Denemelerim

Etkinlik Takvimi

28 Oca 2020;
09:00PM - 11:00PM
Enderun Sohbetleri

Kimler Sitede

176 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 137

Dün 76

Haftalık 416

Aylık 2152

Tüm Zamanlar 332945

Kubik-Rubik Joomla! Extensions

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Sınavlar bitti, yaz geldi, okullar tatil oldu ve şehirler boşalmaya başladı. Yazlıkları olanlar yazlıklarına, köyleri olanlar köylerine, olmayanlar da tatil beldelerine gittiler, gidiyorlar. Parası olmayanlar da şehrin park ve bahçeleri ile piknik alanlarında az da olsa tatilin keyfini sürecekler. Ne diyelim, buna da şükür!

Çocuklarımızı köylere göndermemizin ne gibi faydaları var, hiç düşündünüz mü? Düşünmediyseniz gelin birlikte düşünelim.

Çocuklarımızı köye her şeyden önce sıhhatli olmaları için gönderelim. Köy hayatının sağlık bakımından çok faydalı olduğunu uzmanlar söylüyor. Kirlenmemiş havası, suyu ve toprağı varsa çocuklardaki küçük hastalıkları siliyor, büyüklerini de hafifletiyor. Bir de doğal yiyeceklerle beslendiğini düşünün Üç aylık köy hayatı dengeli bir beslenmeyle birlikte çocukları gürbüzleştirecek ve sağlamlaştıracak. Kilosu varsa hafifletecek.

Devamını okumak için tıklayınız.

Epey bir zamandan beri dünyanın ve ülkemizin gündemini Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meşgul ediyor. Yaklaşık 3,5 trilyon metreküp doğalgaz ve 1,7 milyar varil civarında petrol rezervi olduğu söylenen havzaya dünyanın enerji devlerinin ve büyük ülkelerinin kayıtsız kalması düşünülemezdi. Nitekim de öyle oldu. Türkiye de hem kendi hem KKTC’nin bu rezervlerdeki hakkını korumak için başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere bölge ülkeleriyle bir mücadele içinde.

Doğu Akdeniz gaz ve petrol rezervleri ile ilgili başlayan tartışmalar kapalı bölge Maraş’ın iskana açılması kararı ile farklı bir evreye geçti. Şimdi konu ile ilgilenen taraflar bunu tartışmaya başladı ve daha bir uzunca bir süre de tartışılacak gibi duruyor. Bu tartışmaları ehline bırakalım ve benim için onlardan daha önemli olan TDV tarafından Haspolat’ta yaptırılan camie verilen isim meselesine gelelim.

Devamını okumak için tıklayınız.

Pazartesi, 17 Haziran 2019 19:45

Üniversite mezunlarına da mektup var

Karnesini alan lise öğrencilerine mektup yazınca kızı bu sene üniversiteyi derece ile bitiren bir arkadaşım “Üniversiteyi bitirenlere mektup yazmayı düşünmüyor musun?” diye sordu. O ana kadar düşünmemiştim gerçekten. Bu sorudan sonra durumdan vazife çıkardım, kendimce benden böyle bir mektup yazmam beklendiği zehabına kapıldım ve mektup yazmaya karar verdim. Bilgisayarın başına oturdum ve ne ve nasıl yazacağımı düşünürken öğrencilerimizin uzun yazıları okumayı sevmedikleri geldi aklıma. O zaman İsmail dedim kendi kendime, kısa bir mektup yaz da herkes okusun. Öyle de yaptım.

Sevgili Elife,

Devamını okumak için tıklayınız.

Cumartesi, 15 Haziran 2019 10:45

Karnesini alan lise öğrencisine mektup

Sevgili Kerem,

Bugün karneler dağıtılıyor. Son karşılaşmamızda derslerin çok iyi değildi Uzun süreden beri haberleşemediğimiz için tam olarak durumunu bilmiyorum. Karnenin fevkalade olmasa da sınıfta kalmayacak kadar iyi olacağını tahmin ediyorum.

Sevgili Kerem,

Okullar tatile giriyor. Seni koskoca üç ay bekliyor. Bu üç ayı kendince en iyi şekilde değerlendireceğinden en ufak bir kuşkum yok. Kim bilir ne planlar yapıyorsun, neler düşünüyorsun. Belki yardımcı olur düşüncesiyle bir iki tavsiyede de ben bulunayım.

Devamını okumak için tıklayınız.

Salı, 11 Haziran 2019 10:10

Cenneti Arayan Adam'ın Öyküsü

Ziyaüddin Serdar Pakistan asıllı İngiliz vatandaşı bir Müslüman düşünür, yazar, eleştirmen ve yayıncı. Hayatını Müslümanların neden Batı’nın gerisinde kaldıklarını araştırmakla ve Müslümanların kalkınması için neler yapması gerektiğini aramakla geçirmiş bir entelektüel. Elliden fazla kitabı var ve önemlileri de Türkçeye kazandırıldı.

Türkçe yayınlanan eserlerinden Mukaddes Belde Mekke’sini daha önce okumuş ve çok beğenmiştim. Kitabı okurken Kabe’de olanları ve yapılanları öğrendikçe hem üzülmüş hem de ürkmüştüm. Hatta Kabe’nin esir olduğunu ve bu esaretten kurtarılması gerektiğini bile düşünmüştüm. Bir çırpıda okuduğum Cenneti Arayan Adam da beni çok etkiledi. Bunda tercümesinin de başarılı olmasının rolü var elbette. Mütercim sanki Türkçe yazılmış bir metin gibi çevirmiş. Çevirmeni İbrahim Kapaklıkaya da tebrik ve takdiri hak ediyor.

Devamını okumak için tıklayınız.

Mutasavvıfların üzerinde özenle durdukları konuların başında kalbin temizlenmesi gelir. Kalbin temizlenmesi ise iki aşamalıdır. İlki Yunus Emre’nin gönül pasını yumak olarak tarif ettiği gönlü kötü düşüncelerden arındırmak, ikinci aşama ise iyi ve güzel şeyler de olsa bu dünyaya ait olan nesnelere, kavramlara ve şahıslara olan sevgiyi oradan kaldırmaktır. Bunlardan ilki şeriat ile, ikincisi de tarikat ile olur. Böylece boşalan gönül Allah ve sevgisi ile dolacaktır. Buna da marifet denir. Marifet sahibi olduktan sonra da hakikat kendiliğinden gelecektir. Tasavvuf yolcusunun arzularının en önemlisi de budur.

Mesele mühim olunca özellikle mürşit mesabesinde olan mutasavvıflar bu konuda özlü sözler ve şiirler söylemişler, müritlerine ve takipçilerine gönlü temizlemenin yollarını anlatmışlar, cesaretlendirici ve ümit verici vaaz u nasihatlerde bulunagelmişlerdir.

Devamını okumak için tıklayınız.

Pazartesi, 03 Haziran 2019 15:03

Kaç türlü bayram var?

Sizi merakta bırakmadan hemen cevabını vereyim: Üç türlü bayram vardır efendim. Müsaadenizle sırasıyla izah edeyim.

İlki yakınen bildiğiniz, içinde bulunduğumuz günlerde idrak ettiğimiz takvime bağlı olarak kutladığımız bayram. Eriştik çok şükür ve milletçe kutluyoruz. Hepinizin bildiğini düşündüğüm için bu bayramı hemen geçiyorum.

İkinci bayramımız şükrettiğimiz her andır. Bu bayramı Can Yücel izah etsin bize:

Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz
kalınca anlar insan...

Devamını okumak için tıklayınız.

Cuma, 31 Mayıs 2019 10:34

Şeker mi, Ramazan mı?

Bayram semavi olsun veya olmasın, tüm dinlerde olan bir olgu. Yahudilerde üçü büyük yedi dini bayram var. Hristiyanlarda biraz daha az, beş tane. Tabiata bağlı olarak kutlanan iki bayram var. Biri baharın başlangıcı Nevruz, diğeri sonbaharı haber veren Mihrican. Milli bayramlar genellikle o milletin bağımsızlığını kazandığı günle ilgili olduğu için takvimle kayıtlı değil. Senenin herhangi bir gününde olabiliyor. Kısaca farklı kültür ve din olsa da her toplumun en az iki bayramı var.  

Bizde ise dini bayram iki tane. Kurban ve Ramazan Bayramları. Şu aralar mübarek Ramazan ayının son günlerini yaşıyoruz. Kadir gecesinden üç gün sonrası bayram.

Devamı için tıklayınız.

Salı, 28 Mayıs 2019 11:39

Nerede o eski esnaflar?

Zor günlerden geçiyoruz. Toplumun hemen her katmanında ciddi sıkıntılar görülmeye başlandı. Üniversitelerden belediyelere, küçük esnaftan büyük sanayicilere, işçilerden memurlara din, mezhep, meşrep, memleket fark etmeksizin hepimizde küçük ama derin hasarlar bırakacak hastalıklar görülmeye başladı, ahlakımız sorgulanır oldu. Bir virüs gibi vücudumuza giren bu hastalıklara zamanında müdahale etmezsek maazallah kansere dönüşerek hepimizi yok edecek. Söylemek istediklerimi küçük iki örnek üzerinden açıklamaya çalışayım.

Malum Ramazandayız ve iftardan önce baklava almaya gittim.

Devamını okumak için tıklayınız.

Pazartesi, 20 Mayıs 2019 09:59

Geleceğin lisesini inşa etmek

Milli Eğitim Bakanımız 18 Mayıs 2019 Cumartesi günü düzenlediği basın toplantısıyla Ortaöğretim Tasarımı Tanıtım Toplantısı’nda yapmak istediklerini güzel bir sunumla anlattı. Lise eğitiminin çok önemli olduğuna inanan biri olarak dikkatle dinledim. Heyecan verici ve etkileyici sunumdan anladıklarımı konu başlıklarına göre detaya girmeden başlıklar halinde sıralayayım. Daha sonra da değişiklikler hakkındaki düşüncelerimi paylaşayım.

Devamını okumak için tıklayınız.

........Kitaplarım........

 

 
 
 
 
 
 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2019 İsmail Güleç