Kıbrıs

Etkinlik Takvimi

26 Ara 2017;
05:30PM - 07:00PM
Garipname Okumaları
18 Ara 2017;
02:00PM - 03:00PM
Ney nedir, ne der?
12 Ara 2017;
05:30PM - 07:00PM
Garipname Okumaları
11 Ara 2017;
05:00PM - 06:30PM
Tarihçiler için edebiyat
29 Kas 2017;
06:00PM - 07:30PM
Gazel İncelemeleri

Kimler Sitede

63 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 28

Dün 37

Haftalık 28

Aylık 619

Tüm Zamanlar 243711

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Pazar, 09 Nisan 2017 12:56

Kavaklı Dede Türbesi Öne Çıkarılmış

Yazan
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Kıbrıs’taki türbe ve yatır gezilerine devam ediyorum ve meraklıları için de tanıtmaya çalışıyorum. Her gittiğim ve ziyaret ettiğim türbenin diğer türbelerle benzerliği olmasının yanı sıra aynı isimli bir türbenin Türkiye’de de olması dikkatimi çekiyor. Kavaklı Dede de bunlardan biri ve iki benzerlik bu türbede de var.

Özellikle Dalaman, Afyon ve Isparta’da isminde kavak olan yatırların bulunması Türkiye ile Kıbrıs arasında özel bir ilişki olduğunu bize gösteriyor. Bu ayrı bir yazının konusu olduğu için üzerinde durmadan türbeyi size tanıtmaya çalışayım.

Kavaklı Dede türbesi Yukarı Girne mahallesinde Yazıcızade Camiin bulunduğu sokakta, Cemal Gürsel ile Namık Kemal sokaklarının kesiştiği köşede bulunuyor.

Diğer bir çok türbede olduğu gibi burada yatan zatın kim olduğu da bilinmiyor ancak kim olabileceğine dair iki farklı rivayet var. İlki Kıbrıs fethine katılan yeniçerilerden birine ait olduğu şeklinde. Yine Girne Zeytinlik’te bulunan Garip Dede gibi Girne’nin fethine katılan Osmanlı ordusunda olup fetih esnasında şehit olan bir yeniçeri olduğunu düşündüğümüzde burada yatan zâtın da bir şehit olması muhtemel.

Diğer rivayete göre Kavaklı Dede fethin ardından Kıbrıs’a gelen dervişlerden. Müritleriyle birlikte gelen Kavaklı Dede hizmetlerini Yukarı Girne’de sürdürmüş, tekke kurmuş ve vefatının ardından da tekkesinin köşesine defnedilmiş. Vasiyeti üzerine de ayak ucuna kavak dikilmiş. Zamanla buranın adı da Kavaklı Dede olmuş. Bu rivayet ilkine göre zayıf geldi bana. Bir tekke olsaydı mutlaka bir arşiv kaydı çıkardı. Kim bilir, belki de ileride çıkar. Ama şimdilik bir kayda rastlanmamış.

Mezarın yapılması ile ilgili de iki rivayet var. Biri inşaat için, belki de yol genişletmek için kazı yapılırken mezar açılmış ve kemikler şimdiki yerine taşınarak türbe haline dönüştürülmüş. Bir de kavak ağacı dikilmiş ve bunda dolayı da Kavaklı Dede olarak isimlendirilmiş.

Diğer rivayete göre ise Ozanköylü Fehim Efendi adında biri tarafından yapılmış. Yöre halkından birinden derlenen hikaye şöyle:

19. asırda Ozanköy’de Horoz lakaplı bir kabadayı vurularak öldürülmüş. Fehim Efendi’den şüphelenilmiş ve tutuklanmış ve Girne Kalesine atılmış. Buradayken kurtulursam mezarı taşıyıp türbe yaptıracağım diye adakta bulunmuş. Delil yetersizliğinden serbest kalınca da vaadini yerini getirmiş. Türbenin yanına gölge yapsın diye çam diktirmiş, dış tarafa da kavak diktirmiş ve bu türbe artık bu adla anılır olmuş. Daha sonraki yıllarda da kente suyun gelmesi üzerine hayırsever vatandaşlar tarafından çeşme yaptırılmış. Bu çeşmeden istifade eden vatandaşlar da hem dua ederlermiş, hem mum yakarlarmış, hem de türbenin bakımını yaparlarmış.

Türbenin yapılması ile ilgili anlatılan iki rivayet adı sanı bilinmeyen bir şehit askerine ait olma ihtimalinin daha kuvvetli olduğunu akla getiriyor.

Bugün mezarın başında ve ayak tarafında kavak yok. Kavağın ortadan kaldırılması ile ilgili de iki rivayet var. İlki İngiliz döneminde İngiliz tarafından söküldüğüne dair. Diğeri ise 1960’larda türbenin olduğu sokağın genişletilmesi esnasında Rumlar tarafından ortadan kaldırıldığına dair rivayet. Eğer kavağın ayak tarafına dikilmiş olduğunu düşünürsek sokak genişletme esnasında sökülmesi daha makul geliyor bana. Sokak genişletme esnasında türbe de yıkılmak istenmiş ama Türklerin itirazı üzerine yıkılmaktan kurtulmuş.

Burada kavak ağacı ile ilgili olarak birkaç söz söylememiz lazım. Kavak uzun ömürlü bir ağaç değil. En uzun yaşayanı yüz yıl yaşıyor. O da çok nadir. Fethin 1571’de olduğu düşünülürse o dönemden kalması  mümkün değil. 19. yüzyılda dikilmiş olması daha makul. Eh, o tarihten sonra da bir asır geçtiğine göre, kavak ağacının da daha fazla yaşayamayacağı da aşikar olduğuna göre kavak ağacının ortadan kalması doğal. Kavak sonradan konuldu ise  isminin de sonradan verilebilmiş olma ihtimalini düşündürtüyor.

Kavaklı Dede ister bir asker olsun, isterse bir gezici derviş, amacı aynı. Kıbrıs’ta Türkün bekasını sağlamak. Diğer türbe ve tekkelerle birlikte Kıbrıs’ın manevi bekçisi olarak hâlâ görevinin başında.

Okunma 443 kez Son Düzenlenme Cuma, 14 Nisan 2017 09:25

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

........Kitaplarım........

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

 

 

© 2005 - 2017 İsmail Güleç