Denemelerim

Etkinlik Takvimi

04 Şub 2020;
09:00PM - 11:00PM
Enderun Sohbetleri

Kimler Sitede

154 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 19

Dün 61

Haftalık 144

Aylık 2568

Tüm Zamanlar 333361

Kubik-Rubik Joomla! Extensions

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Pazartesi, 02 Mart 2015 14:06

Yaşar kemâle eren her vakit gönüllerde

Yaşar kemâle Eren Her Vakit Gönüllerde

Türkiye, 28 Şubat 2015’te büyük bir edebiyatçısını, Nobel’e aday gösterilen ilk romancısı Yaşar Kemal’i kaybetti. Hayatı boyunca Türklerle Kürtlerin kardeşliğini savunan Yaşar Kemal'in, silah bırakma çağrısının yapıldığı gün gözlerini kapaması kaderin binlerce garip cilvesinden biri olsa gerek. Büyük ihtimalle bu haberden haberdar olmadı ama bu yaşa kadar bu haberi beklediğini söylesek sanırım yanlış bir şey söylemiş olmayız.

Yaşar Kemal’i tanımak demek biraz Türk toplumunu, en azından bir kısmını tanımak, Türkiye’nin son elli yıllık siyasi hayatından ve tartışmalarından haberdar olmak demek. Kutuplaşmanın had safhalara ulaştığı dönemde sol tarafta kaldığı için sağcılar tarafından fazla okunmayan bir yazar olması aslında okumayanlar için bir kayıptı. Aynı şekilde kendilerini solda görüp sağın önemli edebiyatçılarını görmezden gelen solcular için de benzer kayıplar söz konusu. Oysa o Türkçenin romancısı ve hikayecisi idi, iyi bir yazardı ve eserleri okunmayı fazlasıyla hakediyordu. Ama maalesef ideolojik asabiyet ve mahalle baskısı bu ülkenin çocuklarının beslenmelerini eksik bıraktı. Ölümün ardından bir çok insan Yaşar Kemal’i yeniden keşfedecek, neden şimdiye kadar okumadığını kendisine soracak ve hayıflanacaktır. İlk defa okuyacaklara tavsiyem hikâyelerinden başlamalarıdır.

Cumartesi, 28 Şubat 2015 10:43

Yaz demişler anı, o da yazdı

Yaz Demişler Ânı, o da yazdı

Geçen gün muhabbetimiz olan bir arkadaşımın bir bardak çayını içmek ve hatırını sormak üzere odasına uğradım. Sohbetin en koyu yerinde kapı çaldı, kargodan bir paket geldi. Arkadaşım, paketi açtı, içinden kapağı ve tasarımı hoş bir kitap çıktı. Dikkatimi çekti ve elime alıp karıştırdım. İçinde okul, öğretmen gibi kelimeleri görünce okumak için kendisinden istedim. O da, bu aralar çok meşgul olduğunu, dolayısıyla okuyamayacağını söyleyip okumam için kitabı almama müsaaede etti. İyi ki müsaade etmiş. O gece yarısını, ertesi gece de kalan yarısını okuyup kitabı bitirdiğimde huzurlu, biraz da hüzünlü bir mutluluk ve iyilik her tarafımı sarmıştı.

Beni mutlu eden kitap Necdet Subaşı’nın, hatıraları arasından seçtiği kırk olayı yazdığı Yaz Dediler Ânı idi. (Otto Yayınları 2015)

Perşembe, 03 Temmuz 2014 22:28

Ayşe Şasa’nın Bir Ruh Macerası

Ayşe Şasa’nın Bir Ruh Macerası İsimli Eseri 

Geçtiğimiz ay içinde (16 Haziran 2014) Ayşe Şasa’yı kaybettik. Kendisini, Yeşilçam Günlüğü isimli eseri ile gazete ve televizyonlardan tanıyordum. Hayatını kaybettiği günün ertesinde kendisini tanıyan bir çok gazeteci ve yazar onu anlatan yazılar yazdılar. Ben özellikle Salih Tuna’nın ve Ahmet Kekeç’in yazılarını okuduktan sonra onun Bir Ruh Macerası (İstanbul: Timaş Yayıncılık, 2012) isimli kitabını okumaya
Bir çırpıda okuduğum bu kitap aslında bir söyleşi. Kendisine sorulan sorulara Ayşe Hanım’ın içtenlikle verdiği cevaplardan oluşuyor. Okuyanın bazen içini acıtan, bazen de şaşırtın cevaplar. Büyük bir merak, ibret ve hayretle okuduğumu ifade etmeliyim. başladım.

Çarşamba, 11 Haziran 2014 20:33

Serdivan Akademide Mesnevi Dersi

Çalışmaları ile Türkiye’de ilklere imza atmaya devam eden Serdivan Belediyesi Fikir ve Sanat Akademisi verdiği eğitimlerle de faaliyetlerine devam ediyor.

İsmini daha önce duymadığım ve hiç bir eserini okumadığım Rafet Elçi’nin Şair (İstanbul: Fanus Yayınları 2011) isimli romanını bir arkadaşımın evinde tesadüfen gördüm ve konusu şiir ve şair olduğu için dikkatimi çekti ve alıp okudum. Son sözümü ilk baştan söyleyeyim: Beğendim ve etkilendim. 550 sayfalık kitabı üç günde bitirdim. O kadar sürükleyici idi ki ara verdiğim zamanlarda bile aklım kitapta idi ve bir an önce gidip kitabı okumak istiyordum.

Burada kitabın konusunu özetleyip henüz okumamışların meraklarını gidermek istemem. Ancak bazı şeyleri anlatabilmek için kısa da olsa kitapta anlatılanlardan bahsetmem gerekecek.

Tasavvufla ilgili olup Mustafa Kara Hoca’yı tanımayan ve bilmeyen kimse yoktur. Eğer bilmiyor ve duymamışsa o kişiye de tasavvufla ilgileniyor, denilmez.

Mustafa Kara yayınladığı onlarca makale, bildiri ve kitapla tasavvuf tarihi araştırmalarına büyük katkı sağlamış çok değerli bir bilim adamı ve kültür tarihçisidir. Hocamız, uzun zamandan beri yaşadığı Bursa’yı da ihmal etmemiş, tasavvuf kültürü açısından oldukça zengin olan bu şehrimizin tüm güzelliklerini ortaya çıkaran çok değerli çalışmalar vücuda getirmiştir. Bu çalışmaları burada saymaya kalkışsam bir kaç sayfada bitiremem. O yüzden ben sadece onun Bursa ile ilgili bir eserinden bahsedeceğim: Bursa’da Tarikatlar ve Tekkeler.

Cumartesi, 12 Ocak 2013 18:41

PTT’nin Divan-ı Kebir’i

Geçen senenin (2012) sonuna doğru elime çok güzel bir eser geçti. Hz. Pir’in yedi cilt olarak namzettiği, Divân-ı Kebîr’i. PTT, Mevlana Müzesi Yazma Eserler Kütüphanesinde 68 ve 69 numaralarında kayıtlı nüshanın tıpkı basımını aslına uygun bir şekilde çok güzel bir tıpkıbasımını yapmış. Gölpınarlı’ya göre bu en mükemmel ve güzel nüshanın tıpkı basımını yaparak ilim ve kültür hayatımıza kazandırılmasını sağlayan PTT hem kitapseverlerle, hem de Hz. Pir’in muhiplerine güzel bir armağan vermiş oldu.

Perşembe, 10 Kasım 2011 19:58

Modern Bir Yunus Emre Menakıbnamesi

Od

İskender Pala’nın Yunus Emre’nin hayatını anlattığı son romanı Od geçtiğimiz günlerde yayınlandı. (İstanbul: Kapı Yayınları, 2011) Yazarın kitabına neden bu ismi verdiğini Yunus’un Taptuk Emre dergahına taşıdığı odunlardan bahsettiği bölümden öğreniyoruz.  Odun kelimesinin etimolojisi hakkında bilgi verirken aynı zamanda kitabına neden bu ismi verdiğini de söylemiş oluyor.

[“İki Manzum Nasreddin Hoca fıkralarının karşılaştırılması”, Yedi İklim Edebiyat, Kültür, Sanat Aylık Dergi, 138–9 (Eylül-Ekim 2001), İstanbul 2001, s. 137–140.]

İki Manzum Nasreddin Hoca Fıkraları Kitabının karşılaştırması

 

Biz, bu yazımızda, iki farklı alfabe ile yayınlanan iki manzum Nasreddin Hoca fıkra kitabının karşılaştırmasını yapmaya çalışacağız. Bunlar; Köprülüzâde Mehmet Fuad’ın Nasreddin Hoca, Manzum Hikayeler başlığını taşıyan eseri ile Sami Ergun’un Manzum Nasreddin Hoca Fıkra ve Hikayeleri isimli eseridir.
Salı, 08 Aralık 2009 03:42

Hamdî ve Naatları

[İsmail Güleç, “Hamdî ve Na’tları”, Yedi İklim Edebiyat, Kültür, Sanat Aylık Dergi, 194 (Mayıs 2006), s. 183- 187.] 

Hamdî ve NaatlarI

 

 Son devir tefsir ve fıkıh alimlerinden Ahmet Hamdi Serbest 1864’te İskilip’in Ulaştepe mahallesinde doğdu. Babası Serbestzâde Hasan Efendidir. İlk öğrenimine İskilip Hacı Nuh Mektebinde başladı. Rüşdiyeyi de aynı yerde bitirdi. Daha sonra İskilip Tabakhane Medresesine devam etti.

........Kitaplarım........

 

 
 
 
 
 
 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2019 İsmail Güleç