Kitap Değerlendirme & Eleştirileri

Etkinlik Takvimi

07 Nis 2020;
09:00PM - 11:00PM
Enderun Sohbetleri

Kimler Sitede

95 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 30

Dün 98

Haftalık 413

Aylık 128

Tüm Zamanlar 344221

Kubik-Rubik Joomla! Extensions

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Salı, 28 Mayıs 2013 23:06

Bursa’da Tarikatlar ve Tekkeler Üzerine

Yazan
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Tasavvufla ilgili olup Mustafa Kara Hoca’yı tanımayan ve bilmeyen kimse yoktur. Eğer bilmiyor ve duymamışsa o kişiye de tasavvufla ilgileniyor, denilmez.

Mustafa Kara yayınladığı onlarca makale, bildiri ve kitapla tasavvuf tarihi araştırmalarına büyük katkı sağlamış çok değerli bir bilim adamı ve kültür tarihçisidir. Hocamız, uzun zamandan beri yaşadığı Bursa’yı da ihmal etmemiş, tasavvuf kültürü açısından oldukça zengin olan bu şehrimizin tüm güzelliklerini ortaya çıkaran çok değerli çalışmalar vücuda getirmiştir. Bu çalışmaları burada saymaya kalkışsam bir kaç sayfada bitiremem. O yüzden ben sadece onun Bursa ile ilgili bir eserinden bahsedeceğim: Bursa’da Tarikatlar ve Tekkeler.

Mezkur kitap, ilk defa seneler önce iki ayrı cilt halinde yayınlanmıştı. Roman boyda olan bu iki küçük cilt daha sonra bir araya getirilerek tek cilt halinde yeniden yayınlandı. En son baskısı da Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından resimli olarak yayınlandı. Bende her iki baskısı da var. Karşılaştırdığımda Hoca’mızın o kitap yayınlandığından bu yana hiç boş durmadığını, kitabı görsel malzemelerle de zenginleştirerek kaynak bir esere dönüştürdüğünü görüyoruz.

Bu kitap iki bakımdan da önemli. Biri hazırlayanın gerçekten böyle bir eser hazırlanacaksa akla gelen ilk isim olmasıdır. İkincisi de mekanla ilgili. Eğer bu topraklarda tasavvuf kültürüne dair bir şeyler yazılacak şehir aranacaksa İstanbul’u saymazsak, akla ilk gelen yer Bursa olur. Bu kitap işte bu iki çok önemli ismin bir araya gelmesiyle oluşmuş. Bu bakımdan da ayrıca değerli.

Kitap tasavvuf kültürünün Anadolu’ya gelişinin anlatıldığı bir bölümle başlıyor. Onu Bursa tekkelerine genel bir bakış isimli bölüm izliyor. Daha sonra sırasıyla, bugün bir kısmının adlarını bile unuttuğumuz tarikatlar ve tekkelerinin anlatıldığı bölümler geliyor. Bunlar sırasıyla Kâzeruniyye, Yeseviyye, Kübreviyye, Kadiriyye, Rıfaiyye, Şâzeliyye, Bektaşiyye, Sadiyye, Mevleviyye, Nakşıbendiyye, Sühreverdiyye-Zeyniyye, Melamiyye, Halvetiyye, Celvetiyye, Gülşeniyye ve Mısrıyye takip ediyor. Son söz ve bibliyografya ile de kitap sona eriyor.

Her bir tarikatın Bursa’ya ilk defa ne şekilde geldiği, kim tarafından kurulduğu, kurucusunun hayatı, tekkede şeyhlik yapan zevatın biyografisi, varsa önemli eserleri, tekkelerin resimleri, kitabeleri, bugünkü durumları hakkında ayrıntılı bilgi veriliyor. Bu haliyle de tekkeleri yüzlerce yıl sonuna taşıyabilecek bir kaynak olarak değerlendirilebilir.

Çoğu kere aramızda çok değerli kimseler olur ve biz bunların farkına varmadığımız için hayatımızı zenginleştiremeyiz. Şehirler de böyledir. Şehrin yöneticileri sadece şehrin belediye hizmetleriyle uğraşmayıp kültürel zenginliklerini takip etmeyip bunu tespit edecek çalışmalar yapmasa şehirler kaybolup gider. Bursa Büyükşehir Belediyesi yöneticileri şehirlerini sevdiklerini, sahip oldukları iki kıymeti, Bursa’yı ve Mustafa Kara’yı bir araya getiren bir çalışmayı destekleyerek göstermişler ve şehirlerine en büyük iyiliği yapmışlar. Bursa, Allah göstermesin, bir baştan diğer başa yıkılsa, bu ve Bursa ile ilgili diğer kitaplarda yazılanlarla yeniden inşa edilebilir.

Bize de Bursa’nın manevi zenginliklerini gözler önüne seren bir çalışma yaptığı için Mustafa Kara Hoca’mıza can ü gönülden teşekkür etmek ve Cenab-ı Mevla’dan kendisine böyle güzel eserler yazmaya devam edecek güç ve kuvveti esirgememesini niyaz etmek düşüyor. Tabi Bursa Büyükşehir Belediyesini de unutmuyor, onlara da bu tür çalışmaları destekledikleri için teşekkür ediyoruz ve bu tür çalışmaların devamını bekliyoruz.

İsmail GÜLEÇ

Okunma 2205 kez Son Düzenlenme Çarşamba, 22 Kasım 2017 13:57
0
0
0
s2smodern

........Kitaplarım........

 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2019 İsmail Güleç