Denemelerim

Etkinlik Takvimi

Etkinlik yok

Kimler Sitede

164 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 39

Dün 53

Haftalık 427

Aylık 1351

Tüm Zamanlar 274940

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Ögeler etikete göre görüntüleniyor: Kıbrıs - İsmail Güleç

İslâm coğrafyasında tanınmış şahsiyetlerin mezar anıtları türbeden başka “kümbet, makam, meşhed, buk‘a, darîh, kubbe, ravza” gibi adlarla da anılmıştır. Bu adlandırmalar genellikle yapının ait olduğu kişinin makam ve mevkii, mensup olduğu sosyal, dinî ve siyasî zümre, ayrıca yapının mimari özelliğini yansıtmakla birlikte birbirinin yerine de kullanılmıştır. Kıbrıs’ta daha çok türbe kullanılmıştır. Günümüzde sıradan insanlar için verilen gazete ilanlarında bile mezar için türbe tabiri kullanılmaktadır.

İnsanın fıtratında olan ve ilkel kavimlerden günümüze kadar her toplumda görülen doğaya saygı duyma ve bazı nesneleri kutsallaştırma özelliği din ile birlikte dince ulu kişilere yönelmiş ve özellikle şehitlik ve erenlik makamı üzerinde temerküz etmiş ve şehitler devam ettikçe de sürmüştür.

Yatırların ve türbelerin birtakım özellikleri vardır. Bunlardan biri insanların bulundukları yerlerde güvenli bir şekilde yaşamalarını sağlamalarıdır. Çünkü bölgede oturan insanlar başlarına bir şey geldiğinde veya birileri saldıracak olduğunda orada bulunan azizin veya ermişin onları savunacağına inanırlar.

Bunun yanında insanlar zaman zaman kendilerini çaresiz ve zayıf hissedip sığınacak bir liman, tutunacak bir dal ararlar. Böyle durumlarda akla gelen ilk yerler türbelerdir. Normal zamanlarda ise Tanrı’ya ulaşmak için bir aracı olarak düşünülür bu şehidalar. Kutsal kabul edilen mekanlarda edilen duaların kabul edileceğine inanılır.

Yayınlandığı Kategori Bildiriler-Uluslararası

Arapça bir darbımesel var: Vâfaka şenne tabaka. Vâfaka uygun düştü, münasip anlamında. Şenn ise küçük su kırbası anlamına geliyor ve erkek ismi. Tabaka’nın bir çok anlamı var. Burada kullanılan anlamı kapak anlamında. Aynı zamanda bir kız ismi. Kap kapağını bulmuş diye çevirebiliriz. Türkçede tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş diyoruz biz. Hikayede ise Şen ile Tabaka birbirine uygun iki çift oldu, şeklinde geçiyor

Darbımesel her ne kadar Arapça olsa da biz de kullanmışız. Nedim’in;

Alıcak hükm-i kifâetle arûs-ı dehri
Tâk-ı gerdûna yazıldı mesel-i vâfaka şen

(Zaman gelini ile evlenmeye layık olduğu hükmü felek takına vâfaka şenn darbımeseli gibi yazıldı. )

Beytindeki gibi birçok şairin şiirinde geçmesinin yanısıra Nâimâ tarihinde;

Cinci lakabıyla şöhret olan Hüseyin Efendi, Karaçelebizade Mahmud Efendi’ye damad olunca vâfaka şenne tabaka meselinin mazmûnu zuhûr etdi.

Olduğu gibi birçok metinde de geçer.

Yayınlandığı Kategori Denemeler
Pazartesi, 16 Ekim 2017 14:16

Kıbrıs’ta Bir Çelebi: Harid Fedai

Dehr içinde hangi gün gördün ki akşam olmaya

13 Ekim Cuma günü sabahı Prof. Dr. Oğuz Karakartal’dan aldım elim haberi. Harid Fedai Hoca’nın iyice zayıflamış ve güçşüzleşmiş bedeni emaneti daha fazla taşıyamamış. Garip bir hüzün çöktü üzerime. Telefonu kapattıktan sonra bir süre kendime gelemedim. Oysa hoca yaşlı ve hasta idi ve başı bekleniyordu ve bizim tanışıklığımız çok eskilere gitmiyordu.

Yayınlandığı Kategori Kıbrıs Yazıları

........Kitaplarım........

 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2018 İsmail Güleç