Mevlana ve Mesnevi

Etkinlik Takvimi

26 Ara 2017;
05:30PM - 07:00PM
Garipname Okumaları
18 Ara 2017;
02:00PM - 03:00PM
Ney nedir, ne der?
12 Ara 2017;
05:30PM - 07:00PM
Garipname Okumaları
11 Ara 2017;
05:00PM - 06:30PM
Tarihçiler için edebiyat
29 Kas 2017;
06:00PM - 07:30PM
Gazel İncelemeleri

Kimler Sitede

60 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 28

Dün 37

Haftalık 28

Aylık 619

Tüm Zamanlar 243711

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Pazar, 13 Ağustos 2017 16:43

Kışın söz verip yazın unutmak Öne Çıkarılmış

Yazan
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Daha önce anlatmıştım sizlere. Bizim büyük oğlan kitapta Papağan ve Bakkal hikayesini okuduktan sonra bana yanlış anladığımı söylemişti. Beni çok şaşırtacak şekilde hikayeye başka bir açıdan yaklaşmıştı. Ben de bunu hem yazmış hem de sağda solda anlatmıştım. Bizim küçük oğlan da okumuş doğal olarak. Okuduktansonra yanıma geldi ve biraz çıkışır gibi hafif sert bir tonda sordu:

- - Baba!

- - Efendim güzel oğlum.

- - Yazını okudum.

- - Ah çok teşekkür ederim. Hangisini?

- - Şu son yazdığın, içinde bakkal ve papağan olan.

- - Ha, onu mu, peki nasıl buldun, beğendin mi?

- - Beğendim ama benim söylemek istediğim başka bir şey.

- - Allah Allah, bizim çocuklara ne oldu böyle! Peki söyle.

 

-   - Ben de kitabındaki köpek hikayesini açıklayayım sana.

- - Hangi köpek hikayesi?

- - Kışın ev yapacağım deyip yazın yatan köpeğin hikayesini.

- - Onu açıklamamış mıyım?

- - Açıklamışsın ama ben okuyunca başka şeyler düşündüm.

- - Ne düşündün?

- - Kızmazsan söyleyeyim.

- - Kızmam, söyle.

- - Aklıma sen geldin.

- - Ne, ben mi geldim! Ne alakası var oğlum hikaye ile benim durumumun? Bizim çocuklar da bir tuhaf. Hikayeleri okuyunca akıllarına ben niye gelirim, anlamam.

- - Bence var.

- - Saçmalama.

- - Hani kızmayacaktın.

- - Peki kızmıyorum. Ne ilgisi varmış hikayenin benimle.

- - Kızacaksan anlatmam.

- - Tamam oğlum, kızmayacağım.

- - Sen bize bir şeyler yapacağım diye söz veriyorsun, sonra yapmıyorsun.

- - Onun hikaye ile ne alakası var?

- - Sen bazen yurt dışına gidiyorsun, bir iki hafta kalıyorsun ya.

- - Evet.

- - Bizi aradığında bir şey söylüyorsun.

- - Ne diyorum?

- - Gelince şuraya gideceğiz, bunu yapacağız diye birçok şey söylüyorsun.

- - Eee.

- - Geldikten sonra da dediklerini yapmıyorsun.

- - Yapmıyor muyum gerçekten?

- - Yapmıyorsun. İnanmazsan anneme sor.

- - Yapıyorum canım. Şimdi bana haksızlık etme.

- - Hani bizi denize götürecektin gelince? Aquaparka gidecektik bir gün.

- - Bir ara gideriz inşallah.

- - O ara gelmeden kış gelir baba. Sen yine başlarsın yaz gelince şunu yaparız, bunu yaparız.

- - Hay Allah. Gerçekten öyle mi düşünüyorsun.

- - Bir örnek daha vereyim mi?

- - Bir örnek daha mı!

- - Evet.

- - Ver bakalım.

- - Ligler başlayınca sizi maça götüreceğim dedin.

- - Eeee.

- - Şimdi ise sen küçüksün, dayanamazsın, passoligin yok deyip götürmüyorsun.

- - Hı.

Bir şey diyemedim bizim küçük oğlana. Gerçekten haklı mı diye düşünmedim değil. Özellikle okullar açık olduğu dönemlerde yaz gelse de vakit bulup şu makaleyi tamamlasam veya kitabı bitirsem dediğim çok olur. Yaz gelir, bugün yaparım, yarın yazarım, öbürgün tamamlarım derken bir de bakarım okullar tekrar açılıvermiş.

Bizim küçük oğlan haklı olabilir mi? Hikaye aşağıda. Lütfen kararı siz verin...

Ev yapmak isteyen köpeklerin hikâyesi

Kış gelince köpekler o kadar üşür, o kadar üşürmüş ki kemikleri toplanır, derisi büzülür, soğuktan küçücük olurlarmış. O zaman dermiş ki;

- Bu böyle olmayacak, neredeyse soğuktan donacağım. Yaz gelince kendime şöyle taştan, kışın beni soğuktan koruyacak güzel bir ev yapayım da bir daha böyle donmayayım.

Böyle dermiş demesine amma, yaz gelince kemikleri ısınır, gürbüzleşir, irileşirmiş. O zaman kendini büyük görürmüş ve dermiş ki;

- Sen ne iri köpeksin! Bu halinle hangi eve sığarsın?

Böylece bir gölgeye çekilir, tembel, tok ama güçsüz ve bencil olurmuş. Gönlü ona, kış gelecek yine donacaksın, kendine bir ev yap, dermiş; canı da, bu gövde bir eve nasıl sığar, dermiş.

Böyle düşündüğü için kopek, her kış gelince soğuktan donar, baharı dört gözle bekler, yine yaz gelince kendime ev yapacağım, dermiş, yaz gelince de ev yapmaya üşenirmiş. Hayatı böyle geçer gidermiş.

Ne karar verdiniz çok merak ediyorum.

Okunma 279 kez Son Düzenlenme Pazar, 13 Ağustos 2017 20:52

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

........Kitaplarım........

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

 

 

© 2005 - 2017 İsmail Güleç