Diğer

Etkinlik Takvimi

28 Oca 2020;
09:00PM - 11:00PM
Enderun Sohbetleri

Kimler Sitede

145 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Ziyaretçiler

Bugün 1

Dün 127

Haftalık 557

Aylık 2293

Tüm Zamanlar 333086

Kubik-Rubik Joomla! Extensions

Mesnevi Kitaplarım..

 
 

 

 

 

 

 

Diğer - İsmail Güleç
Çarşamba, 14 Ağustos 2019 08:33

Hz. İbrahim’in kestiği koç nereden geldi?

Yazan

Eskiden kitaplar bu kadar yaygın ve ulaşılabilir değil iken, okuma-yazma bilenlerin sayısı çok az iken okuma yazma bilenler tarafından topluma okunmak üzere eserler kaleme alınırdı. Bu kitapların bir kısmı dini konularda halkı bilgilendirir iken bir kısmı da günümüzde eğlenmek amacıyla seyredilen, televizyonun, sinemanın veya bunlara benzer ortamların işlevini yerini getirirdi. Halk hikayeleri, destanlar, efsanelerin yanı sıra dinleyenlerin merak duygularını gıdıklayan konularda da kitaplar yazılır ve bu konuların amiyane tabirle bol bol geyiği yapılır, şakalaşılırdı. Anlatılanlara özellikle kadınlar ve çocuklar inanır ve gerçekmiş gibi kabul ederlerdi. 

Devamını okumak için tıklayınız.

Çarşamba, 07 Ağustos 2019 07:47

Bu toplumun Suriyelileri hiç bitmeyecek

Yazan

Malumunuz, son bir senede gittikçe artan dozda tartıştığımız konulardan biri Suriyeliler olarak isimlendirilen göçmen/sığınmacı/mülteci ve “geçici koruma” altındakiler meselesi. Sosyal medyada hiçbir sorumluluk almadan ‘sallama’nın verdiği dayanılmaz rahatlık ile boğazın dokuz boğum olduğunu düşünmeden ve hatırlamadan aklımıza gelenleri zihnimizden alelacele döküverdik klavyelere. Bugün, bizim söylediklerimizin onda biri, demedik laf bırakmadığımız ve bırakmayacağımız, üstelik beğenmediğimiz ve faşist bulduğumuz Batı ülkelerinde söylediğinde söyleyeni söylediğine pişman ederler. Batı’da söylenilmesine cesaret bile edilemeyecek, söyleyenin hapse girmesine yol açacak “iğrenç” ve nefret dolu ırkçı cümlelerle her türlü hakareti yapma hakkını kendimizde görerek hiç utanmadan ve sıkılmadan onları aşağıladık, aşağılıyoruz. 

Devamını okumak için tıklayınız.

Pazartesi, 15 Temmuz 2019 11:31

Şevket Abinin ardından

Yazan

Ben Şevket abiyi Enderun’da tanıdım. Mesleği nedir sorusuna hemen cevap vermek mümkün değil. Ne mezun olduğu okul, ne yaptığı işler tam olarak onun mesleğini tanımlamıyor. Gazete sahibi ama diğer gazete sahipleri gibi değil, gazeteci ama diğer gazeteciler gibi değil, yayıncı ama diğer yayıncılar gibi değildi. Ömrü inandığı dava uğrunda say u gayret ile geçti. Bunun için de ne yapması gerektiğne inanıyorsa onu yaptı.

Bugün gazetesini kurdu, uzun yıllar çıkardı. Kapatıldığında tirajı 70 bindi. Borç harç kağıt alınır, gelecek para ile ödenerek çıkarılırdı. Almanya’ya gitmek zorunda kaldığında da güvendiği insanlara teslim etmişti ve gazete çıkmaya devam etmişti. Sabah namazında Sultanahmet’te binlerce kişiyi toplayacak kadar tesirli idi.

Devamını okumak için tıklayınız.

Cuma, 12 Temmuz 2019 11:05

50 yıl sonra FETÖ ne olacak?

Yazan

Yine bir 15 Temmuz sene-i devriyesindeyiz. O meşum günü anlatan paneller yapılıyor, kitaplar, makaleler yayınlanıyor. Yeni 15 Temmuzların bir daha yaşanmaması için hatırlamak, unutmamak çok önemli. Ama hayat devam ediyor ve işin güvenlik dışında başka boyutları da var. Fetöye inanan ve tabanı oluşturan kitlenin sosyolojik ve itikadi sorunları meselesi var ve bu mesele bence geleceğimizi etkilemesi bakımından en az güvenlik kadar önemli.

Yazımıza bir başka soru ile devam edelim: FETÖ tümüyle ortadan kalkar mı, yok olur mu? 15 Temmuzdan sonraki gelişmelere bakacak olursak bu soruya kolayca evet denileceğini düşünenlerden değilim. 

Devamını okumak için tıklayınız.

Çarşamba, 03 Temmuz 2019 08:47

Asker oldum piyade

Yazan

Malumunuz, geçen hafta yeni askerlik kanunu Cumhurbaşkanı’nın imzalamasıyla resmen yürürlüğe girdi. Artık yeni bir dönem başlıyor. Yeni askerlik sistemi ne getirecek ne götürecek bilmiyorum, ülkemizin güzide güvenlik uzmanları tartışadursun. Ben yine meselenin başka tarafındayım. Askerlik kısalıp bedelli kanunlaşınca aklıma askerlik günlerim geldi. Korkmayın lütfen, burada size uzun uzun askerlik anılarımı anlatmayacağım elbette. Haberi okuyunca aklıma gelen bir mektuptan bahsedeceğim.

Bu arada mektuplardan bahsedince yaşlandığımı ve geçen asırda kaldığımı hissettim birden. Neyse, bu konuyu daha fazla deşmeyeyim.

Devamını okumak için tıklayınız.

Pazartesi, 01 Temmuz 2019 07:32

Bir devre adını veren çiçek: Lâle

Yazan

Bugün, kime sorsanız hakkında bir şeyler söyleyeceği bir dönemin adıdır Lâle Devri. Ve devrin padişahı III. Ahmed’i unutturacak kadar meşhurdur; Nevşehirli Damat İbrahim Paşa. Kitaplarda hep olumsuz olarak anlatılan bu devir sadece ismini değil, ömrünü de lâleden almış olmalı ki on iki yıl gibi (1718-1730) kısa bir süre devam etmiştir.

Lâle Devri gerçekten anlatıldığı gibi çok mu başarısız ve kötü idi? Bu soruya tarihçiler cevap versinler ama benim bildiğim bir şey var. Tarihte hiçbir devir veya kişi mutlak iyi veya kötü değildir. İyi tarafları da vardır, kötü tarafları da.

Devamını okumak için tıklayınız.

Sınavlar bitti, yaz geldi, okullar tatil oldu ve şehirler boşalmaya başladı. Yazlıkları olanlar yazlıklarına, köyleri olanlar köylerine, olmayanlar da tatil beldelerine gittiler, gidiyorlar. Parası olmayanlar da şehrin park ve bahçeleri ile piknik alanlarında az da olsa tatilin keyfini sürecekler. Ne diyelim, buna da şükür!

Çocuklarımızı köylere göndermemizin ne gibi faydaları var, hiç düşündünüz mü? Düşünmediyseniz gelin birlikte düşünelim.

Çocuklarımızı köye her şeyden önce sıhhatli olmaları için gönderelim. Köy hayatının sağlık bakımından çok faydalı olduğunu uzmanlar söylüyor. Kirlenmemiş havası, suyu ve toprağı varsa çocuklardaki küçük hastalıkları siliyor, büyüklerini de hafifletiyor. Bir de doğal yiyeceklerle beslendiğini düşünün Üç aylık köy hayatı dengeli bir beslenmeyle birlikte çocukları gürbüzleştirecek ve sağlamlaştıracak. Kilosu varsa hafifletecek.

Devamını okumak için tıklayınız.

En sık karşılaştığım sorulardan biri de isimler ve anlamlarıdır. Daha çocuk anne karnına düşer düşmez ebeveynde başlar bu heyecan. Ve de çocuklara isim koymak sanıldığı kadar kolay bir şey değil. Hele çocuğumuz ilk ise isim koyma konusunda oldukça endişeleniyoruz. Annelerin bu konuda babalara göre daha titiz olduğunu söyleyebiliriz.

İlk duyduğumuzda şaşırdığımız isimler de var. Kimi hatırlamadığı için, kimi yanlış anlaşıldığı için, kimi memurun yanlış yazdığı için garip iken bir kısmı da ebeveynin tercihi ile konulmuş. Artık olmasın diye konular Yeter, İmdat, ölmesin diye Satılmış isimleri konulduğu gibi ilk defa gördüğü bir ismi anlamına ve isim olup olmadığına bakılmaksızın konulanlar da var.

Devamını okumak için tıklayınız.

Yine bir mübarek ramazan ayı içindeyiz. Yenilenme ve muhasebe ayı. Kişinin kendini mercek altına aldığı ve düzeltmeye çalıştığı ay. Kötü alışkanlıkları olduğunu düşünenler bırakmaya çalışacaklar. İbadetlerini gereğince yerine getiremediklerini düşünenler bundan sonra daha düzenli yapmak için kendilerine söz verecekler. Dindar olduğunu düşünenler de daha zahidane yaşamaya çalışacaklar, daha çok nafile ibadet yapacaklar.

“Peki sen ne yapıyorsun ramazanda?” diye bir soru gelebilir aklınıza. Ben de bu sorunuza tüm içtenliğimle cevap vereyim.

Devamını okumak için tıklayınız.

Salı, 07 Mayıs 2019 11:21

Kaç türlü oruç vardır?

Yazan

Bu yıl da Ramazan geldi. Bizleri ona kavuşturan Allah'a hamdolsun. Ramazanla birlikte televizyonlarda ve gazetelerde uzmanların görüşlerini dinleyeceğiz, okuyacağız. Bizi tok tutacak yiyeceklerin neler olduğunu söyleyecekler, hangi meşrubatın bizi susatmayacağını anlatacaklar. Bir kısım insanlar uzmanların bu tavsiyelerine uymaya çalışacak, gün boyunca kendilerini tok tutacak yiyecekleri sahur sofralarına koymakla meşgul olacaklar. Oruçlu iken susuzluk çekmemek için neler yapılması gerekiyorsa onları yapacaklar. Böylece açlık ve susuzluk hissetmeden oruçlarını tutmuş olacaklar. Allah oruçlarını kabul etsin.

Devamını okumak için tıklayınız.

........Kitaplarım........

 

 
 
 
 
 
 
 

 

 
 
 
 
 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

© 2005 - 2019 İsmail Güleç