Kıbrıs

Etkinlik Takvimi

26 Ara 2017;
05:30PM - 07:00PM
Garipname Okumaları
18 Ara 2017;
02:00PM - 03:00PM
Ney nedir, ne der?
12 Ara 2017;
05:30PM - 07:00PM
Garipname Okumaları
11 Ara 2017;
05:00PM - 06:30PM
Tarihçiler için edebiyat
29 Kas 2017;
06:00PM - 07:30PM
Gazel İncelemeleri

Kimler Sitede

64 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 28

Dün 37

Haftalık 28

Aylık 619

Tüm Zamanlar 243711

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Cumartesi, 06 Mayıs 2017 14:11

Kaybolan şehidalar 1 Öne Çıkarılmış

Yazan
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Esmer Safi

Lefkoşa’yı buraları iyi bilen bir büyüğüm ile gezerken beni Büyükhan’ın Selimiye tarafına bakan sokaktaki bir dükkana götürmüştü. İçeri girdik, selam verdik ve ardından kendisine neden geldiğimizi söyleyince ayakkabıcı bize içerideki şehit mezarının yerini gösterdi. Dükkan içinde merdivan altına gelen kısımda üzeri ahşap sandık ile kaplanmış bir türbe. Ta ki dükkan sahibi kapağı kaldırıp burada diyene kadar orada olduğunu anlayamayacağımız ve kimsenin de ziyaret etme imkanı olmayan bir yerde. Böyle birkaç yer daha varmış, hatta birinin yerini de söyledi. Evkaf binasının karşısındaki dükkanların birinde imiş.

Bunlar dükkanlarda olanlar. Bir de evlerde olanlar var. Bir evin köşesinde, bahçesinde, avlusunda, temellerinde veya uzaktaki tarlasında. Bunların bir kısmı evler yenilenirken kaybolmuş, bir kısmı da zamanla yok olmuş.

Gezilerim esnasında kaybolmak üzere olan ve ancak sora sora bulabildiğim şehidalardan bildiklerimi sizinle paylaşayım. En çarpıcı olanı ile başlayayım. Pınarbaşı köyündeki Esmer Safi.

Esmer Safi

Esmer Safi bugün Lefkoşa’nın kuzeybatısında kalan ve Girne sıradağlarının ovaya bakan tarafında bir köy. Kitaplarda ismini gördüğümüz Esmer Safi’nin makamını görmek için köye geldik. Kimseye sormadan bulmanın imkanı olmadığı için gördüğümüz ilk kişiye sorduk, bizi bakkala yönlendirdi. Bakkal da karısına sordu, karısı ise yan tarafındaki kahvede oturan bir amcaya gitti. Derken ikisi birden kahveden çıkıp yanımıza geldiler. Bize eskiden olduğunu ama şimdi yol genişletme esnasında kaybolduğunu söyledi ve hiçbir iz kalmadığını ilave etti. Kendisinden istirham etmemiz üzerine bizi kırmadı ve götürdü.

Gerçekten amcamızın dediği gibiydi. Taş duvar dışında ortada hiçbir şey yoktu. Daha önce Esmer Safi’ye ait olduğu söylenen şehidanın bulunduğu yerde şimdi yol boyunca giden duvar vardı ve burada bir şehidanın olduğuna dair en ufak bir işaret yoktu.

Şimdi sizin Esmer Safi de kim, diye sorduğunuzu duyar gibi oluyorum. Cevaplayayım efendim.

Esmer Safi esmer tenli, iri ve bembeyaz dişleri olan biri imiş. Kendisine görünen hanım da birkaç yıl önce göçmüş. Bilgi için baktığım kaynakta olay şöyle anlatılıyordu:

"Orak biçme zamanıydı. Her gün sabaha karşı uyanır hazırlanıp teyzemin evine gider onu uyandırırdım. Birlikte ovaya orak biçmeye giderdik. Yine böyle bir günde sabahın erken saatlerinde Zalihe teyzeme gitmek için yola çıkmıştım. Fakat o gün her gün gittiğim saate göre biraz gecikmiştim. Yolda telaşla yürüyordum. Eve yaklaştığım zaman evin karşısındaki duvarın üzerinde beyaz çarşaflı, esmer bir kişinin oturduğu gördüm. Onu teyzem sanıp seslendim. Sesimi duyduğu zaman bana yüzünü dönerek ağzını açtı ve dişlerini gösterdi. Ben korktum. Şehida olduğunu anladım. Besmele çekmeye başladım ve yavaş yavaş oradan uzaklaştım. Bu yaşadığım olayı köyün imamına anlattım. Ona kitap açtırdım. Ayrıca köyün içerisindeki insanlara anlattığım zaman an bana; "Seni parçalamadığına dua et dediler".

Gerçekten Esmer Safi adında biri yaşadı mı, bilmiyoruz. Kadının anlattıkları dışında bildiğimiz bir şey yok. Zan üzerine burada bir şehida olduğu kabul edilmiş. Rivayetler zayıf olduğu için de diğer şehidalar kadar adak adanıp mum yakılmamış.

Esmer Safi gibi, sadece bir kişi tarafından görülen yatırların toplumda kabul görmesi biraz zor oluyor. Hele o kişi bir de halkan biri ise ve bir köyde ise kaybolması kaçınılmaz oluyor.

Okunma 286 kez Son Düzenlenme Cumartesi, 06 Mayıs 2017 14:48

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

........Kitaplarım........

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

 

 

© 2005 - 2017 İsmail Güleç