Diğer

Etkinlik Takvimi

Etkinlik yok

Kimler Sitede

266 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 112

Dün 117

Haftalık 457

Aylık 2881

Tüm Zamanlar 303397

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Diğer - İsmail Güleç
Cumartesi, 02 Mayıs 2015 13:11

Taksim Kâbe’ye Benzetilir mi?

Yazan

Taksim Kâbe’ye Benzetilir mi?

Birkaç gün önce gazetelerde bir siyasi liderin 1 Mayıs kutlamaları için verdiği demeçte yaptığı bir benzetme siyasiler arasında tartışma konusu olmuştu. Tartışmaya konu olan sözler şöyle:

Müslümanlar Kabe'ye giderler hacı olmak için, Museviler Kudüs'e giderler. Dini inançların merkezleri mabetleri vardır. Onun dışında hiçbir yerde onu yapamazsanız. Dini bir inanç açısından söylemiyorum ama işçi açısından da Taksim olmazsa olmaz bir yerdir. Burada anma yapılamazsa o yıl Türkiye'de 1 Mayıs kutlanmamış sayılır. 1 Mayıs şehitleri anılmamış sayılır.

Bir haber sitesinden alıntıladığım bu sözler üzerine tartışma başladı, anlaşılan bir müddet daha devam edecek.

Pazar, 22 Mart 2015 14:10

Müsait kelimesi üzerine

Yazan

Müsait kelimesi üzerine

Haftada değil, günde bir kaç kez gündemin değişebildiği canım memleketim Türkiye’min geçen hafta tartışılan konularından biri, bir gazetede çıkan TDK’nın Büyük Sözlük’ünde ‘müsait’ kelimesinin açıklamasında kadınların aşağılandığına dair haber idi. Konu sosyal medyaya düştü ve tartışma hızla büyüdü, hatta meclis kürsüsünde milletvekilleri tarafından da dile getirildi.

Tartışmanın nedeni olan müsait kelimesinin TDK Büyük Sözlük’ünde yer alan ikinci anlamı şöyle:

Flört etmeye hazır olan, kolayca flört edebilen (kadın).

Burada tartışılan konu parantez içinde yer alan kadın kelimesi üzerinde odaklaştı. Neden erkek değil de kadın? Erkekler kolayca flört etmeye hazır değil mi? Sadece kadınlar mı flört ederler? Bu ve buna benzer sorular özellikle feminist dernek temsilcileri tarafından yüksek sesle söylendi ve cinsiyetçi bir ifade tarzı olarak algılanan bu ifadenin sözlükten kaldırılması istendi.

TDK bu ithamlar üzerine bir açıklama yapmak zorunda kaldı. Yapılan açıklamada sözlükte yer alan tüm maddelerin yeniden okunmasına ve düzenlenmesine karar verildiği, sözlükçülerin görevinin kelimelerin anlamlarını günlük hayattan aldıklarını söyledikten sonra kelimenin Türkçede kullanımının tarihçesi verildi. İlk olarak Ömer Seyfettin’in Nakarat isimli bir makalesinde kullanıldığının tespit edildiği ifade edildikten sonra kelimenin 32 yıldan beri sözlüklerde mevcut olduğu belirtildi.  Daha sonra müsait kelimesinin aynı anlamda yer aldığı sözlükler sıralandı.

Pazartesi, 02 Mart 2015 14:06

Yaşar kemâle eren her vakit gönüllerde

Yazan

Yaşar kemâle Eren Her Vakit Gönüllerde

Türkiye, 28 Şubat 2015’te büyük bir edebiyatçısını, Nobel’e aday gösterilen ilk romancısı Yaşar Kemal’i kaybetti. Hayatı boyunca Türklerle Kürtlerin kardeşliğini savunan Yaşar Kemal'in, silah bırakma çağrısının yapıldığı gün gözlerini kapaması kaderin binlerce garip cilvesinden biri olsa gerek. Büyük ihtimalle bu haberden haberdar olmadı ama bu yaşa kadar bu haberi beklediğini söylesek sanırım yanlış bir şey söylemiş olmayız.

Yaşar Kemal’i tanımak demek biraz Türk toplumunu, en azından bir kısmını tanımak, Türkiye’nin son elli yıllık siyasi hayatından ve tartışmalarından haberdar olmak demek. Kutuplaşmanın had safhalara ulaştığı dönemde sol tarafta kaldığı için sağcılar tarafından fazla okunmayan bir yazar olması aslında okumayanlar için bir kayıptı. Aynı şekilde kendilerini solda görüp sağın önemli edebiyatçılarını görmezden gelen solcular için de benzer kayıplar söz konusu. Oysa o Türkçenin romancısı ve hikayecisi idi, iyi bir yazardı ve eserleri okunmayı fazlasıyla hakediyordu. Ama maalesef ideolojik asabiyet ve mahalle baskısı bu ülkenin çocuklarının beslenmelerini eksik bıraktı. Ölümün ardından bir çok insan Yaşar Kemal’i yeniden keşfedecek, neden şimdiye kadar okumadığını kendisine soracak ve hayıflanacaktır. İlk defa okuyacaklara tavsiyem hikâyelerinden başlamalarıdır.

Cuma, 05 Eylül 2014 23:15

Romantizma

Yazan

Romantizma


-Öğretmenim, öğretmenim!

-Efendim yavrum.

-Bir sorum var.

-Sor kızım.

-Romantizm nedir öğretmenim?

-Evet çocuklar. Arkadaşınızın sorusunu duydunuz. Kim cevap vermek ister?

-Öğretmenim iyi duyamadık.

-Soru tam olarak neydi?

-Ormantizma gibi bir şeydi sanırsam.

Pazartesi, 02 Haziran 2014 23:47

Bir Yunus Emre şarihi

Yazan

Bir Yunus Emre şarihi olarak İsmail Hakkı Bursevî ve şerhleri

Yunus Emre’nin meşhur ‘Çıktım erik dalına’ mısraıyla başlayan şiirini de şerheden Bursevî’nin, Rûhü’l-Mesnevî’sinde şiirlerinden en çok örnek verdiği şairler sıralamasında Aziz Mahmut Hüdâyî 50 kere ile ilk sırayı almaktadır. Onu 34 ile Muha

mmediye yazarı Ahmet Bicân ve 18 ile Yunus Emre takip etmektedir. Yunus Emre’den sonra Fuzulî, Nef’î, Veysî ve Bâkî gelmektedir.[1]

İsmail Hakkı Bursevî, 17. Asrın önemli mutasavvıflarındandır. Yüzü aşkın eseri arasında özellikle Kuran tefsiri Rûhü’l-Beyân ile Mesnevî şerhi olan Rûhû’l-Mesnevî en önemli eserleri olarak gösterilebilir. Rûhü’l-Mesnevî’yi şerh ederken Arapça, Farsça ve Türkçe şiirlerden bolca örnekler vermiştir. Arap edebiyatından 16, Fars edebiyatından 19 şairin şiirlerini kullanan Bursevî, Türk edebiyatından ise 49 şairden örnekler vermiştir.

Hüdhüd ile karga arasındaki kavga biter mi?

Hüdhüd, geleneğimizde ve edebiyatımızın önemli figürlerinden biridir. Kutsal kitabımızda zikredilen bir kuşun edebiyatımıza ve geleneğimize böylesine yaygın bir şekilde girmesi çok şaşırtıcı olmamalı.

Hüdhüd, Kur’an’da Neml Suresinde geçer. Bu surede, hüdhüd öncü ve kılavuz bir kuş olarak anlatılır. 16-35. ayetler arasında anlatılan olayı kısaca özetleyelim.

Salı, 25 Haziran 2013 09:06

Messi formasını giyen çocuk

Yazan

Adamın biri top oynamayı çok seven oğluna Messi’nin formasını almış. Çocuğu buna o kadar sevinmiş ki formasını hemen giymiş, uzun bir süre çıkarmamış. O kadar uzun giymiş ki kendini Messi sanmaya başlamış. Mahallede beraber oynadığı çocukları küçük görmeye ve kendisinin büyük bir futbolcu olduğuna inanmaya başlamış. Bir gün formasının havasını atmak için sokakta arkadaşlarının yanına gitmiş. Arkadaşları etrafını çevirmişler hemen ve sormaya başlamışlar:

- A kuzum, bu ne güzel bir forma böyle. Söyle bize sen Messi misin?

Cumartesi, 06 Nisan 2013 00:13

Selam filmi üzerine

Yazan

 

Son yıllarda Türk sineması harikalar yaratıyor ve bir biri ardına başında ‘ilk defa’ kelimesi geçen filmler çekmeye başladılar. Bunlardan biri de ilk defa üç farklı kıtada çekilenSelam isimli film. Yurt dışındaki Türk okullarının hikayesi olan film ‘Üç umut, üç gaye ve tek ideal’ üst başlığı altında sunuluyor ve tamamen yaşanmış olaylardan yola çıkılarak hazırlanmış ve filmden anladığım kadarı ile de pek fazla değiştirilmemiş.

Cumartesi, 05 Ocak 2013 23:55

Çok Önemli Bir Mektup

Yazan

Uzun zamandan beri beklediğim bir mektuptu. Postaya verildiğini biliyordum ancak, elime ne zaman geçeceğini bilmiyordum. Oturduğum semtte posta dağıtımı biraz sorunlu olduğu için mektubun elime geçip geçemeyeceği konusunda endişeliydim. Her akşam eve gelir gelmez ilk önce “Mektup geldi mi?” diye sorar, sonra “Selamün aleyküm” derdim. Hanım ve çocuklar bu sorumu o kadar kanıksadılar ki “Mektup gelmedi, aleyküm selam” şeklinde cevap verir oldular. Sonraki günlerde ise çocuklar için bir yarış vesilesi oldu bu mektup meselesi. “Babama mektubun gelmediğini önce kim söyleyecek?”ti yarışın adı. Benim eve geldiğimi anlar anlamaz ikisi birden içeriden koşarak kapıya gelirler ve “Mektup gelmedi” diye bağırmaya başlarlardı. Ben ilk seferinde çocuklardaki bu telaşı görünce bana müjde vermek için koşuşturduklarını düşünmüş ve bayağı bir sevinmiştim. Meseleyi anlayınca üzülmüş, benim üzülmem hanımı da üzmüştü.

Perşembe, 03 Ocak 2013 23:56

Çok Önemli Bir Resim

Yazan

-   Hiçbir şey anlamadım!
-   Aman bey! Çocuğun yanında çok güzel olmuş, de. Üzülür sonra yavrucak.
- İyi de, gerçekten ben hiç bir şey anlamadım!
- Yahu sen hiç çocuk psikolojisinden anlamıyorsun. Henüz altısında. Bir şeye benzemese
de resim yapmaya çalışıyor. Sen resmine değil, resim yapma gayretine aferin de,
takdir et.
-  Çocuk cin gibi. Beğenmediğim halde güzel olmuş dersem anlamaz mı? Sonra kaş yapayım
derken göz çıkarmayayım?
- Sen beni hasta edeceksin bey! Alt tarafı bir çocuğun çizdiği bir sürü resimden
biri. Memleket meselesi haline getirme lütfen.
- Nasıl olacak bilmiyorum bu dediklerin. Ama deneyeceğim.
- Hiçbir şey bilmiyorsan ve anlamadıysan kendisine sor. Hem hoşuna da gider yaptıklarını
anlatmak.
- Peki, senin dediğin gibi olsun.
 
 

........Kitaplarım........

 
 
 
 
 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2018 İsmail Güleç