Denemelerim

Etkinlik Takvimi

Etkinlik yok

Kimler Sitede

95 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 1

Dün 115

Haftalık 227

Aylık 2741

Tüm Zamanlar 273099

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Ismail - İsmail Güleç

*

İsmail GÜLEÇ**

Eğitim Fakültelerinin Türkçe Eğitimi Bölümleri programlarında üçüncü ve dördüncü dönemlerde okutulmak üzere Eski Türk Edebiyatı I ve II dersleri bulunmaktadır. Bu derslerin ilki olan Eski Türk Edebiyatı I’in müfredatında 15-16. yy. Türk edebiyatından seçme metinler üzerinde inceleme çalışmaları, dönemin dil anlayışı, toplumsal durumu ve dünya görüşünü ortaya koyacak çalışmalar ile Divan Edebiyatının temel özellikleri, belli başlı türleri ve önemli temsilcileri yer alıyor. Eski Türk Edebiyatı II dersinde ise 17.-18. yy. Türk edebiyatından seçme metinler üzerinde inceleme çalışmaları, aruz ölçüsünün temel mantığı, aruz öğretiminde karşılaşılan sorunlar, aruz ölçüsünün melodisini öğretmeye yönelik çözümleme çalışmaları, aruz ölçüsünün Türkçe ve edebiyat öğretiminde kullanmaya yönelik modern çalışma biçimleri ve yöntem geliştirme yer alıyor. Müfredata göre nazım biçim ve türlerinin ilk dönem, aruzun ise ikinci dönem ağırlıklı olarak işlenmesi öngörülmektedir.

 

Ülkemizde özellikle son yıllarda Mesnevî’den seçilen hikâyelerin bir araya getirilmesinden oluşan kitapların sayısında bir artış gözlemlenmektedir. MEB’in ilk ve orta öğretim öğrencilerine yönelik 100 Temel Eser olarak bir liste tanzim etmesi ve bu eserleri tavsiye etmesi bu artışın nedenleri arasında ilk sırada sayılabi

Çoğu yayınevi, herhangi bir ölçüye başvurmaksızın, hazırlayanın yetkin olup olmadığını düşünmeden kitaplar hazırlatıp yayınlamaktalar. Bu kitapların büyük bir kısmı daha önce yayınlanan kitapların ufak tefek değişiklik yapılmış hali olduğu için neredeyse kitaplar birbirine benzemekte ve amaca tam olarak hizmet etmemektedir.lir

.

Malum, son yıllarda insanlar yedikleri yiyecekler konusunda ziyadesiyle endişe ediyorlar. Kimi gdo’su ile oynanmış yiyeceklere dikkat ediyor. Kimi obeziteye neden olan yiyeceklerin listesini alıp onlardan uzak durmaya çalışıyor. Kimileri arabalarına atlayıp yakınlarındaki köy veya bahçe ürünleri satan pazarlara çıkıyorlar, sadece daha organik yiyecekler almak için. Alacak organik yiyecek bulamayanlar çareyi bahçesinde, balkonunda saksıda biber domates yetiştirmede buluyorlar.

İnsanların böyle arayışlara girmesinin nedeni seyrettikleri televizyonlarda ve okudukları gazetelerde çıkan haberler. Bazı hastalıkların nedeni olarak gösterilen hazır gıda ve junk food denilen ve sağlıksız olduğu söylenen yemek çeşitleri ile ilgili haberlerin üstünde altında konunun uzmanları da görüşlerini söylüyorlar. Böylece herkesin aklına yiyecek konusunda acaba sağlıklı mı, zararlı mı, diye kurt düşürüyorlar. Ondan sonra da sağlıklı gıda için pazar pazar dolaşmalar, uzaklardan sipariş vermeler felan.

Cuma, 18 Eylül 2015 11:21

Ne kadar anlayışlıyız?

Son günlerde herkes aramızdaki anlayışsız insanların varlığından ve artmasından şikayet eder oldu. Çevremiz, kaba insanlardan şikayet edenlerle dolu. Hoşgörü, sabır, empati gibi kavramlar sık hatırlanır ve hatırlatılır oldu. Hepimiz bu durumdan şikayetçiyiz. Her zamanki gibi her birimiz çok anlayışlıyız, ama karşımızdakiler kaba.

Gören olur, canı çeker diye sokakta yemek yememeyi herkes bilir de sokakta çocukların başını okşamamanın nedeni pek bilinmez. Özellikle 93 Harbiyle başlayan ve sonraki yıllarda devam eden göçler ve savaşlar sonucu binlerce çocuğun babasız kalması üzerine babalar, babası olmayan çocuklar görüp üzülmesinler diye çocuklarını sokakta, çarşıda sevmezlerdi. Böyle düşünceli ve anlayışlı bir millet iken bu kadar şikayet edilecek duruma nasıl geldik?

Başkalarını bırakalım, kendimize bakalım. Kendimize şu soruyu soralım: Sen ne kadar anlayışlısın arkadaş?

 

Cumartesi, 05 Eylül 2015 16:21

İnancı bünyenin bir uzvu yapmak

Uzun zamandan beri düşünür dururum. Eylediklerimiz ile söylediklerimiz tutarlı mı? Allah’a tevekkül ettiğimizi, kadere inandığımızı, rızkı verenin Allah olduğunu söylerururuz. Peki davranışlarımız söylediklerimizi destekliyor mu? Şahit olduğum veya dinlediğim birkaç olayla ne demek istediğimi anlatmaya çalışayım. d

Hikayeyi İhsan Fazlıoğlu’ndan dinledim. Yıl 1999. Deprem olmuş, insanlarda bir korku var. Gayet normal. İslamcı olduğunu düşünen ve bunu söylemlerine yansıtan iki arkadaş. Üsküdar’da kiralık bir ev ararlar. Bir ev bulurlar, kapısında anahtarın komşuda olduğuna dair bir not görürler ve komşunun kapısını çalarlar. Karşılarında yaşı yetmişin üzerinde, kıyafeti yirmisinde kaknem, sıska ve kuru yaşlı bir kadın çıkar. (Teyzemiz yaşıyorsa Alah selamet versin, vefat etmişse rahmet eylesin.) Bizimkiler evi görürler ve aralarında evi tutup tutmama konusunu tartışırlar. Deprem olmuştur ve en büyük korkuları evin depreme dayanıklı olup olmadığıdır. Tartışmalar uzayınca kadın dayanamaz, gençler neye karar verdiniz, diye sorar. Gençler de depremle ilgili bir endişeleri olduğunu söyleyince kadın takdirin önünde durulmaz evladım, der. Bizimkiler de evet teyze durulmaz ama tedbir denen de bir şey var, deyince kadın gençlerin hiç beklemedikleri bir cevap verir:

- Evladım, bilmez misiniz, tedbir takdirin bir cüz’üdür.

Cuma, 07 Ağustos 2015 22:00

Edebiyat Kokusu

Nasrettin Hoca Konulu Televizyon konuşmam

Cumartesi, 01 Ağustos 2015 13:56

Neden bu kadar benciliz?

Son günlerde gazetelerde okuduğum televizyonlarda dinlediğim haberler, beni ciddi ciddi düşündürüyor. Hep böyle mi idik, yoksa son yıllarda mı böyle olduk, bilmiyorum. Ne demek istediğimi daha açık anlatmak için şahit olduğum bir olayı müsaadenizle paylaşayım.

Bir yolculuk sonrası uçakla Türkiye’ye dönüyoruz. Havaalanına yaklaştık. Pilot kulenin uçak trafiğinin izin vermediği için iniş yapamadığını, izin alır almaz ineceğini anons etti. Yarım saat kadar havada kaldık. Zaman geçtikçe yolcular önce mırıldanmaya, sonra söylenmeye, daha sonra da bağırmaya başladılar. Neymiş, neden havada bu kadar uzun süre bekliyormuşuz, kaptan açıklama yapmalıymış felan filan. Adamın hosteslere bağırması bitince destekleyen alkışlar, bravolar vs. Derken çok geçmeden kule izin vermiş olmalı ki uçak indi. Pilot mutad konuşmasını yaptı ve yeniden pilotu protesto eden alkışlar. Gerçekten pilot bunları hakketti mi?

Cumartesi, 11 Temmuz 2015 13:33

Bayram O Bayram Ola

Bayram oldu dosta geldik îd-i ekberdir bugün
Bayram oldu dostu gördük r
ûz-i enverdir bugün
Bayram oldu dostla olduk Kenz-i gevherdir bugün
Lütf-ı Hak’la gönle girdik bayram oldu çok şükür”

Lütfi Filiz Efendi yaşadığı bir bayramı böyle tarif eder. Bayram dostlara gidilen gündür, dostun görüldüğü gündür, dostla vakit geçirildiği gündür, dostun gönlüne girildiği gündür. Böyle bir bayram günü de en büyük bayramdır, aydınlık, güneşli bir gündür ve inci mücevherle dolu hazineye sahip olmaktır.

Cumartesi, 04 Temmuz 2015 13:29

Kebikeç 6.Bölüm - TRT DİYANET

Ercan Yılmaz'ın Kebikec Trt Diyanet programına konuk olduğum bölüm. Nasreddin Hoca'yı konuştuk. Meraklılarına...

 

Cumartesi, 20 Haziran 2015 10:53

Kaç türlü oruç vardır?

Bu yıl da ramazan geldi. Bizleri ona kavuşturan Allah’a hamdolsun.

Ramazanlar birlikte televizyonlarda ve gazetelerde uzmanların görüşlerini dinleyeceğiz, okuyacağız. Bizi tok tutacak yiyeceklerin neler olduğunu söyleyeceklar, hangi meşrubatın bizi susatmayacağını anlatacaklar. Bir kısım insanlar uzmanların bu tavsiyelerine uymaya çalışacak, gün boyunca kendilerini tok tutacak yiyecekleri sahur sofralarına koymakla meşgul olacaklar. Oruçlu iken susuzluk çekmemek için neler yapılması gerekiyorsa onları yapacaklar. Böylece açlık ve susuzluk hissetmeden oruçlarını tutmuş olacaklar. Allah oruçlarını kabul etsin.

Bir kısım ise bu ayı kilo vermek için mükemmel bir fırsat olarak görecekler. Uzun zamandan beri niyet ettikleri halde yapamadıkları diyetlerini uygulamak için güzel bir fırsat olarak gelecek ramazan. Buzdolaplarını kendilerine kilo verdirecek yiyeceklerle dolduracaklar, ona göre yemekler yiyecekler. Her üç günde bir teraziye çıkıp kaç kilo verdiklerini ölçecekler. Ramazanın sonuna geldiklerinde de en az beş kilo kadar verdiklerini görünce mutluluktan uçacaklar ve ramazanın kendilerine iyi geldiğini düşünecekler. Allah oruçlarını kabul etsin.

........Kitaplarım........

 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2018 İsmail Güleç