Eğitim

Etkinlik Takvimi

10 Ara 2019;
06:00PM - 07:00PM
Gençlere Fuzuli'yi nasıl anlatacağız?
13 Ara 2019;
02:00PM - 03:00PM
Necatigil'de Eski Edebiyatın izleri

Kimler Sitede

136 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 30

Dün 79

Haftalık 408

Aylık 507

Tüm Zamanlar 328237

Kubik-Rubik Joomla! Extensions

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Eğitim - İsmail Güleç
Eğitim

Eğitim (25)

Pazar, 24 Kasım 2019 11:06

Gazali'ye göre öğretmen nasıl olmalı?

Yazan

Malum 24 Kasım öğretmenler günü. Bugün öğretmenler konuşacak ve konuşulacak. Hepimiz ilkokuldan üniversiteye kadar üzerinde emeği olan öğretmenlerimizi hatırlayacak, onların günlerini kutlayacağız.

Basılı ve görsel medyada da bu vesile ile öğretmenlerin sorunları konuşulacak, tartışılacak. Öğretmenlere yapılan saldırılar, tacizler dile getirilecek, maaşlarının azlığından bahsedilecek, kimi dilek ve temennilerde bulunulacak.

Ben ise bu vesile ile büyük İslam alimi Gazali’nin (ö. 1111) iyi bir öğretmenin hangi özelliklere sahip olmasına dair söylediklerini aktarmaya çalışacağım. 

Devamını okumak için tıklayınız.

Ben evcil hayvan olmayan bir evde büyüdüm. Ne bir kedim oldu ne de bir köpeğim. Oynadığımız sokaklarda kediler ve köpekler vardı ama onlara ne dokunurduk ne de severdik. Yakın bir zamana kadar bir kediyi kucağıma alıp sevmişliğim bile yoktu. Ben öğrenmediğim için çocuklara da öğretemedim hayvanları sevmeyi. Dünyanın en munis hayvanı koyundan bile çekiniyorlar. Sokakta köpek gördüklerinde korkuyorlar ve kedileri ellerine alıp sevemiyorlar. Bu duruma üzülmüyor değilim. Bir ara akvaryum almıştık. Bakmayı beceremedim ve balıkların öldüğünü gördükçe çok üzüldüğüm için bir yakınıma verdim. Sesi için beslenen kuşlardan birinden almaya niyet ettim ama bir türlü fırsat bulup alamadım. Biraz ihmal ettim. Bir ara kedi almaya heves ettim, onu da beceremedim. 

Devamını okumak için tıklayınız.

Cumartesi, 27 Temmuz 2019 07:57

İki güzel bina ile üniversite olmuyor

Yazan

Üniversitelerle ilgili peşpeşe birkaç yazı yazdığım için olsa gerek gündemi pek meşgul etmeyen bir haber dikkatimi çekti.

Haber şu:

BİLKENT Üniversitesi, dünyada önde gelen bin üniversitenin bilimsel araştırma performanslarını değerlendiren Leiden Üniversitesi'nce yapılan sıralamanın 'halka açık makale oranı' kategorisinde dünya birincisi oldu. Yükseköğretim Kurumu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç ise sosyal medya hesabından Bilkent Üniversitesi’ni tebrik etti.

Haberde üniversite ismi geçmeseydi, aklıma gelen üç üniversiteden biri Bilkent olurdu benim. Neden mi? Anlatayım.

Devamını okumak için tıklayınız.

Malum üniversiteler için tercih yapma haftasındayız ve öğrenciler ve veliler hangi üniversiteyi ve hangi bölümleri tercih etmesi konusunda düşünüyorlar ve araştırıyorlar. Henüz karar vermeyenlerle karar vermekte güçlük çekenlere yardımcı olacak bir listeye tesadüf ettim. İŞKUR’un 2018 İşgücü Piyasası Araştırması Türkiye Raporu.

İşkur piyasa araştırması sonucunda eleman temininde güçlük çekilen sektörleri tespit etmiş ve sıralamış. Bu meslekleri inceleyerek fıtratınıza ve arzunuza uygun olanları seçebilirsiniz. Ancak listede sıralanan mesleklerin büyük bir kısmının bölümü veya fakültesi yok. Bir kısmı iki yıllık iken büyük bir kısmı iki farklı disiplinin birleşmesinden oluşuyor.

Devamını okumak için tıklayınız.

Cuma, 19 Temmuz 2019 09:25

En iyi üniversite hangisi?

Yazan

Bu sene de milyonlarca öğrenci sınava girdi. Bir kısmı ilk kez girerken büyük bir kısmı daha önceden girdiği halde şansını yeniden denedi. Merakla bekledikleri sonuçlar da geçenlerde açıklandı.

Herkes aldığı puanı biliyor. Artık işleri kolay adayların. Tercih motorları, sihirbazı, kılavuzu, atlası ve daha sayamadığım ve bilmediğim birçok ismi olan programlara girilip puanlar yazıldığında kazanılabilecek okullar görülebiliyor. Danışmanlar ve rehberler de var. Öğrenciler internet üzerinden veya bizzat rehbere giderek puanına göre girebileceği üniversiteleri en çok girmek istediğinden başlayarak sıralayacak. Sonra da sonuçların ilan edilmesini heyecanla bekleyecekler.

Devamını okumak için tıklayınız

Pazartesi, 08 Temmuz 2019 14:33

Cüppe giymenin de bir adabı var

Yazan

Haziran ayı mezuniyet ayı. Özellikle 15’ne kadar ilk, orta ve liseler, 15’inden sonra da üniversitelerin mezuniyet törenleri oluyor ve mezunlar ile aileleri de bu güzel ve mutlu günlerinde çektirdikleri fotoğrafları sosyal medyada bol bol paylaşıyorlar.

Paylaşmalarında bir sorun yok, mezun olan öğrencilerin buna hakkı var. Normal olmayan ise bu işin iyice amiyane tabir ile cılkının çıkması, neredeyse belediyenin düzenlediği kurslar için bile mezuniyet törenlerinin düzenlenmesi ve cüppe giyilmesi.

Bazı törenlerde cüppe giyildiğini görünce gülüp geçiyoruz ama üniversitelerde de garip ve tuhaf mezuniyet törenleri ve cüppe giyip kep fırlatma törenleri düzenlendiğini görünce ister istemez sadece gülmüyor, aynı zamanda üzülüyoruz. 

Yazının devamı için tıklayınız.

İki dillilik (bilingualism) son yıllarda daha sık duymaya başladığımız bir kavram. Kabaca bir tanımla resmi dilin ana dil olmadığı ailelerde yetişen çocuklara iki dilli diyoruz.

İki dilli çocuklar ülkeler için bir zenginlik. Çocukların öğrenme kapasitesi yetişkinlere göre kat kat fazla. Uzmanların söylediklerine göre bir çocuk yaşadığı ortamda kaç dil konuşuluyorsa o dillerin hepsini öğrenebilir. ABD’de yaşayan ve bir Alman ile evli olan arkadaşımın iki çocuğunun ikisi de Almanca ve Türkçenin yanı sıra İngilizceyi ana dili imiş gibi konuşuyordu. Lisede bir dil, üniversitede bir başka dil öğrendiğinde en az beş dili bilen biri olacak. Ne büyük bir şans ve zenginlik o ülke için. 

Devamını okumak için tıklayınız.

Pazartesi, 17 Haziran 2019 19:45

Üniversite mezunlarına da mektup var

Yazan

Karnesini alan lise öğrencilerine mektup yazınca kızı bu sene üniversiteyi derece ile bitiren bir arkadaşım “Üniversiteyi bitirenlere mektup yazmayı düşünmüyor musun?” diye sordu. O ana kadar düşünmemiştim gerçekten. Bu sorudan sonra durumdan vazife çıkardım, kendimce benden böyle bir mektup yazmam beklendiği zehabına kapıldım ve mektup yazmaya karar verdim. Bilgisayarın başına oturdum ve ne ve nasıl yazacağımı düşünürken öğrencilerimizin uzun yazıları okumayı sevmedikleri geldi aklıma. O zaman İsmail dedim kendi kendime, kısa bir mektup yaz da herkes okusun. Öyle de yaptım.

Sevgili Elife,

Devamını okumak için tıklayınız.

Page 1 of 4

........Kitaplarım........

 

 
 
 
 
 
 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2019 İsmail Güleç