Mevlana ve Mesnevi

Etkinlik Takvimi

26 Ara 2017;
05:30PM - 07:00PM
Garipname Okumaları
18 Ara 2017;
02:00PM - 03:00PM
Ney nedir, ne der?
12 Ara 2017;
05:30PM - 07:00PM
Garipname Okumaları
11 Ara 2017;
05:00PM - 06:30PM
Tarihçiler için edebiyat
29 Kas 2017;
06:00PM - 07:30PM
Gazel İncelemeleri

Kimler Sitede

14 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 27

Dün 37

Haftalık 27

Aylık 618

Tüm Zamanlar 243710

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Mevlana ve Mesnevi - İsmail Güleç
Mevlana ve Mesnevi

Mevlana ve Mesnevi (12)

Böyle bir şeyle karşılaşacağımı hiç tahmin etmezdim. Bir ara iş çığırından çıkmaya başladı galiba diye düşünmeye başlamadım değil.

Ne demek istediğimi, neyi kastettiğimi biraz daha açayım. Efendim, malumunuz Mesnevi’den Hayvan Hikayeleri kitabı yayınlandıktan sonra çevremdeki insanlar kitapta benim yaptığım açıklamaları yetersiz buldukları için bana yardımcı oluyorlar sağ olsunlar. Ben de bunları sizinle paylaşıyorum. Bu sefer Aslan, Kurt ve Tilki hikayesini eksik anlamış ve yorumlamışım. Farklı bir katmanı daha varmış hikayenin, ama ben fark etmemişim.

Mesnevi’deki hikaye şöyle:

Ava giden aslan, kurt ve tilki*

Bir aslan, bir kurt, bir tilki birlikte ava çıkmışlar. Birbirlerine yardım ederek av hayvanlarını adamakıllı yakalamayı, onların yolunu kesmeyi planlamışlardı.

Üçü de beraberce o geniş ovada birçok av elde etmek niyetindeydiler. Aslan, onlarla beraber avlanmaktan utanmaktaysa da yine onları ağırladı, onlara yoldaş oldu.

Pazartesi, 04 Eylül 2017 11:20

Tedbir takdirin bir cüzüdür

Yazan

Bir arkadaşımızın köy dönüşünde başından geçenleri anlattığım yazıyı hatırlayacaksınız, tabi ki okuduysanız. Yine bir akşam, neredeyse tamamı üniversite mezunu, doktoralı, mastırlı kişilerden oluşan bir meclisteyiz. Laf döndü, dolaştı, benim yazıya geldi. Eh tabi lafı oraya getirmek için benim de azıcık gayretim oldu, inkar edecek halim yok. Şimdi siz benim yazılarımdan bahsetmek için fırsat kolladığımı felan düşüneceksiniz ama yanılıyorsunuz. Konu kendiliğinden oraya geldi.

Şimdi siz nasıl geldi, söyle de bilelim, dersiniz. Ben de sizi merakta bırakmak istemem.

Malum bayramlarda milletçe bizi üzen tek şey tr1afik kazaları. Bu bayramda trafik kazalarında ölenlerin sayısı biraz azalmış ama hâlâ yüksekmiş, devlet tedbir almalıymış, kamyonlar yola çıkmamalıymış, mış mış da mış. Devletin ihmalini ve kusurunu konuştuktan sonra bu sefer de sürücüler ve arabaların kusurları konuşulmaya başlandı. Acemi sürücüler uzun yola çıkmamalı, şu kadar yaş üzeri arabalara izin verilmemeli, her iki saatte bir mola verilmeli gibi birçok öneri peşpeşe sıralandı.

Pazar, 03 Eylül 2017 16:11

Hiçbir şey göründüğü gibi değildir

Yazan

Ya da dervişlik halleri

Bayramların güzel taraflarından biri de uzun zamandan beri görmediğiniz eş dost ve akrabalarımızı görme imkanı bulmamız. Ben de yıllardan beri görmediğim akrabalarımı gördüm, sohbet ettik, halimizi hatırımızı sorduk, başımızdan geçen ilginç olayları paylaştık.

Köydeyiz, yine bir akşam, namazlar kılınmış, kavurmalar yenmiş, herkes kendisini taşıyabildiği bir koltuğa veya mindere zar zor atmış, kendisine birilerinin çay getirmesi için içinden Allah’a dua ettiği bir ortamda akrabalardan biri hiç ilgisi yokken bana işittirmek ister gibi bir şeyler anlatmaya başladı.

- Bir seferinde köyden İstanbul’a dönüyorum. Akşam oldu ve büyük oğlan açım demeye başlayınca biz de yolumuzun üzerindeki Amasya’ya uğrayalım dedik. Yeri gelmişken söyleyeyim, Amasya’yı çok beğendim. Tarihi eserleri öyle güzel ortaya çıkarmışlar ki insanın ayrılası gelmiyor. Bayıldım, diyeyim de gerisini siz tahmin edin artık. Amasya’nın tarihi camilerinden Mehmet Paşa Camiin önünde durduk, arabayı parkedip camiye gittik. İmamı bayram iznine gittiği için cemaatten birinin kıldırdığı akşam namazının ardından oğlanın karnını doyurmak için ırmak yoluna doğru yürüdük. Irmak, yanındaki yol, serin esen rüzgar, ırmağın karşı tarafındaki kral kayaları, evler, konaklar, hepsi o kadar harika idi ki içimden, ne güzel yer, burada bir gün akşama kadar kalabilirim dedim.

Pazar, 13 Ağustos 2017 16:43

Kışın söz verip yazın unutmak

Yazan

Daha önce anlatmıştım sizlere. Bizim büyük oğlan kitapta Papağan ve Bakkal hikayesini okuduktan sonra bana yanlış anladığımı söylemişti. Beni çok şaşırtacak şekilde hikayeye başka bir açıdan yaklaşmıştı. Ben de bunu hem yazmış hem de sağda solda anlatmıştım. Bizim küçük oğlan da okumuş doğal olarak. Okuduktansonra yanıma geldi ve biraz çıkışır gibi hafif sert bir tonda sordu:

- - Baba!

- - Efendim güzel oğlum.

- - Yazını okudum.

- - Ah çok teşekkür ederim. Hangisini?

- - Şu son yazdığın, içinde bakkal ve papağan olan.

- - Ha, onu mu, peki nasıl buldun, beğendin mi?

- - Beğendim ama benim söylemek istediğim başka bir şey.

- - Allah Allah, bizim çocuklara ne oldu böyle! Peki söyle.

Page 1 of 3

........Kitaplarım........

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

 

 

© 2005 - 2017 İsmail Güleç