederek meseleye bizden öncekilerin yaptıkları yorumlarla devam edeyim.

Devamını okumak için tıklayınız.

Pazartesi, 23 Mart 2020 08:47

Dünyaya geldim gitmeye'den inci mercanlar

Yazan

Sadettin Ökten ve Kemal Sayar hocaların radyoda yaptıkları program, deşifre edilip gözden geçirilerek Dünyaya Geldim Gitmeye Gönül Sadası’ndan Akisler başlıklı bir kitaba dönüştürülmüş. İyi ki de dönüştürülmüş. Mecburen evde kaldığımız şu günlerde ne okusam diye sorup duranlara tavsiye edebileceğim en güzel birkaç kitaptan biri ortaya çıkmış. Kitabı tanıtmak yerine okurken önemli bulduğum için altığı çizdiğim kavramlar ve tanımları müsaadenizle paylaşmak istiyorum.

Boş benlik: İlahi olana ve cemaate bağlılığın kalmadığı benlik.

Çay: Küçük ihvan.

Devrin kıtlığı: Tanrı’nın sözlerini işitme kıtlığı.

Dindar: Gösterişi sevmeyen kişi.

Doruk yaşantı: Hakikati arayan ruh.

Devamını okumak için tıklayınız.

Cumartesi, 21 Mart 2020 10:52

Miracı bir de ediplerden dinleyin

Yazan

Kandil gecelerini nasıl ihya edersiniz? Sadece ibadet ederek mi? Benim birkaç yıldan beri yaptığım bir iş var. Edebiyatımızda miracı anlatan eserleri okumak veya mevlitlerin miracın anlatıldığı bahisleri okumak. Bu sene malum, evlerdeyiz, çocukları da toplayıp yüzyıllardan beri bu topraklarda yapıldığı gibi sesli okumak niyetim var. Belki bu vesile ile böyle bir adet başlatırım evde.

Hz. Peygamber’in miraç mucizesini öğrenmek için aklımıza gelen ilk kaynak siyer kitaplarıdır. Onlardan da ilgili bahis okunabilir. Ama ille de edebi metinler. Niçin ısrar ettiğimin anlaşılması için bir örnek vereyim. Hamidullah’ın meşhur siyer kitabından tamamını alıntılamayacağım için sadece miraç olayının gerçekleştiği gecenin başlangıcını şuraya alayım:

Devamını okumak için tıklayınız.

Çarşamba, 18 Mart 2020 12:19

Bedr'in aslanları ancak o kadar şanlı idi

Yazan

Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale şehitleri ve gazileri için yazdığı şiirin Türk edebiyatının abidevi metinlerinden biri olduğu erbabının ve ehlinin kabul ettiği değişmez bir hükümdür. Büyüklüğü hem konusundan hem de şiirin kusursuz olmasından geliyor. İçerik ve biçimin mükemmel olduğu bu şiirin Çanakkale şehit ve gazilerinin Bedir savaşına katılan ashab-ı kirama benzetildiği mısraı zaman zaman tartışılıyor.

Sadece o mısraı aldığımda meselenin anlaşılmasında sıkını yaşanacağını düşündüğüm için birkaç beyit öncesinden alarak alıntılıyorum.

Yaralanmış temiz alnından, uzanmış yatıyor; 
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor! 

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! 
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. 

Devamını okumak için tıklayınız.

Pazar, 15 Mart 2020 12:50

Akademisyen ve tatil

Yazan

Hepinizin bildiği gibi, malum virüsten dolayı üniversiteler de ilk ve ortaöğretim okulları gibi üç hafta tatil edildi. MEB Bakanı, öğretmenlerin evlerinde kalmasını söyledi. YÖK ise akademisyenleri idari izinli saymadı. Bunun üzerine bazı genç akademisyenler, öğretmenlere izin verildi, bize niye izin verilmedi, diye sosyal medyada nümayişe kalkıştı. Daha da vahimi bir kısım tecrübeli akademisyenin bu nümayişleri teşvik etmeseydi.

Akademisyenlerin görevi

Mesai mefhumu olmayan bir akademisyenin üç görevi vardır. Birincisi araştırma yapmaktır. İkinci ders vermek ve öğrenci yetiştirmektir. Üçüncüsü de ürettiği bilimsel bilgiyi topluma aktararak toplum hayatının niteliğini artırmaya çalışmak, sorunların çözülmesine yardımcı olmaktır. Bugünlerde enfeksiyon hastalıkları uzmanı hocaların televizyonlarda yaptıkları mesela topluma hizmetten başka bir şey değildir.

Devamını okumak için tıklayınız.

12 Mart 1921. İstiklal Marşının kabulünün üzerinden 99. yıl geçmiş. Merak ettim ve birkaç ülkenin milli marşının ilk mısraını tetkik ettim ve bizim milli marşımızla mukayese etmek istedim. Milli marşları okuduğumda bir kısmının ülkenin güzelliklerine övgü, bir kısmı tarihine saygı, bir kısmı bağımsızlık mücadelesi ve bir kısmı da halkı öne çıkarıyor.

Ne demek istediğimi açıklamaya çalışayım. Mesela Almanlar. Almanların milli marşı;

Birlik, hak ve özgürlük 
Alman vatanı için

ile başlıyor ve

Almanya Almanya her şeyin üstünde 
Dünyadaki her şeyin üstünde.

Devamını okumak için tıklayınız.

Pazartesi, 09 Mart 2020 11:27

Eğitime ara vermeye hazır mıyız?

Yazan

Coronavirüs dünyayı sarsmaya devam ediyor. Çok şükür ülkemizde henüz coronavirüs görülmedi. Allah’tan niyazımız şu belanın ülkemize girmeden havaların ısınması. İnşallah en hafif şekilde bu musibeti de atlatırız.

Ama bu ülkemizde görülmeyecek anlamına gelmiyor ve bugüne kadar görülmemesi büyük bir başarı. Bu kadar göç alan ve seyahat eden çok sayıda vatandaşı olan bir ülkede, hele hem doğusundaki hem batısındaki komşularında görülmüşken bize de uğrama ihtimalini hiç aklımızdan çıkarmamalı ve hazır olmalıyız. Medyadan takip edebildiğimiz kadarı ile Sağlık Bakanlığı önlemleri artırıyor. Ancak onca önleme rağmen tehlike geçmiş değil ve müteyakkız olmamız gerekiyor.

Devamını okumak için tıklayınız.

Cuma, 06 Mart 2020 10:15

Şehitler telesi boş değil

Yazan

“Bayrak”, “Fetih Davulları”, “Selimler”, “Kubbeler”, “Süleymaniye” gibi kendisinden daha çok bilinen şiirlerin de sahibi olan bayrak ve vatan şairi olarak bildiğimiz Arif Nihat Asya’nın;

Seccaden kumlardı...
Devirlerden, diyarlardan
Gelip göklerde buluşan
Ezanların vardı

dizeleriyle başlayan “Naat”ı duygu ve estetik bakımından son devirde yazılmış naatlerin en mükemmel örneklerinden biri.

Son günlerde sıkça işittiğimiz “Şehitler tepesi boş değil” cümlesi de Arif Nihat Asya’nın en çok bilinen birkaç şiirinden biri olan Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor isimli şiirinin ilk mısraı.

Devamını okumak için tıklayınız.

Çarşamba, 04 Mart 2020 12:33

MEB'in sessiz devrimi: EBA

Yazan

Geçtiğimiz günlerde MEB Bakanı bir açıklama yaptı. Ani gelişen olayların sıcaklığı ve yoğunluğundan gündemi yeterince meşgul etmeyen haberde yenilenen Eğitim Bilişim Ağı (EBA) ile ilgili olarak "Her bir çocuğun kendine özgü sayfası, takvimi, ilerleme hızı, mevcut dersleri, soruları, konuları kendisine özel bir şekilde yapılabiliyor." dedi.

Tesadüfen inceleme fırsatı bulduğum EBA’yı çok beğendiğimi ve etkilendiğimi söylemeliyim. Beni çok heyecanlandıran bir uygulamanın tam manasıyla eğitim-öğretim hayatının içine girmesi ile matbaanın bulunması ile ders kitaplarının basılarak çoğaltılmasının verdiği katkıya benzer bir katkıda bulunacağını söylesem çok iddialı bir cümle kurduğumu düşünenleriniz olacaktır hiç şüphesiz. Ama ben bu cümleyi tüm kalbimle inanarak kuruyorum. Öğretmenlerin ve öğrencilerinin hayatlarının bir parçası haline getirdikleri takdirde okulu ve okul yaşantısını radikal bir biçimde değiştirecek bir yenilikten bahsediyorum.

Devamını okumak için tıklayınız.

Khan Akademi’yi duymuştum, yaptıklarını biliyordum ama yazdığı kitabı okumamıştım. Kabaca eğitim-öğretimi sınıf dışına çıkarmak ve okulda öğrenebileceklerden daha fazlasını zaman ve mekâna kayıtlı olmadan öğrenme imkânı sunmak. Kitabı geçen hafta okudum ve aklıma bana bundan birkaç ay önce bir arkadaşımın sorduğu soru geldi.

Arkadaşım, bana, çalıştığı üniversitenin yöneticilerinden birinin kanunda yazılı diye Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü programına Türk Dili dersini, Tarih Bölümü programına İnkılap Tarihi dersini ve İngilizce Öğretmenliği ve İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü programına da İngilizce dersini koymanız lazım, olmaması yasaya uygun değil, suç işliyorsunuz, diye uyardığını anlattı. İnsan, kanunda yazılı olan bir maddenin koşulsuz herkese uygulanması gerektiğini sanan ve genel hüküm-özel hüküm ilişkisinin varlığında bihaber olan yöneticinin sadece hukuk bilgisi hakkında değil mantık bilgisi hakkında da şüpheye düşüyor.

Devamını okumak için tıklayınız.

Page 1 of 29

........Kitaplarım........

 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2019 İsmail Güleç