Eğitim

Etkinlik Takvimi

Etkinlik yok

Kimler Sitede

142 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 52

Dün 123

Haftalık 175

Aylık 2669

Tüm Zamanlar 296000

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Eğitim - İsmail Güleç
Eğitim

Eğitim (14)

Pazartesi, 06 Kasım 2017 14:37

TEOG'un yerine gelen sistem üzerine

Yazan

5 Kasım Pazar günü MEB Bakanı ortaöğretimden liseye geçiş sistemini açıkladı. Açıklandığı andan itibaren özellikle sosyal medyada hakaret ve aşağılamalar gırla gitti ve gidiyor. Ben de üşenmedim, yapılan eleştirileri görebildiğim kadarı ile tasnif ettim. Tespit edebildiğim kadarı ile eleştiriler dört noktada temerküz ediyor.

1. Nitelikli/niteliksiz okul: Bakan konuşmasında nitelikli okul derken herkesin girmek için can attığı Galatasaray, Kabataş, İstanbul Erkek Lisesi ve Fen Liselerini kastetti. Diğer okullar niteliksiz demek istemedi. Bakan o kelimeyi kullanmasa o okullar diğerlerine göre daha nitelikli sayılmayacak mıydı? Siz olsanız o okulları tanımlamak için hangi kelimeyi seçerdiniz? Seçtiğiniz kelime ile aynı şeyi ifade etmiş olmayacak mıydınız? Eleştirileri, hatta hakaretleri okuyunca Bakan hangi kelimeyi seçerse seçsin yine eleştiri oklarından nasibini alacaktı diye düşünmeden edemedim.

Cumartesi, 30 Eylül 2017 14:17

TEOG’dan Sonra Ne Olacak?

Yazan

Malumunuz, cumhurbaşkanımızın bir televizyon kanalında TEOG ile ilgili sözlerinden sonra TEOG kaldırıldı ve MEB yetkilileri yeni bir sistem üzerinde çalışmaya başladı. Yeni sistemin nasıl olacağı da yavaş yavaş belli oluyor.

Cumartesi, 07 Şubat 2015 17:22

Öğretmenlik=Profesyonel Öğrenci

Yazan

Öğretmenlik = Profesyonel Öğrenci

Türkiye’de uzun zamandan beri tartışılan konulardan bir de öğretmen yetiştirme. Atanamayan öğretmen adayları gösteri yaptıkça tartışmalar alevlenir, işin içine siyasiler girer, herkes bir tarafından tartışmaya müdahil olur. Ben burada bu tartışmalara fazlaca girmeden öğretmen yetiştirmekle ilgili önemli gördüğüm üç temel noktaya temas etmek istiyorum. Bunlardan ilki öğretmen yetiştirme.

Dünyadaki uygulamalara baktığımızda öğretmenlerin kabaca iki türlü yetiştirildiğini görürüz. İlki eğitim fakültelerinde, diğeri de öğretmenlik formasyonu kazandıracak programlarla. Biz ülke olarak her iki sistemi de kullanıyoruz. İlk ve orta okullarda eğitim fakültelerinden mezun olanlar, liselerde ise büyük oranda fen-edebiyat fakültesi mezunlarına öğretmenlik formasyon programlarını aldırarak öğretmen yetiştiriyoruz. İster eğitim fakültesinden, isterse pedogojik formasyonla alınmış olsun, kontenjanların ne kadar olacağından daha çok verilen bu eğitimin niteliğinin tartışılması gerektiğini düşünüyorum.

Cumartesi, 11 Ekim 2014 23:22

Devlet Dershaneleri

Yazan

 

 

Geçtiğimiz sene uzun süren tartışmaların ardından alınan bir kararla dershaneler kapatılacak veya okula dönüşecekti. Eğitim içinde iki başlılığa ve okulların ikinci plana itilmesine neden olan, eğitimi sadece sınav çözme becerisine indirgeyen dershanelerin kapatılması kararını desteklemiştik. Dershaneleri eleştirmemizin bir nedeni de öğretmenlerin dershanelerde gayri insani şartlar altında çalışmalarıydı.

Gerekli yasal hazırlıklar yapıldı, bir kısmı temel liselere dönüştü, bir kısmı dönüşmeye çalışıyor. Bir kısmı da özel okul oldu. Hatta devlet çocukların özel okullara gitmesini teşvik etti. Buraya kadar herşey normal seyrinde gidiyordu. Derken gazetelerde şöyle bir haber çıktı:

Cuma, 20 Haziran 2014 23:31

Öğrenciler okuldan atılmalı mı?

Yazan

Öğrenciler okuldan atılmalı mı?

Basından öğrendiğimize göre hükümet, üniversiteden atılmayı kaldıran düzenleme için yasa tasarısı hazırladı. Yükseköğretim Kanunu'nda değişiklikler de öngören tasarı, TBMM'ye sunuldu. Tasarıya göre atılmayı kaldıran 3 yıllık düzenleme yürürlükten kaldırılacak.
Acaba bu doğru bir karar mı? Hatırlamaya çalışalım, bundan üç sene kadar önce 25. 02 2011 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 2547 sayılı kanunun 173. Maddesine eklenen geçici 58. Madde ile üniversitelerden atılma kaldırılmış, daha önceden çeşitli nedenlerle üniversite eğitiminden uzaklaşmış ve uzaklaştırılmış olan öğrenciler için af çıkarılarak yeniden öğrenci olma hakkı tanınmıştı.

Cuma, 13 Haziran 2014 00:09

YÖK herşeye engel mi?

Yazan

YÖK herşeye engel mi?

20-21 Mayıs 2014 tarihleri arasında İstanbul Üniversitesi evsahipliğinde Ulusal ve UluslararasıBoyutlarıyla Doktora Eğitimi

Çalıştayı başlıklı bir toplantı düzenlendi. Aralarında rektör, rektör yardımcıları, dekan, enstitü müdürleri ve yardımcılarının da bulunduğu yetmişi aşkın üniversiteden konu ile ilgilenen üç yüz akademisyen katıldı. YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya’nın katılımı ve sunumuyla desteklediği çalıştayda açılış konferanslarının ardından beş farklı oturumda doktora eğitimi farklı yönleriyle tartışıldı. Çalıştay düzenleme heyeti başkanı ve İÜ Rektör Danışmanı Prof. Dr. Rıza Güven’in çalıştayın düzenlemesinin hikayesini anlattığı açılış ve selamlama konuşmasının ardından İÜ Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet’in üniversite eğitiminin nereye gittiğini ve sorunların ancak siyasileri ikna ederek çözülebileceğini anlattığı ufuk açıcı konuşma ile devam etti.

Page 2 of 2

........Kitaplarım........

 
 
 
 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2018 İsmail Güleç