Denemelerim

Etkinlik Takvimi

13 Ara 2018;
02:00PM - 03:00PM
Şiir, Şair ve Peygamber'e Dair Konuşmaları

Kimler Sitede

154 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 2

Dün 111

Haftalık 447

Aylık 1951

Tüm Zamanlar 281566

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Ögeler etikete göre görüntüleniyor: şehida - İsmail Güleç

İslâm coğrafyasında tanınmış şahsiyetlerin mezar anıtları türbeden başka “kümbet, makam, meşhed, buk‘a, darîh, kubbe, ravza” gibi adlarla da anılmıştır. Bu adlandırmalar genellikle yapının ait olduğu kişinin makam ve mevkii, mensup olduğu sosyal, dinî ve siyasî zümre, ayrıca yapının mimari özelliğini yansıtmakla birlikte birbirinin yerine de kullanılmıştır. Kıbrıs’ta daha çok türbe kullanılmıştır. Günümüzde sıradan insanlar için verilen gazete ilanlarında bile mezar için türbe tabiri kullanılmaktadır.

İnsanın fıtratında olan ve ilkel kavimlerden günümüze kadar her toplumda görülen doğaya saygı duyma ve bazı nesneleri kutsallaştırma özelliği din ile birlikte dince ulu kişilere yönelmiş ve özellikle şehitlik ve erenlik makamı üzerinde temerküz etmiş ve şehitler devam ettikçe de sürmüştür.

Yatırların ve türbelerin birtakım özellikleri vardır. Bunlardan biri insanların bulundukları yerlerde güvenli bir şekilde yaşamalarını sağlamalarıdır. Çünkü bölgede oturan insanlar başlarına bir şey geldiğinde veya birileri saldıracak olduğunda orada bulunan azizin veya ermişin onları savunacağına inanırlar.

Bunun yanında insanlar zaman zaman kendilerini çaresiz ve zayıf hissedip sığınacak bir liman, tutunacak bir dal ararlar. Böyle durumlarda akla gelen ilk yerler türbelerdir. Normal zamanlarda ise Tanrı’ya ulaşmak için bir aracı olarak düşünülür bu şehidalar. Kutsal kabul edilen mekanlarda edilen duaların kabul edileceğine inanılır.

Yayınlandığı Kategori Bildiriler-Uluslararası

Eski ismi Kazafana olan Ozanköy, Girne’nin 5 km doğusunda yol üzerinde şirin ve güzel bir köy. 1974 yılına kadar Rumlarla Türklerin birlikte yaşadığı bir köy olan Ozanköy'ün nüfusu yaklaşık 3.800 ama yazları bu nüfus on bini aşıyor.

Ozanköy’ün küçük bir camii var. Minaresi, çatısı, pencereleri, kapısı, avlusu, avlusundaki mezarları ile görülesi bir yer. Kıbrıs’a has mimari özelliklerin hepsini görebileceğiniz camii avlusunda camiin girişinin iki yanında adeta bir bekçi gibi bekleyen iki mezar var. Sağ tarafta küçük ve sevimli, sade mezar taşlı olanı Altunizade İsmail Ağa’ya, sol tarafta olan ise Mesut Efendi’ye ait. Özellikle Mesut Efendi’nin mezar taşı benzerlerini Eyüp Mezarlığında görebileceğimiz kadar güzel. Hem Altunizade hem İsmail’i görünce dikkatimi çeken mezarın taşları ise sade. Cami avlusunda olduğu için olsa gerek dikemedikleri serviyi ayak tarafındaki taşın üzerine çizmişler. Eğer yanlış değilse gördüğüm bir kaynakta bu iki mezarın baba-oğula ait olduğu yazılı idi. Baba Altunizade İsmail Ağa ve oğlu Mesut Efendi. Zengin bir aile imişler ve çevreye yaptıkları yardımlarla bilinirlermiş. Hem hayırsever olup hem de mezarları camiin hemen girişinde olması camiin yeniden yapanların veya tamir ettirenlerin bu aile olduğunun kuvvetli bir işareti olsa gerek.

Yayınlandığı Kategori Kıbrıs Yazıları
Cuma, 16 Mart 2018 07:09

Ağırdağ’ın Sakallı Dede’si

Ağırdağ Girne’ye bağlı Girne Boğazı'nın yaklaşık 1.5 km batısında, dağın ova tarafına bakan eteklerinde kurulmuş 400 civarında nüfusu bulunan bir Türk köyü. Bu köyde de Sakallı Dede adında bir şehida var.

Sakallı Dede, köyün içinde, daracık bir sokak ortasında uzaktan bakıldığında bir fırını andıran küçük bir kümbet. Yanıbaşındaki ev ile arasında bir metre var, yok. Sokak ortasında olduğu için araba geçişlerine mâni oluyor. Anladığım kadarı ile köylüler arasında eskisi kadar değer verilmiyor. Muhtemelen bir sonraki sokak düzenlemesinde gider. Zaten bu haliyle de ne olduğu pek anlaşılmıyor.

Yayınlandığı Kategori Kıbrıs Yazıları

........Kitaplarım........

 
 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2018 İsmail Güleç