Mevlana ve Mesnevi

Etkinlik Takvimi

Etkinlik yok

Kimler Sitede

166 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 60

Dün 116

Haftalık 722

Aylık 2650

Tüm Zamanlar 286759

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Mevlana ve Mesnevi - İsmail Güleç
Mevlana ve Mesnevi

Mevlana ve Mesnevi (19)

Salı, 04 Temmuz 2017 10:28

Allah’ın kahrından kaçılır

Yazan

Ahmağa verilecek en güzel cevap ancak sükuttur.

(İbni Hibbân

Bu kadar çok okunacağını bilmiyordum. Bilsem daha önceden yazardım, diyecek oldum lafı ağzıma tıkadılar:

- Önceden olacakları bilsen zaten bugün burada olmazdın.

Hay Allah, laf buraya nereden geldi şimdi! Dün neredeydim, bugün neredeyim, bir yerlerde olmam mı lazım? Ne biçim laf bu! Ben sıradan bir yazıdan bahsediyordum oysa. İnsan zaten bu devirde zor neşeleniyor. Haberler, facebook, yoldan geçenler, Fenerbahçe, trafik, insanın canını sıkan, moralini bozan o kadar çok şey var ki. Kırk yılın başında bir keyif alalım dedik, onu da çok gördüler. Olacakları bilsem burada olmazmışım. Nerede olurdum peki! Sanki olacakları herkes biliyor. Hani gaybı sadece Allah bilirdi? İmandan bir cüz bu üstelik. İçten gelerek söylediyse tecdid-i iman gerekir. Ben söylemiyorum bunu, bizim caminin her şeyi bilen hocası söylüyor. Ben aklıma bir şey takıldı mı önce ona sorarım. Din işlerinde şaka olmaz. Maazallah adam dinden imandan olur. Yine lafı uzattım, farkındayım. Konuya döneyim hemen.

İnsanda neşe bırakmıyorlar demiştim en son. Ne olmuş biraz sevinsem, kime ne zararı olur?

Pazar, 02 Temmuz 2017 12:40

Kıymeti bilinmemek yahut ahırdaki ceylan

Yazan

 

Yıllardan beri Mesnevi’yi okurum, hakkında yazarım. Anlıyormuşum gibi bir de sağda solda Mesnevi’yi anlatmışlığım da vardır. Ama hâlâ tam manasıyla anlamış değilim. ilk defa okuyormuşum gibi gelen hikâyeleri, sözleri var Mevlana’nın. İki türlü şaşkınlık yaşıyorum bu durumda. Biri benim aptallığıma, diğer Mevlana’nın büyüklüğüne. Kendime şaşırıyorum ve gülüyorum. Çünkü yıllardan beri okuduğumu ve anladığımı sandığım bu kitapta hâlâ anlamadığım yerler var. İkincisi ise Mesnevi’nin büyüklüğü karşısında şaşırıyorum. O kadar gizemli bir kitap ki her dolaştığımda daha önce görmediğim veya farketmediğim bir başka güzelliğini gösteriyor bana.

Bu adam ne geveliyor dediğinizi duyar gibi oldum, haklısınız. Biraz kendi kendime konuşuyor gibi oldum. Merâmımı ve ne kastettiğimi vuzuha kavuşturayım biraz.

Malumunuz, çocuklara Mesnevi’deki hayvan hikâyelerini açıklamaya çalışan bir kitap hazırladım. Bu aralar Mesnevi’deki hikayelerle ile hemhâl oldum anlıyacağınız. Sözü uzatmayayım tekrar, sadede geleyim.

Cumartesi, 03 Haziran 2017 01:47

Bir yönetici tipi olarak katır ve deve

Yazan

Tahmin edebiliyorum, başlığı biraz tuhaf buldunuz. Yönetici tipi olarak katır ve devenin pek alışık olmadığımız türden bir benzetme olduğunu ben de biliyorum. Günlük dilde kullandığımız anlamıyla düşünecek olursak deve için kaba saba, katır için de inatçı bir insan tipi aklınıza gelebilir. Acele etmeyin böyle düşünmekle, başka anlamları da var. Ne mi? Buyurun.

Hikaye Mesnevî’den.

Nasıl olmuş diye sormayın, bir katır ile bir deve arkadaş olmuş. Birlikte yolculuğa çıkmışlar. Deve iniş ve yokuşlarda, çakıllı ve kumlu yollarda pek düzgün ve pek rahat gidermiş. Buna karşın katır yokuş çıkarken zorlanır, inerken yuvarlanırmış. Devenin bu rahat ve sakin yürüyüşünü görünce dayanamamış, sormuş:

Cumartesi, 10 Aralık 2016 11:55

Fareler develeri yederse...

Yazan

Bugünlerde karşılaştığım bir olay üzerine Mesnevi’deki deve ile fare hikayesi aklıma geldi. Hikaye, fare gibi boyunun, bilgisinin, aklının kıtlığına bakmadan hasbelkader bir yere gelip işgal ettiği makamın ağırlığını kaldıramayanları çok güzel anlatır. Kendini ve haddini bilmeyenleri de çok güzel tarif eder.

Hikaye şöyle:

Bir farecik bir devenin yularını eline geçirdi ve kibirle yola koyuldu. Deve çabuk olduğu için onunla birlikte yola düştü. Farecik de kendisini çok beğendi ve ¨Ne kadar da akıllı ve güçlüyüm, koskocaman deveyi götürüyorum¨ diye gururlandı. Deve, farenin kendini beğendiğini anladı ve içinden, az sonra görürsün ne kadar büyüksün, dedi ve sessizce fareciğin peşinden gitmeye devam etti.

........Kitaplarım........

 
 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2018 İsmail Güleç