Tasavvuf

Etkinlik Takvimi

26 Ara 2017;
05:30PM - 07:00PM
Garipname Okumaları
18 Ara 2017;
02:00PM - 03:00PM
Ney nedir, ne der?
12 Ara 2017;
05:30PM - 07:00PM
Garipname Okumaları
11 Ara 2017;
05:00PM - 06:30PM
Tarihçiler için edebiyat
29 Kas 2017;
06:00PM - 07:30PM
Gazel İncelemeleri

Kimler Sitede

60 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 28

Dün 37

Haftalık 28

Aylık 619

Tüm Zamanlar 243711

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Cumartesi, 03 Haziran 2017 01:47

Bir yönetici tipi olarak katır ve deve Öne Çıkarılmış

Yazan
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Tahmin edebiliyorum, başlığı biraz tuhaf buldunuz. Yönetici tipi olarak katır ve devenin pek alışık olmadığımız türden bir benzetme olduğunu ben de biliyorum. Günlük dilde kullandığımız anlamıyla düşünecek olursak deve için kaba saba, katır için de inatçı bir insan tipi aklınıza gelebilir. Acele etmeyin böyle düşünmekle, başka anlamları da var. Ne mi? Buyurun.

Hikaye Mesnevî’den.

Nasıl olmuş diye sormayın, bir katır ile bir deve arkadaş olmuş. Birlikte yolculuğa çıkmışlar. Deve iniş ve yokuşlarda, çakıllı ve kumlu yollarda pek düzgün ve pek rahat gidermiş. Buna karşın katır yokuş çıkarken zorlanır, inerken yuvarlanırmış. Devenin bu rahat ve sakin yürüyüşünü görünce dayanamamış, sormuş:

 

- Deve kardeş! Sen iyi bir yol arkadaşısın. Sen yokuşlarda, inişlerde, sarp yollarda düşmeden güzelce gidiyorsun. Ben ise yolunu şaşırmış kimse gibi tepetaklak oluyorum. İster kuru yol olsun, isterse çamurlu, her zaman yüzükoyun düşüyorum. Lütfen söyle bana, sen nasıl oluyor da düşmeden gidiyorsun? Söyle, ben de bileyim, artık düşmeyeyim.

Katırın bu durumuna çok üzülen deve ona cevap vermiş:

- Ey bahstsız arkadaşım! Benim gözüm seninkinden daha parlak. Ayrıca boynum uzun olduğu için yüksekten bakmakta. Yüksek bir tepeye çıktığımda patikanın sonunu görürüm. Allah, tüm yollarının iniş ve çıkışını bana gösterir. Ben her adımımı görerek atarım. Onun için sürçmekten ve düşmekten kurtulurum. Oysa sen üç adım ötesine bakmazsın. Yemi görürsün ama, altındaki tuzağı görmezsin. Şimdi sen cevap ver. Oturmada, yürümede hiç gözü gören ile görmeyen bir olur mu?

Bu hikayeyi birçok şekilde yorumlayabiliriz. Buradaki deve, ilk akla gelen anlamda değil gördüğünüz gibi. Hikâyede deve, akıllı, bilgili, irfan ve basiret sahibi kimseleri sembolize ediyor. Hadis-i şerifte bu kimseler şöyle tarif edilir:

“İnananlar yumuşak huylu, yavaş tabiatlı olur. Güzel yürüyen ve çekince gelen deveye benzerler.”

Madem yönetici modeli olarak aldık, o zaman bir de ona göre açıklayalım. Bir yönetici tipi olarak deve, acele etmeden, kızmadan, hiddetlenmeden işlerini yapan, bir iş yapmadan önce hesap eden, sonunu düşünen ve ona göre hareket eden, günlük olaylara ve kişilere kapılarak hedefinden uzaklaşma gafletine düşmeyen akıllı yönetici. Sırtındaki yük sorumlu olduğu kurum ve kuruluşlar. Düşmeden devrilmeden yürümesi kurumunu akıllıca ve bilgece yönetmesi. Bu yöneticiler hem kendilerine zarar vermezler, hem de yönettikleri kuruma.

Katır ise geçimsiz, dikkatsiz, düşünmeden hareket eden, hiddetlenince ne yapacağını bilmeyen cahil kimseler oluyor. Yönetici tipi olarak ise günlük olayların arasında kaybolup giden, kişilere takılıp kalarak asıl amacını unutan ve işi nihâyete erdirene kadar başını gözünü yaran, yani çokça hata yapıp kurumuna zarar veren yönetici tipi. Sırtındaki yükle birlikte düşen, hem taşıdığı yüke yani sorumlu olduğu kuruma hem de kendisine zarar veren tip. Deve gibi uzaklara, yani hedeflere odaklanmayıp önüne, yani günlük işlere takılıp kaldığı için vaktini zayi ediyor ve hedefine varmakta gecikiyor.

Fakiriniz de hasbelkader kısa sayılmayacak bir süre  muhtelif yerlerde yöneticilik yaptı, yapıyor. Şimdi beni tanıyanlar bu hikayeyi neden anlattığımı düşünecekler. Kendim için yazmadım dersem bana inanır mısınız?

Okunma 551 kez Son Düzenlenme Cumartesi, 03 Haziran 2017 14:36

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

........Kitaplarım........

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

 

 

© 2005 - 2017 İsmail Güleç